Göktürk Devlet Hukuku (Göktürk Yasaları)

Göktürk yasaları
  1. Tanrı adına kullanılan kutun yeryüzündeki gerçek sahibi halktır. Kağan, kuta Türk halkı yerine vekâlet eder. Bunun için yeni kurulan bir devletteki ilk kağanı tayin etme hakkı halka aittir.[1]
  2. Devletin geleneksel başkenti Ötüken, simgesi gök renkli bayraktır.
  3. Kağan, Türk budununun temsilcisi olan Türk Toyu adına yürütme yetkisini kullanır. Üst düzey bürokratlar olan aygucı, ilteber, bitigci, tamgacı, ılımgacı, agıcı ulugı, yabgu, şad ve apaları atama yetkisi kağana aittir. Çor unvanını Tuğluk uruğu, erkin unvanını ise On-ok uruğu, boy içerisinde düzenledikleri toyda kararlaştırır.
  4. Kağan başkomutandır. Ülkedeki birliği, ekonomik refahı, toprak bütünlüğünü ve adaleti sağlamakla yükümlüdür. Türk Toyu’na başkanlık yapmak kağanın en önemli görevidir.
  5. Kağanlık hakkı ağabeyden kardeşe geçer. Yeni kağan, ölen kağanın vasiyetiyle belirlenmez. Türk Toyu, kağanlık şartlarını taşıyan adaylardan birini kağan olarak atama yetkisine sahiptir. [2]
  6. Türk Toyu toplanarak kağanı görevden alabilir. Türk Toyu yetki olarak kağanın üzerindedir.[3]
  7. Kağanın vekili kağatun yani kağanın eşidir. Kağanın öldüğü ve yönetim boşluğu oluştuğu dönemlerde, kağatun “kağan” sıfatını kullanabilir.[4]
  8. Kağan öldüğünde tiginlerin (prenslerin) velayet hakkı kağatunun üzerine geçer. Kağan uruğundaki ölümler sonucunda Levirat kaidesi uygulanır.
  9. Ülkedeki mülkiyet ve toprak paylaşımı hakkı kağana aittir. Bununla birlikte halk toprak edinebilir. Miras durumunda toprak en küçük oğula kalır, diğer kardeşler ise taşınabilir malları edinir.
  10. Türk ülkesi yurttaşlarından köle olmaz. Bulunlar (esirler); köle ve karavaş (cariye) olarak değerlendirilir.
  11. Tek veya yaya düşmana saldırılmaz. Savaşta aman dileyenler bulun (esir) olarak alınır, öldürülemez.
  12. Ülkenin yönetici zümresinden olan kadınlar kendi zümrelerinden kişilerle evlenebilir. Alt gruplarla evlenemez.
  13. Aile (oğuşluk) budunun temelidir. Bir ailedeki herhangi bir kişinin işlediği suç tüm aileyi alakadar eder, bu suç aile bireylerinin hepsi için cezai bir sorumluluk doğurur. Suçun bireyselliği ilkesi yoktur.
  14. Türk töresinin kurallarını belirlemek, ülkenin siyasetine yön vermek amacıyla kağan yılda üç kez tüm Türk boylarının temsilcilerini Türk Toyu’nda toplar.
  15. Kağanın kendisi töreyi değiştiremez. Töre koyma yani yasama yetkisi yalnızca Türk Toyu’na aittir. Kağan töreyi uygulamakla yükümlüdür.[5]
  16. Türk Toyu üyeleri her yılın beşinci ayının ikinci yarısında “Atalar Mezarlığı”nda toplanıp, Gök Tanrı’ya ıduklar (kurbanlar) verip, burada Büyük Türk Toyu’nu düzenler. Bu toy kararları bakımından aynı yıl içerisinde yapılan diğer iki toyun üzerindedir. Bu büyük toy halka açıktır.[6]
  17. Vatana ihanet gibi devlet büyüklerinin işlediği büyük suçlar, divanıharp (sü ayıkı) geleneği gereği Türk Toyu’nda tartışılarak karara bağlanır. Vatana ihanetin cezası ölümdür.
  18. Savaş ve barış kararlarını alma yetkisi Türk Toyu’ndadır. Dış ülkelerle yapılan antlaşmalar toyda onaylanmadıkça geçerli değildir.[7]
  19. Halk temsilcileri olan toygunlar, Türk Toyu’na katılma yetkisine sahiptir. Toygunların kağan soyundan gelmesi gerekmez. Kağan, kağatun, alpagular (boy beyleri) ve tiginler toyun tabii üyeleridir. [8] Bunun yanında toyda 9 adet buyruk bulunmaktadır.[9] Bu 9 buyruk, ülkenin önde gelen boylarının beyleridir.
  20. Devlete hizmet için ilk şart liyakattir. Devlet bürokrasisinde Türk devletine bağlılık duyan herkes görev alabilir. Türk kökenli olmak mutlak bir şart değildir.[10]
  21. Türk Toyu’nun yürütme ile yetkili bakanlar kurulu olan ayukının üyeleri yani tudun (bakan) makamları ise şunlardır:

