İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Hayvan Çiftliği Konusu ve Özeti (George Orwel) – Yorum ve Alıntılar

Hayvan Çiftliği konusu bakımından komünizm yönetiminin hiçbir zaman eşit bir toplum düzeni inşa edemeyeceği tezini savunan bir George Orwell romanıdır. 1945 yılında kaleme alınan eser, fabl türünde yazılan bir siyasi eleştiri klasiğidir. Romanda Stalinizmi eleştirmek için söylenen “Bütün hayvanlar eşittir ancak bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir.” cümlesi romanın ana düşüncesini simgeler. Aşağıda romanın konusu, özeti, karakterleri (kahramanları), yorumu ve alıntıları hem yazılı hem de video içerisinde açıklanmıştır.

Romanın Türkçeye ilk çevirisi Ateşten Gömlek ve Sinekli Bakkal gibi romanları ile tanınan Halide Edip Adıvar tarafından yapılmıştır. Ayrıca Hayvan Çiftliği, 14 yaş ve üzeri öğrenciler için uygundur.

Video: Hayvan Çiftliği romanı tanıtımı (Betül PALACI).

Hayvan Çiftliği Özet

Olay İngiltere’deki bir çiftlikte geçer. Willingdon’daki bir çiftlik sahibi olan Bay Jones alkolik ve iş bilmez bir adamdır. Nitekim zamanla çiftlik hayvanlarına ona karşı isyan bayrağını açar. İsyancıların başında ise yaşlı bir domuz olan Koca Reis vardır.

Koca Reis, hayvanların kin ve nefretini artırarak onları devrime hazırlar. Onlara toplumsal öfke ve birlikteliği perçinleyen marşlar ezberletir. Etkili konuşmalar yapar. Ancak ömrü devrimi görmeye yetmez.

Devrim diğer domuzlardan olan Snowball ve Napolyon’un komutasında başarıya ulaşır. Artık çiftliğin adı “Hayvan Çiftliği” olarak anılır. Böylelikle yeni bir toplum inşa dönemi başlar. Bu yeni dönemin mottosu “Tüm hayvanlar eşittir.” prensibidir. Bu prensibin dışında altı temel emir daha vardır.

Başlarda sistem takır takır işler. Çiftlikte büyük bir bolluk vardır. Nitekim devrimin kahramanları olan Snowball ve Napolyon, kültürel ve eğitsel faaliyetlere ağırlık verir. Bu ikili, bizzat çiftlikteki hayvanların eğitimi ile ilgilenir. Ancak zamanla bu iki lider, halkın refahının temel sebebi olarak kendilerini görmeye başlar. Artık kendilerini imtiyazlı gören bu yöneticiler, yaşam tarzı olarak diğer hayvanlardan ayrışma noktasına gelir.

Hayvan Çiftliğinde toplumsal sınıfların yeniden oluşması

Snowball ve Napolyon kendi toplumsal statülerini yükseltip imtiyazlı bir zümre hâline gelirken buna “kişisel sağlıklarını” koruma bahanesini üretir. Yani komünist sistem de yavaş yavaş tıpkı kapitalizm gibi sınıf ayrımcılığını inşa etmiştir.

Tüm bunlar olurken çiftliğin sahibi Bay Jones, çiftliğini hayvanlardan geri almak için başarısız bir girişimde bulunur. Bu durum Snowball ve Napolyon iktidarını iyice güçlendirir. Ancak bu kez bu ikili arasında sorunlar başlar. Çiftlikteki yel değirmenlerinin yenilenmesi konusunda bu iki isim görüş ayrılığı yaşar.

Snowball’u alt etmek isteyen Napolyon çiftlikteki köpeklerin onu kovalamasını salık verir. Bu olayın ardından Napolyon kendini mutlak hâkim ilan eder. Yönetime domuz dışındaki hayvanların katılımını kaldırıp yönetici komiteyi kurar.

