GENEL

Kaside: Bir sanatçıyı övmenin veya yermenin onun başarısına etkisi nedir?

Paylaş

Kaside, divan edebiyatındaki övgü şiirlerinin genel adıdır. Yergi şiirlerine ise hicviye denir. Bu türün en büyük şairi Nefi‘dir. Bir şiirin kaside olarak adlandırılmasını sağlayan en belirgin şekil özellikleri ise bu nazım biçiminin, aa-ba-ca(…) kafiye örgüsü ile 33-99 beyit arasındaki bir uzunlukta yazılmasıdır. Peki, bir sanatçıyı övmenin veya yermenin onun başarısına etkisi nedir?

Cevap: Bir şairi övmek ya da yermek onun sanat anlayışını etkiler. Çünkü sanatçı da sonuç olarak insandır ve yazdığı şeyin takdir edilmesini bekler. Eserleri takdir edilen bir sanatçı yazdığı yazıların kalitesi ve değeri hususunda kendisini de ikna etmiş olur. Nitekim bir sanatçının değeri onu okuyan kitle ile birebir ilişkilidir. Az veya fazla fark etmeksizin okur kitlesi olmayan hiçbir kimse yazar olamaz.

Der-Ta’rîf-i Şehr-i Edrine bâ-Medh-i Sultân Ahmed Hân İncelemesi için tıklayın

Belirli bir okur kitlesine ulaşan yazarlar yaptıkları işin doğruluğu ve devamı konusunda kendilerini daha motive hissederler. Aksi takdirde ne kadar iyi bir edebi zevke sahip olunursa olunsun okur kitlesine ulaşılamadığında, bu durum sanatçının yeni yazılar kaleme almak konusundaki isteğini törpüleyecek  bir duruma evrilebilir.

Kasidelerin şairlere etkisi

Öncelikle şunu söylemek gerekir ki bir yazar eleştiriyorsa kitapları okunuyor demektir. Bu da belirli bir okur kitlesine ulaştığı anlamına gelir.

Yazar yapıcı eleştirileri kendisini geliştirmek için bir fırsat olarak gördüğünde bu onun edebî yönünü yükseltmesi açısından yeni fırsatlar doğuracaktır.

Tabii ki herhangi bir yazar haksız ve aşırı eleştirilerle muhatap olduğunda bu, onun yazma isteğini köreltebilecek bir raddeye ulaşabilir. Örneğin Garip şiiri ilk ortaya çıktığında Garipçilerin yapmak istediğini anlamayan bazı kesimler, onları çok ağır bir şekilde eleştirmiştir. Ancak bu durum karşısında yılmayan Garipçiler kendilerini Türk edebiyatının önemli topluluklarından biri olarak edebiyat tarihine yazdırmıştır.

Yoğun ve hoşgörü içermeyen eleştirilere maruz kaldığı için yazarlık kariyerini noktalayan isimler de vardır. Nitekim birey yaptıklarının beğenilmediği bir durumda, motivasyonunu kaybeder.

Övgü Şiirleri: Kasideler

Türk edebiyatında övgü denildiğinde akla gelen ilk kavram kasidelerdir. Kasideler divan edebiyatında şairlerin yaratıcıyı, peygamberleri, bir devlet büyüğünü, bir din büyüğünü vb. övdükleri şiirlerdir. Hatta şairler fahriye adı verilen kasideler ile kendilerini de överler. Türk edebiyatında bu türün en önemli temsilcisi Nef’i olup o yazdığı fahriyelerde kendisini söz ülkesinin sultanı olarak tanıtmaktadır. Nef’i Türk edebiyatında kaside denince de akla gelen ilk şairdir.

Allah’ın birliğini anlatan kasidelere tevhit, Allah’a yakarış içeren kasidelere münacat, Hz. Muhammed sevgisini anlatan kasidelere naat denir. Devlet büyükleri ise kasidenin ana bölümü olan methiyede övülür.

Türk edebiyatında en ünlü kasideler Hz. Muhammed’i övmek için yazılan Vesiletü’n-Necat ve Su Kasidesi adlı eserlerdir. Vesiletü’n-Necat, Süleyman Çelebi tarafından yazılmış ve Türk kültüründe “Mevlit” olarak bilinmiş, Anadolu öğretisinde geleneksel bir dinî metin hâlini almıştır. Su Kasidesi ise Fuzûlî tarafından yazılmıştır.

Kasidenin şekil özellikleri nelerdir?

Kasideler, aa-ba-ca (…) uyak şeması ile yazılır. Bu açıdan gazele benzer. Genellikle kasideler 33-99 beyit arasında bir uzunluğa sahiptir. Türk edebiyatında kaside denilince akla Ahmet Paşa, Nef’î, Fuzûlî ve Bâkî gelir.

Nef’î’den bir kaside örneği:

Der-Ta’rîf-i Şehr-i Edrine bâ-Medh-i Sultân Ahmed Hân İncelemesi

Edirne Şehrengizi veya Sultan Ahmet Han Kasidesi olarak da bilinen ve bercestelerle dolu bu eser Nef’î tarafından yazılmıştır.

Şair, Edirne şehrinin güzelliğini anlatırken hangi unsurlardan yararlanmıştır?

Şiirde Edirne şehri bir cennete benzetilerek bu cennetin (Edirne’nin) gül bahçesi kadar güzel olduğu belirtilmektedir. Şehirde bulunan Osmanlı padişahının sarayı ise yine cennetin bir parçası olarak betimlemekte hatta bu saray Kabe’nin üzerinde bulunduğuna inanan kutsal Beyt-i Ma’mûr ile karşılaştırılmıştır. Sarayın zemini ise Kabe’nin zemini gibi cennet bahçesi bir alan olarak ifade edilmektedir.