Aygucı veya il ögesi: Kağandan sonra devletin en yetkili devlet adamı olup, Türk Toyu’nun genel sekreterliğini yapan kişidir.
İlteber: Devletin mali ve dış devletlerle olan ilişkileriyle ilgilenen devlet adamıdır.
Bitigci: Toyda konuşulanları yazıya aktaran kişidir.
Tamgacı: İlteber ile birlikte diğer devletlerle olan ilişkileri düzenler. Özellikle elçilerin gönderilmesinde ve devlet içi yazışmalarda görev üstlenir.
Ilımgacı: Tamgacı ve bitigci ile birlikte devletin dış politikasına yön verir.
Agıcı Ulugı: Başhazinedar olarak devlet hazinesini yönetir.

  1. Tudun olmamasına rağmen; kağan, kağatun ve tiginler dışında Türk Toyu’na sürekli olarak katılma hakkına sahip unvanlar şunlardır:

Yabgu: Devletin Batı kanadını yöneten hükümdar soyundan üst düzey yöneticidir.
Şad: Her okun beyine şad denilir.
Çor: Göktürklerin Tuğluk uruğunu temsilen Türk Toyu’na katılan genarallere verilen addır.
Erkin: On-okların sağ kolu ve Türk Toyu’na katılan Uygurların Ediz soyundan olan beylere verilen unvandır.
Apa: Ülkenin çeşitli yerlerinde görev yapan sivil yöneticilerdir.

  1. Boy beyleri yani alpagular, boylarıyla ilgili iç meselelerde karar alma yetkisine sahiptir. Ancak bu beyler savaş zamanı Türk Kağanlığı Ordusuna askerleriyle birlikte katılmak, Türk Toyu toplantılarına iştirak etmek ve burada alınan kararları uygulamakla sorumludur. Boy beyleri yabancı devletlerle iletişim kuramaz, bu devletlerle anlaşma imzalayamaz. Merkezî yönetimden habersiz şekilde dış ülkelerle iletişimde bulunmak ve anlaşmalar yapmak vatana ihanet olarak kabul edilir.
  2. Tüm boylar Türk bodununun bir parçasıdır.

Suç ve Cezalar

Göktürk yasalarında divanıharp (sü ayıkı) gerektirmeyen suçlarda yargı yetkisi könilik teşkilatının üyeleri olan “yargan”lara aittir. Yarganlar Türk töresine göre karar verir. “Yusun” adı verilen Türk gelenekleri, Türk Toyu kararları ve boylar hukuku Türk Kağanlığı hukuk sisteminin temelidir.

