İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazıların kategorisi: “EDEBİYAT SÖZLÜĞÜ”

Edebiyat ansiklopedisi görevindeki bu sözlük, özellikle ortaöğretim ve üniversite düzeyindeki öğrencilerin aradıkları nitelikli edebî ve dil bilimsel bilgilere ulaşmasını amaç edinmektedir. Sözlüğümüz, gün geçtikçe çeşitlenmekte ve ansiklopedi özelliğini kazanmaktadır. Siz de dilerseniz, iletişim bölümünden bize ulaşarak ansiklopedimizi geliştirmemize yardımcı olabilirsiniz.

Tamlamalar (İsim ve Sıfat Tamlamaları): Türkçenin Dil Bilgisi

Bir ismin; farklı bir isim, zamir veya sıfattan sonra gelerek oluşturduğu sözcük öbeklerine tamlama adı verilir (bk. TDK Güncel Türkçe Sözlük). Türkçede tamlamalar, isim tamlamaları ve sıfat tamlamaları olarak ikiye ayrılır. İsim tamlamaları ise kendi arasında üçe ayrılır. Konu anlatımının .pdf formatındaki mobil uyumlu sürümünü indirmek aşağıdaki bağlantıya tıklayınız. Tamlamalar ile İlgili Özellikler 1. Tamlamalar tamlayan ve tamlanan olmak üzere iki unsurdan oluşur:   evin …

Sıfatlar (Ön Adlar): Türkçenin Dil Bilgisi

Sıfatlar, isimleri nitelendiren ya da belirli hâle getiren kelimelerdir. Sıfatlar genellikle isimlerden hemen önce kullanılır. Bununla birlikte unvan sıfatları isimlerden sonra da gelebilir. Yine bazen cümleler kurallı dizilimin dışına çıktıklarında sıfatlar isimden sonra da gelebilmektedir. Sıfatlara örnek vermek gerekirse kırmızı ev, başarılı okul, aşağıdaki soru, son savaşçı, sert kaya, Ahmet Paşa, ağlayan kaya, tanıdık insan, bildiğim soru, volkanik dağ, düşsel sorgulamalar, yanar dağ, ölmez çiçek…

Bir edebi metne başlık seçerken nelere dikkat edilmesi gerekir?

Not: Başlık Türk edebiyatında Tanzimat sonrasında kullanılmaya başlanmıştır. Divan edebiyatında şiirlerin bir başlığı yoktu ve şiirler konularına veya rediflerine göre adlandırılırdı. Çünkü divan şiirinde genel anlamda dizeler arasında anlam bütünlüğü yoktu. (bk.) Kısaca Metin; başlık, alt başlık ve paragraflara ayırarak daha rahat okunur, kolay anlaşılır ve ilgi çekici hâle gelir. (bk.) KAYNAKÇA Büyük Türkçe Sözlük (Çevrim İçi) Hedef Metni Başlık, Alt Başlık ve Paragraflara Ayırma

Kahramanlık Konulu Halk Hikayeleri: Filmler ve Edebi Eserler

Kahramanlık konulu halk hikayeleri günümüz romancılarını, şairlerini ya da sinema sektörünü önemli ölçüde etkilemiştir. Çünkü toplumlar, tarihleriyle var olurlar ve tarihlerinden etkilenirler. Toplumların tarihlerinde yer alan büyük başarılar, zaferler ve kahramanlar, o ulusun geleceğe güvenle bakabilmesi için öz güven kazandırır. Bir toplumun yükselebilmesi ve muasır uygarlıkların seviyesine ulaşabilmesi için bu öz güven mutlak surette gereklidir. Halk bilgisi ürünleri, toplumsal hafıza ve kültürel bellek aktarımını sağlayan…

Okunması Gereken Kitaplar (Öneri)

Okunması gereken kitaplar listemize hoş geldiniz. Bu yazımızda sizlere hayatınız boyunca mutlaka okuması gereken kitaplar içerisinden 50 kitaplık bir liste hazırladık. Tabii ki bu liste, kişisel zevkleri yansıtan öznel bir çalışma. “Ne okuyayım?” diye düşünüyorsanız, listemizden yararlanabilirsiniz. Okunması gereken kitaplar listemizin ilk sırasını Salinger’in Çavdar Tarlasında Çocuklar adlı başyapıtı dolduruyor. Okunması Gereken Kitaplar Listesi (50 adet) 1. Çavdar Tarlasında Çocuklar – Jerome Salinger2. İnci –…

