OĞULLAR

Şemseddin Sami: Şemseddin Sami, düşünce yaşamımız için kuşkusuz önemli bir addır.  İlk Türkçe roman olan “Taaşşuk-ı Tal’at ve Fitnat” (1872), ilk Türkçe ansiklopedi olan “Kâmûsü’l-a’lâm” (1889-1898) ve çağdaş anlamdaki ilk geniş kapsamlı Türkçe sözlük olan “Kâmûs-ı Türkî” (1901) onun kaleminden çıkmıştır. Sami ile ilgili bilinmeyen bir diğer gerçekse onun Arnavutluk için ifade ettiği anlamdır. Arnavutlar tarafından Sami Fraşeri adıyla anılan Sami, Arnavut milliyetçiliğinin bildirisi olan  “Arnavutluk Ne idi, Nedir, Ne Olacak” adlı kitapçığın yazarı olarak tanınmaktadır. Ancak Sami’nin Osmanlıcılık düşüncesinin güçlü savunurlarından biri olması ve Türkçeye verdiği özel önem bu savın güvenilirliğini tartışılır hâle getirmektedir. Sami’nin kardeşi Naim Fraşeri Arnavut ulusal şiirinin kurucusu olarak bilinmektedir.

Gel gelelim Şemseddin Sami’nin oğlu Ali Sami Yen’e… Ali Sami Yen de tıpkı babası gibi ülkemiz açısından önemli ilkleri başarmıştır. Galatasaray Lisesi’ndeki edebiyat derslerinde tanıştığı arkadaşlarıyla birlikte Galatasay’ı kurmuş ve Galatasaray’ın bir numaralı kurucu üyesi olmuştur. Ayrıca Türkiye’nin ilk spor müzesini açmış, bugünkü TFF’nin atası kabul edebileceğimiz  Türkiye İdman Cemiyetleri Örgütünün kuruculuğunu yapmıştır. Bunun yanında Türkiye Millî Olimpiyat Komitesinin başkanlığını yürütmüştür.

Behçet Necatigil, Türk şiirinin önemli kalemlerinden biridir. Özellikle “Sevgilerde” şiirini bilmeyen edebiyatsever yok denecek kadar azdır. Şairimizin kızı Ayşe Sarısayın, babası derecesinde ünlü bir edebiyatçı olamasa da iyi bir çevirmen ve öykü yazarıdır. “Denizler Dört Duvar” adlı ilk öykü kitabı 2004 Yunus Nadi Öykü Ödülü’ne; “Yorgun Anılar Zamanı”, 2005 Sait Faik Hikaye Armağanı’na; “Karakalem Resimler” adlı öykü kitabı ise Dünya Kitap dergisinin 2008 Yılın Telif Kitabı Ödülü ‘ne layık görülen Sarısayın, ayrıca bazı televizyon kanallarında programlar yapmıştır.


Turgut Uyar ve oğlu Turgut Uyar… Evet, Turgut Uyar çocuğuna da kendi adını takmıştır. Yalnızca nüfusta oğlunun adı Hayri Turgut Uyar’dır. Ancak oğul Uyar, Hayri adını hiç kullanmadığını kendisine ait Genel Ağ sayfasında şöyle anlatmaktadır: Çok önemli değil ama benimle konuşanlar ya da yazışanlarda genellikle adımla ilgili bir tereddüt oluyor, “Hayri” mi, “Turgut” mu diye. Benim adım “Turgut”. Babamın çocuğuna kendisiyle aynı adı vermeyeceğinin düşünülmesinden ve bir şiirinden kaynaklanıyor tahminen. “Hayri” adıyla bir derdim yok ama hayatımda hiç kullanmadım, aile içinde de hiçbir zaman kullanılmadı. (http://hturgut.uyar.info/bilgi) Oğul Uyar, güncel olarak İTÜ Bilgisayar ve Bilişim Fakültesinde öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır. Özellikle Linux işletim sistemi konusunda Türkiye’nin önemli geliştiricilerinden biridir.

Turgut Uyar bahsini açtığımızda eşinden de bahsetmek gerekecektir. Uyar’ın eşi Tomris Uyar edebiyatımızın önemli çevirmenlerinden biridir. Ayrıca Tomris Hanım’ın öyküleri de bulunmaktadır.

Necip Fazıl, Türk şiirinin son yüzyılına damga vuran adlardan biridir. Ancak onu, şiirlerinin yanında yaptığı yayın etkinlikleriyle de bilmektediyiz. Büyük Doğu dediğimiz zaman akla ilk gelen isim Necip Fazıl olsa da, oğlu Mehmet Kısakürek’i es geçmek doğru olmayacaktır. Mehmet’in adını “Zindandan Mehmet’e Mektup” şiirinde duymuşuzdur; ama onun da babasının yolundan giden bir yayıncı olduğunu bilmeyiz. Necip Fazıl, her ne kadar Büyük Doğu Yayınlarının Genel Ağ sayfasında kurucu sıfatıyla anılsa da, hâlâ Büyük Doğu Yayınlarının sahibi olan Mehmet Kısakürek yayınevinin kuruluş öyküsünü anlattığı bir konuşmasında yayınevinin resmî kurucusunun kendisi olduğunu söylemiştir: Büyük Doğu Yayınları 1973 senesinde kuruldu. Daha doğrusu kurduruldu. Bana kurduruldu. Vefatından 10 yıl önce bendenizin adına… Bu nokta benim için önemli… Yani bana veraseten intikal etmiş değil… 73 baharıydı, “Düş önüme!” dedi. Gittik, Sultanahmet taraflarında küçük bir oda tuttuk. Dikdörtgen şeklinde ince uzun formika bir masayla iki adi sandalye satın aldık. Bir de çay ihtiyacımız için küçük bir ispirto ocağı… (Altınoluk Dergisi, 2000 – Mayıs, Sayı: 171, Sayfa: 045)

Hasan Ali Yücel, yazım hakları ülkemize ait olan ilk ansiklopedinin yayımlanması, yabancı klasiklerin Türkçeye çevrilmesi ve üniversitelerin çağdaş kurumlar hâline gelmesi gibi birçok konuda eğitim ve edebiyat tarihimizin önemli kişilerindendir. Yücel’in oğlu Can Yücel‘de son dönem Türk şiirinin önemli kalemlerinden biridir. Can Yücel’in “Hayatta En Çok Babamı Sevdim” adlı şiiri babasının onun üzerindeki etkisini açıkça ortaya koymaktadır.

Ensar KILIÇ

Both comments and pings are currently closed.

Yorumlara Kapalı.

Powered by Webmaster Forum