  1. Türk kağanlığı içerisindeki hiçbir yurttaş intikam hukuku ile hareket edemez. Cezaları uygulama yetkisi yalnızca kağanlığa aittir.
  2. Boy teşkilatları, merkezî devlete ihanet suçları dışındaki konularda yargı yetkilerine sahiptir.
  3. Suç bireysel değildir. Bir ailedeki herhangi bir kişinin işlediği suç tüm aileyi alakadar eder, bu suç aile bireylerinin hepsi için cezai bir sorumluluk doğurur.
  4. Uzun süreli hapis cezası verilmez. Hapis cezaları kıyınlıklarda çekilir.

    Törüsüzlüg (töretanımazlık) suçları

Aşağıdaki suçlar töretanımazlık (törüsüzlüg) kabul edilir. Bu suçlar ölüm kızgutı (idam cezası) ile cezalandırılır. Töretanımazlık suçunu işleyen kişiler eğer firari ise bu ceza, suçta iştiraki olduğu düşünülen ve suç işleyen kişi ile en yakın kan bağına sahip kişi üzerinde infaz edilir.

  1. Teblig kızgutı (ihanet suçu): Devletin birliğine ve dirliğine zarar vermek, isyan çıkarmak ya da isyana teşvik etmek, vatana ihanet etmek, Türk Toyu’nun kararlarını tanımamak, yabancı devletlerle kağanlığın izni olmadan görüşme yapmak, casusluk (çaşıtlık) yapmak, devlet aleyhine iftirada bulunmak, saray entrikasında yer almak (armakçılık) idam cezasını gerektirir. Bu suçları işleyenler şehirlerin pazar yerlerinde idam edilerek halka teşhir edilirler.
  2. Ölitçilik (katillik) veya kinşürme (suikast): Savaş dışında herhangi bir sebeple insan öldürmek, suikast tertip etmek doğrudan idam ile cezalandırılır.
  3. Zina ve tecavüz suçu: Evli olan kişiyle cinsel ilişkide bulunmak veya evlenmemiş bir kıza tecavüz etmek[11] doğrudan idam ile cezalandırılır.
  4. At ogrılığı (hırsızlığı): Sahipli ve bağlı binek hayvanını çalmak doğrudan idam ile cezalandırılır.
  5. Ogrılık: İkinci kez hırsızlık yapmak “töretanımazlık” olarak değerlendirilir. Kişinin ilk hırsızlık suçu “töretanımazlık” olarak değerlendirilmez. Hırsızın kesilen başı, hırsızın babasının boynuna asılır

    Yazıklar (Kabahatler)

Kabahat içerisinde değerlendirilen suçların muhakemesine boylar birliği içerisindeki her bir boyun kendi teşkilatı bakmaya yetkilidir. Bu kabahatler için merkezî yönetim yarganlıklarına ihtiyaç duyulmaz. Cezalar tazminat, kısa süreli hapis cezası (içgerme kızgut) ve kefalet şekillerinde uygulanır.

  1. Ogrılık: Hırsızlık suçtur. Hırsızlık yapan kişi çaldığı malın 10 katı oranında tazminat ödemekle yükümlüdür. Hırsızlığın tekrarı töretanımazlık olarak değerlendirilir.
  2. Yalaçılık (iftira): Devlet aleyhinde olmadığı sürece iftirada bulunmak kefaleti suçun ağırlığına göre yargan tarafından belirlenen bir suçtur. Ceza hayvan tazmini veya kısa süreli hapis cezası ile ödetilir.
  3. Yaralama ve toruş (kavga): Kefaleti suçun ağırlığına göre yargan tarafından belirlenen bir suçtur. Kadın ve çocuklara şiddet uygulamak da suçtur. Ceza hayvan tazmini veya kısa süreli hapis cezası ile ödetilir.
  4. Kör etme: Cezası kefaletle ödetilir. Bu suçu işleyen kişinin kızı ve eşi de suçtan sorumlu tutulur.

