İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sanat nedir? – Özet ve düşünceler, sanat ve zevk arasındaki ilişki

“Sanat nedir?” sorusunun en etkileyici yanıtını Tolstoy verir: Sanat, insanların iletişim kurduğu duygudur. Birey başkasına bir zamanlar hissettiği bir duygu anlatmak istediğinde sanat başlar.

Leo Tolstoy’un 1897’de kaleme aldığı bu eser, sanatı güzellik ve estetiğe indirgeyen anlayışa karşı çıkar. Hayatı sanatla bütünleştirir. Tolstoy’a göre sanatı estetiğe indirgemek, yozlaşmış bir düzenin ifadesidir.

Tolstoy, sanat ile zevk arasındaki ilişkiyi eleştirir. Ona göre sanattaki en önemli unsurlar duygusallık ve iletişimdir. İnsanlarla açık iletiler yoluyla iletişim kuramayan metinlerdeki sanat, yararlı değildir. Sanat, başkalarının yönlendirdiği zevk üzerine inşa edilmemelidir.

Sanatı teorileştirmek, onun doğasına aykırıdır. Çünkü bu bireyin gerçek zevkini köreltir. Bunun yerine ona yeni bir zevk anlayışını dayatır. Bu da sanatın en önemli ilkesi olan özgürlüğü yok eder. Nitekim sahte bir sanat yaratır.

Sanat, kişinin kendi içerisinde doğan ve gelişen bir pırıltıdır. Oysaki günümüzde bir balerin kendi sanatını tek başına icra edemez hâldedir. Hatta devlet yardımından zengin zümrenin desteklemelerine kadar bir dizi fonlamaya bel bağlar. Ancak güzelliğin tezahürü olan bir kavram, hiçbir zaman farklı bir iradeye tahakküm edemez. Bu tahakküm sanatı endüstrileştirir.

Sanat anlayışı nedir, nasıl olmalıdır?

Sanat, sanatkâr ile izleyici ya da okur arasında doğal bir köprüdür. Yani bu iki muhatabı buluşturur. Bunu yaparken de duygusal bağlar kurar. Yani hakiki bir edebî eser ya da sanatsal yapıt, insanları duygusal olarak birbirine bağlar, kenetler. Bu sebeple Tolstoy’un bir sanat eserinde ve edebî kişilik dendiğinde aradığı en önemli kıstaslar açıklık ve samimiyettir.

Tolstoy, sanatın sınırlarını genişletmiş; karşı tarafa aktarılan her türlü insani ve doğal duyguyu sanat olarak nitelemiştir. Yani ona göre sanat sadece sınırları belli sanat dalları ile sınırlı değildir. O bu durumu şu şekilde açıklar:

Bir çocuk, bir kurtla karşılaşır ve çok korkar. Daha sonra bu deneyimini ve kendisini nasıl tehlikede hissettiğini farklı kişilere anlatan çocuk, onların da aynı duyguları hissetmesini sağlar. İşte bu harika bir sanat eseridir.

Tolstoy

Sanatın endüstrileşmesi nedir?

Tolstoy, sınırları belli otoriteler tarafından belirlenen sanat dallarına karşıdır. Ona göre bu sanat alanları, temelde ruhunu para ile doyuran zenginlerin finanse ettiği sahte bir estetiktir. Kısacası sanat da endüstrileşmiştir. Buna karşın bireyin gelişimi için çok daha büyük önem taşıyan eğitim alanına bu denli kaynak aktarılmamaktadır.

Bugünün dünyasında sinema, tiyatro ve gazete gibi entelektüel alanlar, hayatını idame ettirmek için buralarda çalışan kişiler ile doludur. Böylelikle sanat, bir istihdam alanı hâlini almıştır. Böyle bir ortamda özgürlükçü ve bireyin özne olduğu bir alan keşfetmek mümkün değildir. Yine aynı sebepten dolayı sanatçıların büyük bir bölümü bir siyasi, ideolojik ya da inançsal kutbun himayesi altındadır. İşte Tolstoy’a göre bu gibi kişiler sanatçı değil sanayicidir.

Sahte sanat insanlara inanılmaz bir maliyet ile yapmacık duyguları sunar. Ancak hiçbir zaman hayata dair mükemmel bir bakış açısı sunamaz. Böylelikle insanlar gerçeklere değil algılara dair peşin kabul edilen bir zorbalığa maruz kalır. Bu yüzden günümüzdeki sanat yararlı değil, zararlıdır.

İlk yorum yapan siz olun

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.