‘MESUT ÇİFTCİ’ ile etiketlenmiş Yazılar

KAMBUR

İnsanların kamburları vardır ve insanlar kamburlarına mahkûmdurlar. Hayatta dik durmak zor ve aslında neredeyse imkânsızdır. Dik durmayı başaranlar çoğunlukla artık yaşamayanlardır. İnsanlar kendi kamburlarını kendileri oluştururlar. Her kambur bir tavizden doğar. Her kambur küçücüktür doğduğunda ve her kambur zamanla büyüyüp gelişir. Sonra tüm ruhunu kaplar insanın. İnsan dik duramaz. Yalnızca ayak uçlarını görür insan kamburundan […]

ADAM

ADAM Kısa ve telaşlı adımlarla yer yer çatlamış kaldırımlar üzerinde ilerliyordu adam. Dalgın bir hal içinde, etrafında olup bitenden habersiz mırıldanıyordu da bir taraftan. Kalabalık şehrin günün bu saatlerinde tenha olan bu sokağında tek tük geçiyordu kaldırımın bitişiğindeki sokaktan otomobiller. Köşe başında bir mahalle bakkalı ve bakkalın önünde taburenin üzerine oturmuş bir vaziyette; muhtemelen yalnızlıktan […]

EN AZINDAN

EN AZINDAN Pencerenin önüne oturmuş dışarıyı izliyordu. İçinde anlam veremediği bir hüznün ağırlığını taşıyordu. Sanki bir şeyler bekler gibi bir hali vardı. Köşe başından çıkıp gelecek birisi mesela ya da telefonunu arayacak birisi. Ama beklediği hiç kimse yoktu. Beklediği hiç kimse yokken bu hissin oluşmasını elbette yalnızlığına veriyordu. Evet yalnızdı hem de şiir de bahsedildiği […]

UMUDUM

UMUDUM Bir özlem büyütürüm içimde, Dokunsan ağlayacak bir hüzün, Birkaç satır yazı, Uykusuz bir gecenin zifiri karanlığında yazılmış Ve birkaç damla gözyaşı. Bilen bilir, aslında fazla söze gerek yok Ya da bunun üzerine bir şiir yazmaya. Ama umudum olmasa, Geleceğe dair beklentilerim. Muhakkak dokunmazdım şiirin nazlı tellerine, Yüreğimle. Muhakkak ölürdüm o zaman, Aslında hiçte hoş […]

RUHUM BEDENİM

RUHUM BEDENİM Ağrı dağını sırtlamış bir karınca, Fili kapmış uçuran bir kartal, Ya da timsah yemiş bir tırtıl. Bedenim ruhumu taşıyamıyor, Yıpranıyor bedenim, Zarar görüyor her an, Kaybediyor. Hannibal’in Sezar’a kafa tutması gibi, Ya da sisli bir sabah fillerin karşısındaki Beyazıt gibi, Çubuk ovasında. Socrates kadar çaresiz, Neitzce kadar zamansız, Darwin kadar lüzumsuz, Ve en […]

YOKSA

YOKSA   Eskimeyen bir türkünün tellerinde gidiyorum çocukluğumun en kıymetli anılarına. Mutsuzlukla henüz tanışmamışken, hani büyümenin marifet olduğuna inandığım; o tertemiz yıllara. Kayısı çekirdekleri ve gazoz kapaklarıyla oyunlar oynadığım, cumartesi günleri çizgi film izlemek için erkenden uyandığım, dedemden aldığım harçlıklarla leblebi tozu ve çiklet aldığım; henüz olmamış, ömrümün tazecik zamanlarına. Umutların ve hayallerin en taze […]

DEPRESYON

DEPRESYON Depresyona girmişsin, Uyku nedir bilmiyor, Hiçbir şeyden zevk almıyormuşsun. Anlamıyorum seni Ya da depresyona girmiş herhangi birini. Neden depresyona girer insan, Neden zevk almaz olur yaşamaktan? Sanırım yaşamak için gerekenler haddinden fazlaysa, Açlık, üşümek, yoksulluk, işsizlik bilinmiyorsa, Hastalık inim inim inletmiyorsa, Ölüm korkusu yüreğinde gezinmiyorsa cellat misali, Depresyona girebiliyor insan. Sende girmişsen depresyona, Feda […]

Powered by Webmaster Forum