Çiftlikte gücün tek kişide toplanması

Hayvan Çiftliği içerisinde artık sıra siyasi temizliklerdedir. Napolyon, çiftlik hayvanlarını daha güzel bir yaşam vaadiyle yel değirmenlerinin inşa işleri için ağır bir çalışma içerisine girmeye ikna eder. Ancak bir rüzgârda yapılan her şey yıkılır. Napolyon bunu kullanır ve bu durumun Snowball’un bir sabotajı olduğunu iddia eder.

Böylelikle Napolyon tüm gücü eline almış, Snowball’un destekçilerini ortadan kaldırmıştır. Çiftlik yaşamı gün geçtikçe kötüye gitse de hâlâ koyunlar başta olmak üzere çok sayıda hayvan Napolyon’u savunmaya devam etmektedir. Başkaldıranlar ise kısa sürede ortadan kaldırılmaktadır. Artık her gün “Yoldaş Napolyon” marşı okunmakta ve Napolyon tıpkı bir insan gibi yaşamaktadır.

Bütün hayvanlar eşittir ancak bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir

Komşu çiftlik sahibi Bay Frederick’in çiftliğe saldırısı büyük kayıplar uğruna önlenir. Bu domuzların iktidarını daha da perçinler. Artık çiftlik hayvanları yaşadıkları kötü hayatın farkında değildir. Tek bildikleri itaattir.

Napolyon ve onun baş adamı Squealer çiftlikte bir insan kimliğinde keyif içerisinde yaşar. Hatta Beygir Boxer gibi emektar hayvanları para kazanmak için gizlice satmaya ve sonrasında onların kaybolmasını bir yas vesilesi olarak sunma gibi tertipler iyice sıklaşır. Artık tüm çiftlik domuzlar için yaşamaktadır.

Napolyon ve çevresi, her akşam zevk içerisinde partiler verir. Nitekim bu partilere çevredeki çiftlik sahiplerini de davet ederler. Artık dışarıdan bakıldığında domuzların insanlardan hiçbir farkı kalmamıştır.

Hayvan Çiftliği Karakterler

Hayvan Çiftliği romanındaki karakterlerin tamamı alegorik ve sembolik değerler taşır. Nitekim roman genel olarak komünizmin ortaya çıkış serüvenini sembolik bir dille eleştirmektedir.

Koca Reis: Bir değişim öncüsüdür. Hayvanları Bay Jones’a karşı kışkırtmış ve devrimin yol göstericilerinden olmuştur. Bu açıdan Lenin‘i simgeler. O isyanın başarıya ulaşmasını göremeden ölür. Fakat Koca Reis’in ölümü de aslında devrime ilham veren bir kimlik taşır.

Bay Jones: Çiftliğin sahibidir. Zamanla hayvanlar onun yönetiminden rahatsızlık duyar. Böylelikle çiftlikte çıkan isyan sonucu devrilir. Romanda sembolik olarak Ekim Devrimi ile birlikte tahttan indirilerek öldürülen Çar II. Nikolay‘ı temsil etmektedir.

Napolyon: Stalin‘i temsil eder. Bay Jones’un devrilmesinde pay sahibidir. Fakat zamanla çiftlikteki hayvanları kendi hizmetkârı hâline getirmiştir. Otoriter ve acımasız bir yapısı vardır. Kendisine karşı çıkanları ortadan kaldırmıştır.

Snowball: Aslında Stalin ile giriştiği mücadeleyi kaybedip sürgüne gönderilen Lev Troçki’yi simgeler. Çiftlikteki bazı olumsuzlukların farkındadır ancak aslında temel amacı hayvanların refahını artırmaktan çok Napolyon’un tek başına iktidarı ele geçirmesini engellemektir.

Squealer: Napolyon’un emellerini gerçekleştirmek için kullandığı sağ koludur.

İlk yorum yapan siz olun

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir