‘YAZARLARIMIZDAN’ için Kategori Arşivi

SONRASI MONRASI

Seni sevdikten sonra; Yaşam Alt-üst oldu. Ekmekler bayat Aşım soğudu. Kapalı kavanozu Ters çevirdin. Açmazlar altta, Dip tavan yaptı. Sür sürebilirsen bu tarlayı… (27.5.2009 -7.şiir kitabımdan)

BİR TABİAT OLAYI

Ayak seslerinden belli; Kaytan bıyıklı Küheylandır yalnızlık. Tuttuğunu koparıyor, Bu ne güç, azamet. Yaşam; Giymiş üstüne ihtiyarlığı, Her bir telinden Aklar damlıyor tek tek. Bir türlü anlaşılmış değil Bilinmeyen hangi köşede, Kendisiyle tanışacak Ölüm denilen Gerçek. Eyvah Zaman dipdiri ayakta. Kimler Sarı sarmalayacak Bunca yaşanan anıları. Ellerine geçirmiş eldivenlerini Bekler, Ölü yıkayıcısı. Sabırsızlıkla Sigarasını tüttürüyor […]

YALNIZLIĞA ÖZÜR

Her şeylerden Vazgeçtim. Sevgiden Sevilmekten. Bazen de Yeme-içmeden. Gerçekler gitmiş, Yalanlar Saltanatını sürmekte. İkimiz kalmışız Bu evrende dimdik. Sana karşı Boynum kıldan ince, Vefalı dostum Yalnızlık… (27.5.2009 -7.şiir kitabımdan)

YALNIZLIĞA SORU

Karşımda Pis-pis sırıtma Yalnızlık. Gerçekle yalanı, Dirsek temasında Tamamladık. Sayende Yaşam da bizi Unuttu. Merakım odur ki, Kim getirecek sonunu. Ya Senden sonra n’olacak? Esas soru da bu… (26.5.2009 -7.şiir kitabımdan)

HAKSIZLIK ETMİŞİM BU ÖMRE

Emsalsiz Bir sincaptır AŞK; Zaman ağacının dallarında Bir yukarı Bir aşağı Hoplayıp oynar. Hiç Yakalayamadım Onu. Ayrılık ve özlemi; Hüsranlı Gözyaşları ile öğretti. Ne yükmüş kaldıramadım. Olan Bunların altında kalan Ömrüme oldu… (25.5.2009 -7.şiir kitabımdan)

YALNIZLIĞIN TÜRKÜ SENFONİSİ (4)

Bu sokakları, Senden iyi tanırım Yalnızlık. Sor İstediğin kaldırım taşına. Üstlerinde taşıdılar beni Yıllarca. Canciğer Kuzu sarmasıyız onlarla. Benden Daha yalnızsın. Yok Kimin kimsen. Hikâyelerin Hep kırık-yıkık. Gel Bozuşalım artık. Unutalım birbirimizi. Doğrusu da Bu değil mi. Biricik kaderdaşım Yalnızlık… (24.5.2009 -7.şiir kitabımdan)

YALNIZLIĞIN TÜRKÜ SENFONİSİ (3)

Bulamaçlı mevsimin Gecelerinde; Uyku sarhoşudur Yalnızlık. Boyunlarıma dolanır. Attığı her zar düşeş, Kapı alır. Yıkar Partiyi omuzlarıma. Kapatır tavlayı Sıkıştırıverir Koltukaltıma. ‘Yaşam kumunda Daha çok oyna da gel’ der. Enseme şaplak, Gönderir boş sokaklara… (21.5.2009 -7.şiir kitabımdan)

BUYRUN AŞK TRAŞINA

Elimde, Güzelliğinin keskin usturası. Oturup da Kalkamadığım Berber koltuğu. Yanaklarımda Sıcak sulu bol köpükler Vefasızlıklarla dopdolu. Bitmedi Bu aşkın traşı. Yanaklarımdaki yangına Para etmiyor Limon kolonyası. Ya Kesik yerlerin durumu! Yetiş Cehennem taşı… (22.4.2009 -7.şiir kitabımdan)

BENDEN DE Bİ CACIK OLURMUŞ

Gittin gideli, Yama oldum Kırık taş plaklara. Kaybolmuş iğnesi. Ses gelmiyor gramofondan. Kursağımda kaldı, Nihavent Faslı’nın sesi. Bitmiyor, Hasretliğin ağzında, Hiç duyulmamış küfürler, Dayılığın son perdesi. Günahsız Çırılçıplak Biçare duygularımın, Üzerinde turalıyor Zamanın Acımasız rendesi. Lütfen Sarımsak ilave ediniz. Damak tadıdır yemesi… (19.4.2009 -7.şiir kitabımdan)

GEÇ ANLAŞILDI, KİMİNLE DANS EDİLDİĞİ

Davetsiz Yüzsüz akşamlar, Hep hatırımı sorarlar. Gel-git lerde Asılı kaldı nefeslerim. Bulamaçlı Bilinmeyen denklemlerin sonu, Loş mahzenlere açılır. Çaresizliğin üfürüğüdür Ensemi kazır. Akrep-yelkovanları Kopmuş saatlerdir, Duman altı olup Yerlerde sürünür. Türkü mü, arabesk mi, tango mu? Yoksa Napoli’ten den bir arya mı? Ne adı var Ne de cismi; Bitmiyor Zamanın rakkasesi… (18.4.2009 -7.şiir kitabımdan)

Powered by Webmaster Forum