Bu yazımızda kaside nazım şekli yani biçimi özellikleri ile işlenmektedir. Ayrıca kasidenin bölümleri, Türk edebiyatındaki önemli temsilcileri ve en güzel kaside örnekleri anlatılmaktadır. “Kaside nedir?” soruna yanıt aranmaktadır.
Kaside, divan edebiyatında şairlerin yazdıkları övgü amaçlı şiirlere denir. Bir şiirin kaside olarak adlandırılmasını sağlayan en belirgin şekil özellikleri ise bu nazım biçiminin, aa-ba-ca(…) kafiye örgüsü ile 33-99 beyit arasındaki bir uzunlukta yazılmasıdır.
Türk edebiyatında övgü denildiğinde akla gelen ilk kavram kasidelerdir. Kasideler divan edebiyatında şairlerin yaratıcıyı, peygamberleri, bir devlet büyüğünü, bir din büyüğünü vb. övdükleri şiirlerdir. Hatta şairler fahriye adı verilen kasideler ile kendilerini de överler.
Türk edebiyatında bu türün en önemli temsilcisi Nefi olup o yazdığı fahriyelerde kendisini söz ülkesinin sultanı olarak tanıtmaktadır. Nef’i Türk edebiyatında kaside denince de akla gelen ilk şairdir.
Özet olarak kaside nazım şekli genel özellikleri şunlardır:
Allah’ın birliğini anlatan kasidelere tevhit, Allah’a yakarış içeren kasidelere münacat, Hz. Muhammed sevgisini anlatan kasidelere naat denir. Ayrıca devlet büyükleri ise kasidenin ana bölümü olan methiyede övülür.
Türk edebiyatında en ünlü kasideler Hz. Muhammed’i övmek için yazılan Vesiletü’n-Necat ve Su Kasidesi adlı eserlerdir. Vesiletü’n-Necat, Süleyman Çelebi tarafından yazılmış ve Türk kültüründe “Mevlit” olarak bilinmiş, Anadolu öğretisinde geleneksel bir dinî metin hâlini almıştır. Su Kasidesi ise Fuzûlî tarafından yazılmıştır.
Öncelikle şunu söylemek gerekir ki bir yazar eleştiriyorsa kitapları okunuyor demektir. Yani bu da belirli bir okur kitlesine ulaştığı anlamına gelir.
Yazar yapıcı eleştirileri kendisini geliştirmek için bir fırsat olarak gördüğünde bu onun edebî yönünü yükseltmesi açısından yeni fırsatlar doğuracaktır.
Tabii ki herhangi bir yazar haksız ve aşırı eleştirilerle muhatap olduğunda bu, onun yazma isteğini köreltebilecek bir raddeye ulaşabilir. Örneğin Garip şiiri ilk ortaya çıktığında Garipçilerin yapmak istediğini anlamayan bazı kesimler, onları çok ağır bir şekilde eleştirmiştir. Ancak bu durum karşısında yılmayan Garipçiler kendilerini Türk edebiyatının önemli topluluklarından biri olarak edebiyat tarihine yazdırmıştır.
Yoğun ve hoşgörü içermeyen eleştirilere maruz kaldığı için yazarlık kariyerini noktalayan isimler de vardır. Nitekim birey yaptıklarının beğenilmediği bir durumda, motivasyonunu kaybeder.
Bir şairi övmek ya da yermek onun sanat anlayışını etkiler. Çünkü sanatçı da sonuç olarak insandır ve yazdığı şeyin takdir edilmesini bekler. Eserleri takdir edilen bir sanatçı yazdığı yazıların kalitesi ve değeri hususunda kendisini de ikna etmiş olur. Nitekim bir sanatçının değeri onu okuyan kitle ile birebir ilişkilidir. Az veya fazla fark etmeksizin okur kitlesi olmayan hiçbir kimse yazar olamaz.
Makale tam metnine ulaşın (PDF). Öz: Orhun Yazıtları, İslamiyet öncesinde Orta Asya bozkırında yaşayan göçebe… Daha Fazla
Türkiye’nin en köklü şiir yarışmalarından biri olan Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri Şiir Yarışması’nın 12.sinin sonuçları… Daha Fazla
Kağan, Türk ve Moğol devletlerini yöneten hükümdarların unvanıdır. Bu sebeple tarihteki Türk devletlerinin yönetim şekline… Daha Fazla
İsim tamlamalarını oluşturan isim ya da zamirlerin arasına gelerek bu kelimeler arasında ilişki kuran eke,… Daha Fazla
Günümüzde yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte “deepfake” kavramı giderek daha fazla tartışılır hâle gelmiştir. Türkçede… Daha Fazla
Özet Kitapçığıİndir 16–18 Mayıs 2025 tarihleri arasında Buhara’da düzenlenen Uluslararası Dil ve Edebiyatta Sağlık Sempozyumu,… Daha Fazla