Şiirde, Edirne’nin etrafının nehirlerle çevrili oluşuna gönderme yapılarak Edirne şehri yeşili ve nehirleri ile doğal bir cennet olarak tasvir edilmektedir. Ayrıca ırmak kenarlarındaki yeşillikler ve ırmağın şehre kattığı güzellik anlatılmakta, binaların ırmak üzerindeki yansımaları edebî bir dille aktarılmaktadır.

Bu betimlemeler kasidedeki şu beyitlerde bulunmaktadır:

Edrine şehri mi bu yâ gülşen-i Me’vâ mıdır?
Anda kasr-ı pâdişâhî cennet-i a’lâ mıdır?

Beyt-i Ma’mûr-ı felek mi ol fezâda ol sarây
Yâ zemîni cennet olmuş Kâ’be-yi ulyâ mıdır?

Cûylar mı devr iden tarf-ı çemen-zârın yahûd
Mâ’i pervâz ile kat’ olmuş yeşil hârâ mıdır?

Sebz ü hurrem bir fezâ mı her kenâr-ı cûy-bâr
Yâ miyân-ı cûda aks-i künbed-i hadrâ mıdır?

Hıfz içün yahûd vücûd-ı pâdişâhı cûylar
Pâsbân-ı genç-i devlet olmuş ejderhâ mıdır?

Metinde şair, I. Ahmed’i nasıl övmüştür?

Bu kasidede Sultanahmet özellikle adaleti yönüyle övülmekte ve yüce bir adalet duygusuna sahip olduğu betimlenmektedir. Ayrıca şiirde hüsnütalil göze çarpar. Nitekim Edirne şehrinin bu kadar güzel olmasının sebebi padişahın buradaki güneş gibi varlığı olarak gösterilmiştir. Ayrıca padişahın son derece dinine düşkün bir kişi olduğu aktarılarak bu durumun şehre ve devlete ayrı bir güzellik kattığı anlatılmaktadır. Padişahın saltanatı ayın parlaklığına vurgu yapılarak yüceltilmektedir. Ayrıca padişah kudreti ile de İskender’e benzetilmektedir.

Yohsa şimdi eyleyen âb u hevâsın terbiyet
Âfitâb-ı devlet-i şâh-ı cihân-ârâ mıdır?

Ya’ni Sultân Ahmed-i âdil ki ferş-i dergehi
Arşdan a’lâ değilse çarhdan ednâ mıdır?

Şâh-ı dîn-perver ki teşrif-i kudûmiyle zemîn
Arşa nâz eylerse istignâsı istignâ mıdır?

Mâh-ı mülk-ârâ-yı devlet kim fürûğından felek
Mihrini fark eylemez pinhân mıdır peydâ mıdır?

Çarh ana ta’zîm idüp İskender-i Sânî dimek
Şânına nisbet meğer bir medh-i müstesnâ mıdır?

KAYNAKLAR

Köprülü, M. F. Osmanlı şiirinde Edirne.

Aydemir, Y. (2002). Türk Edebiyatında KasideBilig, (24), 133-168.

MEB 10. Sınıf Ders Kitabı

Tulga, O. C. A. K. (2002). XVII. Yüzyıl Şâiri Nef’î ve KasideTürkbilig, (3), 63-82.

Bu yazının tüm hakları simitcay.com’a aittir.

Özet
Başlık
Kaside: Bir sanatçıyı övmenin veya yermenin onun başarısına etkisi nedir?
Açıklama
Kaside ve bu türün sanatçıya etkisi nedir? Bir sanatçıyı övmenin veya yermenin onun başarısına katkı sağlayabileceğini düşünüyor musunuz? Kasideler övgü şiirleridir.
Yayımcı
Yayımlayan
Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri
Logo
admin

Son gönderiler

Shiba Coin Yorum — Shiba Inu geleceği ve Aralık 2021 yorumları

Shiba Inu (SHIB) coin, Dogecoin ve Floki ile birlikte köpeklerden ilham alarak oluşturulan kripto paralardan… Daha Fazla

Aralık 6, 2021

MANA Coin Yorum — MANA Token 2021 Aralık Yorumları

MANA coin, metaverse tabanlı geleceği parlak gibi gözüken bir kripto para birimidir. Decentraland MANA'nın her… Daha Fazla

Aralık 6, 2021

Hem Bağlaç Hem Edat Olan Kelimeler

Türk Dil Kurumu dikkate alındığında Türkçede hem hem bağlaç hem de edat olan kelimeler, ile… Daha Fazla

Aralık 5, 2021

Oyun Oynayarak Para Kazanma – En İyi 5 Metaverse Oyunu

Oyun oynayarak para kazanma fırsatı sunan, en iyi 5 metaverse oyununu bu yazımızda inceliyoruz. Metaverse… Daha Fazla

Aralık 5, 2021

Metaverse nasıl alınır? — Metaverse coin hangi borsadan alınır?

Geleceğin interneti olarak tasvir edilen metaverse satın almak için iki farklı yol tercih etmek mümkündür.… Daha Fazla

Aralık 4, 2021

Metaverse Arsa Fiyatları – En değerli 5 metaverse coin

İnsanların sanal bir dünyada keyifli vakit geçirip birçok işini hologramlarla halletmesini sağlayan metaverse teknolojisi sanal… Daha Fazla

Aralık 3, 2021