İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Türk Edebiyatında Hikaye ve Edebi Akımlar

Gerçek veya gerçeğe uygun olayların anlatıldığı romandan kısa düzyazı türüne hikâye adı verilir. Dünya edebiyatına bakıldığı zaman hikaye türünde temelde iki farklı yaklaşım görülecektir. Bu iki temel hikaye türü olay hikayesi ve durum hikayesi olarak adlandırılır. Olay hikayesi Fransa’da Maupassant tarafından geliştirilmiş olup öykülemeye dayanır. Türk edebiyatında bu tarzın en önemli temsilcisi Ömer Seyfettin’dir. Milli Edebiyat Dönemi hikayeciliğimizin en önemli kalemlerinden olan Ömer Seyfettin aynı zamanda Türk edebiyatında hikayeciliği bir meslek haline getiren ilk kişidir. Ömer Seyfettin’in dışında Refik Halit Karay. ve Reşat Nuri Güntekin gibi isimler de bu tarzda hikayeler yazmıştır.

Olay hikayesinin dışında bir diğer temel hikaye türü durum hikayesidir. Durum hikayeleri (kesit hikayesi)  betimleme temelli olduğu için bu hikayelerde hikaye planı dağınıktır yani giriş, gelişme ve sonuç bölümleri sıralı halde değildir. Dünya edebiyatında bu tarzın temsilcisi Rus yazar Anton Çehov’dur. Türk edebiyatında ise Memduh Şevket Esendal ve Sait Faik Abasıyanık durum hikayesinin güzel örneklerini vermiştir.

Abstract

Short prose type from novel in which real or realistic events are told is called story. When world literature is examined, basically two different approaches will be seen in the story genre. These two basic types of stories are called incident stories and slice stories. The incident story is developed by Maupassant in France and is based on narrative technique. The most important representative of this style in Turkish literature is Ömer Seyfettin. Ömer Seyfettin, one of the most important items of our storytelling in the National Literature Era, is also the first person who made storytelling a profession in Turkish literature. Apart from Ömer Seyfettin, Refik Halit Karay. and Reşat Nuri Güntekin also wrote stories in this style.

Apart from the incident story, another basic type of story is the slice story. Since in the slice stories, the slices (cross-sectional stories) are portrayal, the story plan in these stories is scattered, meaning the introduction, development, and conclusion parts are not sequenced. The representative of this style in world literature is the Russian writer Anton Chekhov. In Turkish literature, Memduh Şevket Esendal and Sait Faik Abasıyanık gave good examples of the slice story.

MODERN HİKÂYENİN TÜRK EDEBİYATINA GİRİŞİ

Modern anlamda hikayenin Türk edebiyatına girişi Tanzimat Dönemi ile birliktedir. Tanzimat’tan önce Türk edebiyatında mesneviler ve halk hikayeleri bu ihtiyacı karşılanmıştır. Bununla birlikte mesnevi ve halk hikayeleri olağanüstü ögelere yer verdiği için modern hikaye olarak kabul edilmez.

Türk edebiyatında Ahmet Mithat Efendi’nin Letaif-i Rivayat adını verdiği ve içerisinde birçok hikayenin bulunduğu eser, ilk yerli hikaye kitabı olarak kabul edilir. Ancak bu kitaptaki hikayeler tam anlamı ile Batı tekniğine uygun değildir. Bu nedenle Türk edebiyatındaki ilk modern hikaye örnekleri Samipaşazade Sezai’nin Küçük Şeyler adlı kitabında yer alan hikayeler olarak kabul edilir.

Cumhuriyet Dönemi’nde Hikâye (1923-1940)

Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda Türk edebiyatında hikaye dört temel anlayış çerçevesinde ilerlemiştir. Bir kısım yazarlar cumhuriyetin değerlerini ön plana çıkararak tezli hikayeler kaleme almıştır. Bu yazarlar bir nevi Milli Edebiyat hikâyeciliğinin geç dönem temsilcileri gibidir. Bunun yanında köy gerçekliğini ve yoksulluğu işleyen erken dönem toplumcu gerçekçilerine de rastlanır. Erken dönem toplumcu gerçekçilerin en önemli örneği Sabahattin Ali’dir. Bir diğer hikaye tarzı ise bireyin iç dünyasını esas alırken vu tarz, Sait Faik Abasıyanık gibi yazarlarda görülür.

Cumhuriyet Dönemi’nde Hikâye (1940-1960)

Bu dönemde Türk hikayeciliğine dört farklı anlayış hâkim olmuştur. Bununla birlikte Türk edebiyatında hikaye 1940-1960 arasında daha ziyade bireyin iç dünyasına yönelmiştir.