Rabguzî ve Kısasü’l-Enbiyâ

Rabgûzî ya da Nâsırü’d-dîn bin Burhânü’d-dîn er-Rabgûzî, Harezm sahası Türk edebiyatının nesir alanındaki ilk temsilcilerindendir. 12. ve 13. yüzyıllarda yaşamıştır. Onun yazdığı Kısasü’l-Enbiya adlı eser Harezm Türkçesi ile yazılan ilk yapıttır. Rabguzî, Ribât Oğuz kasabasında doğduğu için Rabguzî mahlasını kullanmıştır. Asıl mesleği kadılıktır. Rabguzî’nin dili Kutadgu Bilig’in yazıldığı Hakaniye Türkçesi ile Çağatay Türkçesi arasındaki geçiş sürecinin özelliklerini gösterir. Kısasü’l-Enbiya, Harezm Türkçesi ile yazılan önemli bir…

Dil İçerisindeki Özel Diller: Jargon, Argo ve Kişisel Dil

Dillerin belirgin kullanılma alanlarında özel diller oluşur. Özel dillere dilce adı da verilir. Dilceler, günlük dil ve ölçünlü dil dışında kalan kendine özgü bir ifade alanını tanımlar. Özel dillerin günlük yaşamda iletişim amacıyla müracaat ettiğimiz dillerden en büyük farkı, dilcelerin belirli topluluklara ya da bireylere hitap etmesi yani sınırlı bir kullanımı olmasıdır. Özel diller üçe ayrılır: Jargon: Belirli bir meslek grubunun kendi arasında kullandığı özel…

Türklerin Kullandığı Alfabeler: Türkler Niçin Farklı Alfabeler Kullanmıştır?

Türkler tarih boyunca birçok alfabeyi kullanmıştır. Bu alfabelerden Göktürk, Uygur, Arap, Latin ve Kiril alfabeleri uzun süre ve geniş ölçüde kullanılan alfabeler olmuştur. Bu alfabelerin yanında Mani, Brahmi, Tibet, Süryani, İbrani ve Grek alfabeleriyle de yazılan Türkçe metinler vardır. Türklerin tarih boyunca farklı alfabeler kullanmalarının temel nedenleri şunlardır: 1. Eğitsel nedenler: Özellikle 20. yüzyıldan itibaren alfabe tercihlerinde eğitsel nedenler ön plana çıkmıştır. Çünkü bu yüzyıldan…

Türkçenin tarihî dönemlere ayrılmasında hangi ölçütler belirleyici olmuştur?

Türkçenin tarihî dönemlere ayrılmasındaki en önemli ölçütler şunlardır: Coğrafya: Ana vatanı Orta Asya olan Türklerin farklı coğrafyalara göç etmeleri sonucunda birçok Türk dili arasında farklılıklar ortaya çıkmıştır. Coğrafya farkı arttıkça aynı dili konuşan insanların bir süre sonra anlaşmakta zorlandıkları görülür. Örneğin Sibirya’da yaşayan Saha Türkleri, çok erken dönemde Orta Asya’daki Türk topluluğu ile uzaklaştığı için bugün Sahaların konuştuğu Yakutça, Türkiye Türkçesi ile oldukça farklı bir ses…

Türkçeyi diğer dillerden ayıran en belirgin özellikler nelerdir?

Türkçe sondan eklemeli bir Altay dili olduğu için Altay dil ailesinin temel özelliklerini barındırır. Bu özellikler şunlardır: Türkçede dil bilgisel bir cinsiyet kategorisi yoktur. Örneğin İngilizcedeki gibi “o” kişi zamiri için erkek (he) ve kadınlar (she) için farklı sözcükler tercih edilmez. Öğretmen denildiğinde, bu hem kadın hem de erkek öğretmeni karşılar. Oysaki Arapçada erkek öğretmene muallim, kadın  öğretmene ise muallime denilir. Türkçe sondan eklemeli bir…

