Simit Çay Yorum Yarışması Sonuçları

Açıklama: Yarışmamıza birbirinden değerli yorumlar geldi. Ama yorumlarda -birkaçı hariç- edebiyatın “edep” ile ilişkisi üzerine değinilmedi. Ancak sonuçlar değerlendirilirken bu soruya da yanıt aradık. Yarışma sonucunda -daha önce belirtildiği gibi 2 kişi- bizden kitap hediyesi kazandı. Bunun yanında tarafsızlık açısından Simit Çay Balıkesir Etkinlikleri içinde kısmen ya da doğrudan yer alan kişilerin yorumları kendi aralarında değerlendirilip Fatih Buzakçı, Rumeysa Kula ve Ferda Tara’ya övünç belgesi verilmesi kararlaştırıldı.

Sizce edebiyat nedir; ahlakilik, edep kökünden türeyen edebiyatın bir parçası olmalı mıdır?

Uğurcan Bay: Edebiyatı hangi çerçevede ele alsak, birbirinden anlamlı yorumların pençesine düşeceğiz elbette. Bence edebiyat, insanın kendi ruhunda kopan fırtınaların dil ile kıyafete bürünmesidir. Edebi-yat. Ruhumuz, edebi bir hayatın parçasıdır inanışımızda. Ve ruhumuz bedenimizin içinde yatar. Bedenimiz her ne kadar ruhu çevrelemiş gibi görünse de, ruhsuz bir beden cesettir.

Edebi-yat başlı başına bir ruh sanatıdır. Vicdan muhasebeleri, göze çarpan güzellikleri, dile bulaşan kötülükleri, aksettirilecek ideolojilerin dile gelişidir edebiyat. Edebiyat, yaşananların sözlerle giyindiği bir elbisedir. Süslüdür bazen herkes anlayamaz anlatılanları, bazen halk dilidir edebiyat. Bazen, çölde kavrulan âşıktır edebiyat. Bazen gökyüzünde aşkını arayan kuştur bazen ateş denizinde yüzen mumdan bir gemidir edebiyat.

Edebiyat, bir ruhtur başlı başına. Bir kişiden çoğunu alır içine, bir toplumu bir dünyayı ve bir evreni alır edebiyat. İlahilerden kasidelere, şiirlerden sözlere, öykülerden manzumlara, beyitlerden bentlere, dörtlüklerden müstezatlara uzanan bir yolculuktur edebiyat, uğramadığı bir insan görmediği bir diyar yoktur; gezgindir edebiyat ruhtan bedene, bedenden ölüme giden.

Ebru Göydeniz: Edebiyat; insan ruhunun nefes almasıdır. Her ne kadar kendinden uzakları yazsa da kalemi, kelimelerin gölgesine iliştirir hislerini yazar. Edebiyat hiçbir sınırı barındırmaz. Eğer edebiyatınıza sınır getirirseniz göreceksiniz ki cümleleriniz kâğıdınızda ceset olur kalır. Her dönemde böyleydi bu. En katı kuralları olan divan edebiyatında bile kurallar aşılmış, yıkılmıştır. Yıkılan her bir kuralın ardından yepyeni -güneş misali bambaşka- bir edebiyat doğmuştur.

Not: Balıkesir dışından ödül kazanan iki arkadaşımız açık adreslerini ve telefon numaralarını 27 Mayıs’a kadar ensar@simitcay.com‘a göndermelidir. Aksi durumda kitaplarının adreslerine postalanması mümkün değildir.

You can skip to the end and leave a response. Pinging is currently not allowed.

“Simit Çay Yorum Yarışması Sonuçları” Yazısı İçin 1 Yorum Var

  1. karakalemci dedi ki:

    uğurcan bay ve ben mi 1.oldum şimdi 🙂 yoksa yanlış mı anladım

Yorum Bırak

Powered by Webmaster Forum