Bireyin iç dünyasını esas alan: Bu tarz eserlerde bireyin kendisi ve toplumla olan ilişkisi sorgulanmıştır. Ahmet Hamdi, Peyami Safa vb. sanatçılar bu anlayışa örnek gösterilebilir.


Toplumcu gerçekçi: Kalkınmanın ve eşitliğin köyden başlaması gerektiğini savunan bu anlayışa göre toplumsal sınıflar ortadan kaldırılmalıdır. Toplumcu gerçekçi hikayeler genellikle köy gerçekliğini anlatır. Samim Kocagöz, Sabahattin Ali ve Fakir Baykurt gibi yazarlar bu anlayışta eserler vermiştir.


Modernizmi esas alan: II. Dünya Savaşı’nın neden olduğu buhranla birlikte bireyin mutlak gerçekliği bilimde aramasına karşı çıkan bir anlayıştır. Nitekim insanlığın kurtuluşu olarak gösterilen bilim dünya savaşlarında milyonlarca insanın ölmesine neden olmuştur. Bu yüzden modernizmi esas alan metinlerde mekan ve zaman gibi kavramlar gerçekliğin yok edilebilmesi amacıyla belirsizleştirilir. Modernist eserlere göre görülenin arkasında farklı gerçeklikler vardır. Türk edebiyatında Oğuz Atay, Yusuf Atılgan, Bilge Karasu ve Sait Faik Abasıyanık gibi yazarlar bu anlayıştan etkilenmiştir.

Millî ve dinî duyarlılıkları yansıtan: Milli kültürün ve İslami duyarlılıklarını ön plana çıkarıldığı bu hikaye türünde Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi öncü yazarlardan sonra Hüseyin Nihal Atsız gibi ikinci dönem sanatçıları yetişmiştir.

EDEBİ AKIMLAR

Klasisizm, akıl ve sağduyunun ön planda olduğu bir akımdır. Bu akımda sadece soylular anlatılır. Bu akım Tanzimat 1. Dönem’in ilk evresinde Şinasi ve Ahmet Vefik Paşa üzerinde etki bırakmıştır.

Romantizm, duyguların ve tesadüflerin ön planda olduğu bir akımdır. Bu nedenle romantizm etkisindeki eserlerden teknik kusurlar fazladır. Sanat toplum içindir anlayışı bu akımda hâkimdir. Türk edebiyatında Tanzimat 1. Dönem’de etkili olan bu akım Namık Kemal ve Ahmet Mithat Efendi gibi dönem sanatçılarında görülür.

Realizm, gözlem ve gerçekliğin ön planda olduğu akımdır. Türk Edebiyatı’nı derinden etkileyen bu akım Recaizade Mahmut Ekrem’in Araba Sevdası adlı romanı ile birlikte Türk edebiyatına girmiştir. Daha sonraki yıllarda Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi kalemler realizmin Türk edebiyatındaki en güzel örneklerini vermiştir.

Natüralizm, realizmin gerçekçiliğini yeterli bulmayan bir akımdır. Natüralist eserlerde en ön plana çıkan olgu deney ve soyaçekimdir. Türk edebiyatındaki önemli temsilcileri Beşir Fuat, Nabizade Nazım ve Hüseyin Rahmi Gürpınar’dır.

Sembolizm, anlamdan ziyade ahenk ve kelime seçimlerine önem veren bir şiir akımıdır. Bu tarzda yazılan şiirlerde kelimelerin uzak çağrışımlarından yararlanılır. Türk edebiyatındaki en büyük temsilcileri öz şiir hareketine destek veren şairler ve Yahya Kemal Beyatlı, Cenap Şahabettin, Ahmet Haşim’dir.

Parnasizm, realizmin şiirdeki karşılığıdır. Şiirde ahenge önem veren bu akım günlük dilde kullanılmayan eskimiş kelimeler dahil birçok yeni kelimeyi şiire sokmuştur. Türk edebiyatındaki en önemli temsilcileri Cenap Şahabettin ve Tevfik Fikret’tir.

Kaynakça [References]

Rukalski, Z. (1969). Maupassant and Chekhov: Similarities. Canadian Slavonic Papers11(3), 346-358.

MEB 11. Sınıf Ders Kitabı

Özet
Türk Edebiyatında Hikaye ve Edebi Akımlar
Başlık
Türk Edebiyatında Hikaye ve Edebi Akımlar
Açıklama
Gerçek veya gerçeğe uygun olayların anlatıldığı romandan kısa düzyazı türüne hikâye adı verilir. Dünya edebiyatına bakıldığı zaman hikaye türünde temelde iki farklı yaklaşım görülecektir. Bu iki temel hikaye türü olay hikayesi ve durum hikayesi olarak adlandırılır.
Yayımcı
Yayımlayan
Simit Çay Edebiyat (Akademik)
Logo

4 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mission News Theme Compete Themes tarafından yapılmıştır.