GERÇEKLER ÇAYDANLIĞIN BUHARINDA

GERÇEKLER ÇAYDANLIĞIN BUHARINDA

01.09.2013

 

Bütün renkler mimoza çiçeği,

Tüm kokular kardelen,

Ve tüm aşklar leylaktır şimdi.

Kapılar kapalı.

Hayalleri hayaletler kovalıyor.

Işıkları yakan yabancı sesler suskun.

Şehir, ölüm uykusuna teslim…

Sokaklardan sessiz çığlıklar yükseliyor.

-beni kimse görmüyor-

“Herkesin yok saydığı bir insan,

Belki de gerçekten yoktur.”

Tüm gerçekler bir çaydanlığın

buharında tütüyor.

Artık her renk beyaz bana,

Her renk kara…

Gökyüzü isyan yağmurlarında…

Biri gelecekti,

Çiçeklerin rengârenk açması için.

Sonrası, beyaz atlarlarla cennete uçan aşkların

arkasından yaktığımız ağıtlardı;

Ezgisi başıboş, nakaratı tekdüze…

Sonrası, nisan yağmurları gibi berrak acılara

kanat çırpan rüzgârlardı.

 

“Herkesin unutmak için bir formülü vardır.”

Ben çay içerim:

Açık ve şekersiz…

Sallama çay: Kalbimi sallandırdığım darağacıdır.

 

“Unutmak elimdeydi, düştü…”

 

“Herkesin unutmak için bir sebebi vardır.”

Benim tüm sebeplerim sevmek için(di).

Kalbim, bu dünyada barınamayacak kadar temizdi.

Bu yüzden önce yüreğimi yıkadım ben,

Çamur rengi esanslarla…

Sonra hayallerimi daldırdım,

Siyah bir boya kovanına.

Artık istesem de gelemem sana.

Sen mavi bir rüyasın, bense karayım baksana:

KAPKARA…

Artık istesen de gelmem sana!

 

SEDA NUR KURT

 

You can skip to the end and leave a response. Pinging is currently not allowed.

Yorum Bırak

Powered by Webmaster Forum