TESADÜFLER

Bu kör talihim nerde olsam
Bulur beni sobeler
Ben mutluluktan bir parça
Sefkat dilenirken
Anladim ki kral tesadüfler
Ortaokulun boynuma taktığı kırmızı mı bordo mu ne renk olduğu bilinmeyen kıravatından kurtulduğum o gün azıcık daha büyüdüğümü hissettim .Karne günü ki karnem vasattı itiraf ediyorum okulumun üç yıl boyunca sanki bana ayırdığını sandığım patika yoldan pervasızca tıpkı bir erkek edasında yürürken arkamdan biri seslendi Pıınaaarrr Dur Nereye Gidiyorsun ? İçimden notlarımı öğrenmeye çalışan bu utanmaz da kim diye düşünürken karnemi süveterimin altına saklarken yanağımdaki gamze yine bir muziplik yapacak der gibi biraz daha büyüdü. Birkaç dakika sonra tam üç yıl boyunca misketlerinin hamallığını yaptığım o çocuk geldi ve artık ver şu emanetleri dedi .Tam yirmi beş misket benimle üç yıl her tenefüs her ders mesai yaparcasına yanımdaydı .Onlar için çantamda ayırdığım özel bi bölme bile vardı ki çoğu zaman kitaplarını ,defterlerini unutan ben yangından ilk önce kurtarılacaklar listesindeymiş gibi sadık kaldığım yirmi beş bilye ile o gün vedalaşıyordum.Yaşıtlarımın çantalarındaki gizli bölmelerinde pembe rujları,allıkları, pudraları ve o zamanlar daha yeni yeni çıkmış hafifte olsa renk veren dudak nemlendiricileri vardı. O günlerde cep telefonu taşımak suç muydu bilmiyorum çünkü benim yoktu ama bilye taşımak suçtu.Öğretmenlerimin bana olan güvenini üç yıl suistimal ettiğimin farkındaydım ama o misketler arkadaşlarımın yüzündeki gülümsemeydi , tenefüsler için sebepti ,dostluğumuz için bahaneydi belki de.O kadar yıl yanımda taşıdım bi tanesi ben de kalsa olur mu dedim kısık bir sesle. Bu soruyu aslında niye sorduğumu ben de bilmiyordum çünkü ondan misketlerini istemek insanın son sigarasını istemek hatta canını istemek gibi birseydi.Halime acımış olacak ki peki dedi seç al birini .Seçtiğim o tek misket bana saçma notlarıma verilmiş karne hediyesi gibiydi adeta ve yıllarca yanımda taşıdım.Eve elimde kötü bir bilanço ile giden ben aslında çok mutluydum ve tabi ev ahalisi dalga mı geçiyor bu bizimle der gibi yüzüme bakıyordu ve ben tüm tatil boyunca yüzümdeki o muzip gülümsemeyle dolaştım.Çünkü her başarısızlığım başarıma haberdardı .
Koca bir tatilden sonra memleketimin merkezinde tüm heybetiyle duran o liseye başladım .Bu defa da boynumdan çıkardığım ucube kıravat yerini ooof adını bile tanımlayamadığım başka bir şeye bıraktı ve o sanırım tarifsizdi .İplerden oluştuğunu fark ettiğimde ise artık çok geçti ve bana sen düşünme senin yerine benim heybetim düşünecek der gibi daha ilk günden tüm asiliğini gösterdi. Tabi karşılık vermekte hiç gecikmedim ve sinirlendiğimde yaptığımı gibi gözlerimi büyütüp kaşlarımı bir süre çattım.Açılış töreninin ardından ve benim esrarengiz olduğunu düşündüğüm bir konuşma yapıldı ve bize bir nevi göz dağı verildi Aman ha dikkat burası lise diyordu da ben hala algılayamamıştım.Neydi yani lise, ev ile okul arası nerdeyse aynı mesafedeydi ,sıralar aynı, tamam patika yol yerini büyük bir caddeye bırakmıştı ama ne vardı ki bunda okuldu işte. O gün yanılmıştım aslında .Bir yaş daha büyümüştüm ve hayatımda ki o ilginç tesadüf müdür nedir bilmiyorum yine bir çocuk yanıma yaklaştı sınıfının yerini bana sordu .İçimden bir ses kaç kızım buradan diyordu ama artık boynumda bir gün rengini bile özleyeceğim o kıravat yoktu. Bi kaç dakika sonra aynı sınıfta olduğumuzu öğrendim ve bir kaç hafta sonra benim üç yıl boyunca pervasızca sakladığım o misketler yerini adını, fiyatını ,markasını dahi hala bilmediğim sigara paketlerine bıraktı.Bu defa farklıydı ama; o paketler için yeri geliyor kavga ediliyor,disiplin cezası alınıyor,dersin ortasında hiç habersiz yapılan aramalar sıklaşıyordu.O gün anladım ki aman ha burası liseydi .Ortaokulda arkadaşlarımın yüzünde gördüğüm o daimi tebessüm yerini seyrekleştirmeye başlamıştı ve ben bir gün azalarak uzaklaşacağını düşündüm ve bundan korktum hep.Çoğu zaman yanlış yaptığınızın farkındasınızdır aslında ama siz yanlış yaparken bazıları da mutlu olur ve bunu bilmek ben de oluşturduğu gibi yanlışta olsa hala aynı şeyi yapmaya sevk eder insanı.Bir tarafta bana yine güvenen öğretmenlerim ve bi tarafta bana yine güvenen arkadaşlarım vardı ve ben tam bir tercih yapmadım aslında o zaman yapmam gereken neyse öyle davrandım işte korkusuzca.
Tesadüfler diyorum bazen de aslında ne manaya geldiğini ya da insan ömründe neyin tesadüf olduğunu bilmiyorum.Tüm bu olanlar ya da olacak olan şeyler miydi tesadüf.Onu ilk gördüğüm gün de tesadüf müydü? Ki diyelim ki tesadüftü .Neden ilk tesadüf olduğu yerde kalmadı ve koca bir ömür onu aramama ya da anlatmama vesile oldu

Ne Kaybetmeler Buldum Ben
Bir Elim Bile Kayıp Gitti Ötekinden
Her şehre Bir Çakıltaşı Fırlattım
Aslıda Hiç Olmayan Denizimden

Bir Film Şeridi Gibi Geçiyorum Şimdi
Olmayanlarımın İçinden
Çok İsteyince Oluyordu Hani!
Söyle nerdesin hiç gelmeyen
Bu şarkılar Hepsi YALAN
Seni Benden Neden Alıkoyar Zaman?
Kapım Çalmaz
Gelen Olmaz
Yoksun Diye İştahsız Sabah Olmaz
Zaman
Ama Bıktım KARANLIKTAN!
Bütün şartların hazır olmasını beklersen EĞER ile MEĞERi evlendirirler KEŞKE adlı çocukları olur muş diyor.Keşkelerinizin gerçekleşmesi dileğiyle

You can skip to the end and leave a response. Pinging is currently not allowed.

Yorum Bırak

Powered by Webmaster Forum