NOTLAR

[1]Türk Kağanlığı’nın yıkılıp Uygur Kağanlığı’nın kurulmasının anlatıldığı Taryat Yazıtları’nda bu durum şu şekilde anlatılır: Ondan sonra sıçan yılında (748), Atalar Mezarlığında “güç halktır” denmiş. Halk da “Atalar mezarı sizde, gücün kaynağı sudur.” diyerek, ayağa kalmışlar ve kağan tayin etmişler.

[2] Göktürk Dönemi’nde, Taspar Kağan ölmeden önce, kendi oğlu Amrak yerine hükümdarlık görevini Töremen Apa Kağan’a devretmek istediğini vasiyet etmiştir. Taspar’ın ölümünden sonra bu durum, Göktürk Toyu tarafından kabul edilmemiştir. Töre gereği, “Türk Kağanlığı” hakkının İşbara veya Amrak tarafından yürütülebileceği kararı verilmiştir. Yani kağanın yasa yapma yetkisi yoktur. Göktürklerden sonra Türk töresini değiştirerek, yağma yapıp Manicilik inanışını resmî din hâline getiren Uygur kağanı Bögü Kağan, Tun Baga Tarkan’ın Türk Toyu’ndaki itirazları sonucunda; toy tarafından kınanmış ve devamında yapılan darbe ile görevden el çektirilmiştir.

[3] Örneğin Türk Toyu, İrteriş Kağan’ı tahttan indirmiş ve yerine Ozmış Kağan’ı yeni kağan olarak ilan etmiştir. Yine İli Nehri Antlaşması nedeniyle olağanüstü olarak toplanan Türk Toyu İşbara Teriş Tunga Kağan’ı tahttan indirerek yerine Yukuk Kağan’ı geçirmiştir.

[4] İl-İtmiş Bilge Kağatun, ülkeyi yönetecek hukuki bir kağanın tahta çıkamadığı dönemde Türk Kağanlığı’nı kağan unvanıyla yönetmiştir. Hukukî olarak son Türk Kağanlığı hükümdarıdır.

[5] Göktürk Dönemi’nde, Taspar Kağan ölmeden önce, kendi oğlu Amrak yerine hükümdarlık görevini Töremen Apa Kağan’a devretmek istediğini vasiyet etmiştir. Taspar’ın ölümünden sonra bu durum, Göktürk Toyu tarafından kabul edilmemiştir. Töre gereği, “Türk Kağanlığı” hakkının İşbara veya Amrak tarafından yürütülebileceği kararı verilmiştir. Yani kağanın yasa yapma yetkisi yoktur. Göktürklerden sonra Türk töresini değiştirerek, yağma yapıp Manicilik inanışını resmî din hâline getiren Uygur kağanı Bögü Kağan, Tun Baga Tarkan’ın Türk Toyu’ndaki itirazları sonucunda; toy tarafından kınanmış ve devamında yapılan darbe ile görevden el çektirilmiştir.

[6] Nitekim, Türk Kağanlığı’nın bakiyesi Türk halkının, Uygur Kağanlığı’na tabi oluşu ve Uygur Kağanlığı’nın Türk Kağanlığı’nın halefliğini üstlenmesi de 748’de Atalar Mezarlığı’nda yapılan toyda gerçekleşmiş, bu toya halk da katılmıştır.

[7] Örneğin Hunlar döneminde bu antlaşmalar, Hun Dağı’nda yapılan toylar sonucunda karara bağlanmıştır.

[8] İbrahim Kafesoğlu (2015), Türk Milli Kültürü, Ötüken Neşriyat.

[9] Türk dünyası araştırmaları, 156. sayı, s. 216.

[10] Nitekim Göktürk ve Uygur devletlerinde Soğdak kökenli birçok devlet adamı görev yapmıştır.

[11] Evli olmayan kişiler, suçu işledikleri kişi ile evlendikleri takdirde cezadan muaf tutulurlar.

Bu yazının tüm hakları Simitcay.com’a aittir. İzin alınmadan kullanılamaz.

Yorum Bırakabilirsin, veya Sitenden trackback verebilirsin.

Yorum Bırak

Powered by Webmaster Forum