gövdede ölüm

ne zaman görsem grameri bozuk bir gök
aklım delişir, bilsen dilin giyotin.
yaprak düşer, yaprağın damarları görünür
her damarda kan, kanında sen
hücremde bir sonbahar ölür.

geçti gökyüzünün hengâmeli gülüşü
toplanır ceset ceset geçmişten birkaç yıl
yaralı ciğerim hangi kuşun uçusuna sevinir?
şimdi sevinmek;
tabut başında gülmek gibidir.

ağıt sesleridir duyulan, betondan rüzgâr
içinde nasıl yaşayabiliyor hâlâ umutlar?
sarsıldı Sırat’ın en güçlü omurgası
düşen hücrelerin, hücrelerimden
niye bilmem, içimin kuşlara müptelâsı?

gövdemden ayırıyorum birkaç soluk
gerçek bir gülün orta yerinden düşmektesin.
her yaprağın kan, kanın içinde ben
âh bilsen,
bir ruhu paramparça etmektesin.

ve yeryüzü,
Âdem’den sonra bir ayrılık daha görür.

You can skip to the end and leave a response. Pinging is currently not allowed.

Yorum Bırak

Powered by Webmaster Forum