‘YAZARLARIMIZDAN’ için Kategori Arşivi

YALNIZLIK YETER

Umut pencereme Kalın perdesini Çekmektedir hüzün. Anılar, Feryat-figanla iki büklüm. Akordu bozuk gecenin, Bilinmeyen nağmeleri; Utanmaz, davetsiz misafirdirler Kulaklarımda. Kayboldu günışığı Hangi zamanda. Nefeslerimi hapseder Gölgeler oyunu. Derbeder kimsesiz, Kürekleri kırık Kıyıya bağlanmış bir kayık. Martıların Boşuna çığlıkları. Denizde kalmadı balık. Mısralarımda, Gizemli duyguların rengi Kıpkızıl kor. Yalnızlığın, Durdurulamaz Tsunamisi Odama doluyor… (12.12. 2008 -7.şiir […]

BİRAZCIK ÇOCUKSU HEVESLER

Paspasların altına saklanan, Anahtarlarla açılan Tahta kapılar. Boza ile dolu yaz geceleri. İçlerinde bizleri yaşatan Bayram günleri. Doyumsuz tatlardı, Dedelerin-ninelerin Öpülen pamuksu elleri. Kısa pantolonlarımızla Aldığımız bayram harçlıkları; Bitmeyen dünya serveti. Zaman, Yoktur sende mekân. Ve de Yatıp kalkan. Sorma bana Gelen gideni. Bırak öylece kalsın, Ufukta kaybolan hatıraların Silinemeyen derin izleri… (1.12.2008 -7.şiir kitabımdan)

ZAMANIN TELİNDE ANILARIN CAMBAZLIĞI

Hüzünler asılı kalır; Kapanan Akşamın perdelerinde. Kimsesiz yaşamımdır, Umutsuzluk rampasından fırlayan. Düşüncelerimin her biri, Serseri mayın sanki. Sırtlarımda gezinen, Yorgun zamanın iniltileri. Yüzlerinde, Kırkayakların izleri. Ne git derim gecelere, Ne de merhaba sabahlara. Çocuksu hevesler, Mutluluğu yakaladığım Bitmeyen elma şekerleri. İlk aşkım Sibel, Mahallemizin Ponpon Ninesi. Hangi girdapta kaybettim Onları. Ölü toprağıdır, Serpin üzerime. Efsunlu […]

SİTEM

Bir Haliç Karmaşasıdır; Türlü çeşit Filmlerini oynatır. Kâh siyah-beyaz Kâh kısa metrajlı. Kendimden geçerim. ‘gel huzur bul’ der Eyüp Sultan. Buhar olup, uçar zaman. Çöker omuzlarıma Bütün Gizemliliğiyle Piyer-loti. Misafir ederler, Tahta masa, boş sandalyeler. Şef garsondur yalnızlığım; Servisinde damak tadında görünür Köpüklü Kallavi Türk Kahvesi. Kulaklarımda Bir tuhaf dolaşır Rumeli Türküleri. Ortadan ikiye bölünür, […]

KÜÇÜKKUYU’NUN DENİZ FENERİNE

Hırslı dalgaların Kıyını dövdüğü, Duygularla örülü Bu deniz sahili. Kulübelerinde Demli çaylar fokurdar. Çapara, ağlar hep aynı. Balıklarda İsyanların en mükemmeli. İntihar komandosu Her biri. O gösterirdi yönlerimizi. Güven, huzur Mevsimlerin bereketlisi. Unutuldu, unuttuk Çaylak geçmişimizi. Yoksa birden mi büyüdük ne. Vefasızlığı, Vazgeçebilseydik keşke. Yüreğimizin her köşesi Yerindir. Emsalsiz sırdaş, Küçükkuyu’nun Deniz Feneri… (25.9.2008 -7.şiir […]

BİR EVVELİYATLI AŞK

Evvel zaman içinde Uyumaktadır aşkımız. Üzerinde, Sarhoş zamanın Kertenkele gezintileri. Depreştirir çaresizlik, Yılların bütün özlemlerini. Anılar; Bu deniz sahilinde Neden beni terk etti. Ekşimtırak mevsimin Tam orta yerinde, Bitmeyen Ayazlar silsilesidir; Benliğimi Paket yapıp Tozlu raflara terk eden. Çek git artık Hüzünlerle dopdolu tren. Ne gelen var, Ne de Dört gözle beklenen… (24.9.2008 -7.şiir kitabımdan)

PİYER LOTİ’NİN BİTMEYEN SAATLERİ

Ağır-aheste Bazen de Farkında olmadan Çıktık bu yokuşu. Bir şeyler fısıldar Anlayamam Eyüp Sultan Mezarlığı. Başımı kaldırdığımda Karşımdadır Pier-Loti. Yorgun zaman Yaslanır sağ tarafıma. Yapraklarını döküyor Sonbahar, Yaşamla vedalaşmada. İn sırtımdan Bütün yorgunluğum. Geç otur tahta masamın başına. Deli-dolu gezinen Garson yalnızlığım; Getir iki fincan Kallavi Türk Kahvesini. Bir Nihavent Şarkıda bıraktım Mazimi. Kapkaradır Bütün […]

BİR YAZ DA BÖYLE GEÇTİ

Mavi denizin Köpüklerine karışan Güneş endamında. Bir kumral Bir esmer Bikinili güzeller. Tadı damakta kaldı Yarım kalan sevişmeler. Eller cepte Küçükkuyu sahilinde geziniyorken, At arabalarında Saman kokan çehresiyle. Çok yiyip Sapı elinde kalan Kara üzümleriyle, Sarhoş akşamlarında, Bir yanıp, bir sönen Kaçamak aşklarıyla. Ve de Şaşkın bakışlarımızla, Ortada bıraktı bizleri. Velhasıl Kavunuyla, karpuzuyla Dopdolu bir […]

ÜFÜRÜKÇE

Üfürükçüler, El üstünde tutuyorlar. Her taşın altındadır Felek. Sarıp sarmalıyor beni. Ne sevgi, ne aşktır, Pösteki saydırıyor tek tek. Ne geldim, Ne yaşadım. Gün dönümüm, Son sözüm. Bu sevda uğruna; Hak etmediğim kereler Öldüm… (27.8.2008 -7.şiir kitabımdan)

ZAMAN APTAL OLUR MU

Kendinden haberi olmayan Geceler Sarar etrafımı. Yokluğun; Yeraltı mafya babası. Elleri kıçında Turalayıp durur odamda. Bilinmeyen adresler, Kendilerini ararlar kapımda. Beşinci mevsimin Duyulmamış notalarıdır, Yalnızlığın havasını Çalıp oynarlar. Aptallaşır zaman. Ne geçer Ne de geri gider. Akrep-yelkovan, Muallâkta kalırlar. Senden sonra, Açılmadı Paslı kilitler. Uğramadı güneş bir daha Buralara. Kurudu, Yeşermedi umutlar. Ayaklarım, ellerim Kırkayakların […]

Powered by Webmaster Forum