Dil ve Kültür Arasındaki İlişki ve Kültürel Gösterge Bilimi

Kısaca: Dili kullananlar, daha önceki insanların oluşturduğu kültürel kodlardan etkilenir. Konuşma esnasındaki kelime tercihlerini toplumun onlara sunduğu kelime havuzunun içinden yaparlar. Aynı zamanda insanlar kültürlerini gelecek nesillere kültürleriyle taşırlar. İşte bunun için dil ve kültür birbiriyle ilişkilidir. Bununla birlikte “Dil ve kültür arasındaki ilişki nedir?” sorusunun aslında birden fazla yanıtı vardır. Bu yanıtları yazının devamında bulacaksınız. İnsan iletişiminde kültür, işaretlerin oluşturulması ve etrafındaki her şeye…

Ottova Rima Nazım Biçimi

Ottova rima, uyak örgüsü a-b-a-b-a-b-c-c olan sekiz satırlık bir nazım biçimidir. İtalya edebiyatı çıkışlı bu biçim, özellikle 15. ve 16. yüzyılda başta İtalya olmak üzere İspanya ve Portekiz’de birçok şair tarafından kullanılmıştır. Bu biçimi kullanan şairlerden en önemlileri Ludovico Ariosto, Torquato Tasso, Alonso de Ercilla y Zúñiga ve Luís Vaz de Camões’tir. Ottova rima başlangıçta kahramanca temalar üzerinde uzun şiirler için kullanılmış, daha sonra genel…

Kısa Nesir (Düzyazı Parçası)

Kısa nesir, kullanılan karakter sayısı sınırlı olan ve genel bağlamda sorgulayıcılık içeren düzyazılar için kullanılan genel bir addır. Kısa nesirler, edebî metin sınıfında olabilir ya da olmayabilir. Kısa nesir, kısa öykü anlamına gelmez. Bu türdeki yazılar kısa öykülerden çok daha az hacimlidir. Diğer bir deyişle bu yazılar genellikle 1.000 sözcükten daha az kelime içerir. Küçük boyutlarından dolayı, kısa nesir parçaları, yüksek düzeyde sözdizimi yoğunluğuna erişebilir.…

Kişileştirme (Teşhis) ve Antromorfizm Sanatları

Kişileştirme veya teşhis, insan niteliklerinin hayvanlara, nesnelere veya fikirlere verildiği bir edebî sanattır. Bir metinde kişileştirmenin olması, insansız bir şeyin insanmış gibi gösterilmesi anlamına gelir. Kişileştirme duygular, istekler, istençler, hareketler ve konuşma gibi insan niteliklerini genellikle bir metafor vasıtasıyla başka bir varlığa aktarmaktadır. Kişileştirme Türkçe kişi kelimesinden türetilmiştir. Teşhis ise Arapça şahıs kelimesi ile ilintilidir. Kişileştirme sanatının karakteristik olduğu edebî tür fabllardır. Kişileştirme metinlerin yanında…

Düzyazı (Nesir)

Düzyazı, Türk Dil Kurumu tarafından “şiir olmayan söz ve yazı, nesir, mensur, inşa” olarak tanımlanmaktadır. Batı dünyasında ise düzyazı daha çok Eski Fransızca bir kelime olan “prose” ile karşılanmıştır. Düzyazı yazılı dilin doğal biçimidir. Bu biçimde, tablolaştırma veya sıralama yapılmaz. Yani her cümle kendisinden sonra gelen cümle ile söz dizimsel ilişki içerisindedir. Günlük iletişimde kullanılan dil ile doğru orantılı olan düzyazıda özel bir ritim bulunmaz.…

Anjambman ve Dize

Şiirsel yapılarda bulunan tek ölçümlü çizgilere dize denir. Basit anlamda, şiirin her bir satırı bir dizeyi oluşturur. Anjambman ise şiirdeki dizenin tek bir satırda bitmeyip bir alt satıra taşmasıdır. Bu nedenle anjambmana dize taşırma da denir. Türk Dil Kurumu “dize” kelimesini şiirin satırlarından her biri, mısra olarak tanımlamaktadır. Bununla birlikte, Batı şiirinde dize kavramı geleneksel olarak stanza yani dörtlük olarak bilinen nazım biriminin yerine de…

A

B

BİLİNÇ AKIŞI: Roman ve hikâyede başvurulan bir anlatma yöntemidir. Boynukara, bilinç akışı yöntemini “Bir roman kişisinin zihninden geçen gelişigüzel ve us dışı izlenimlerin akışını kayda geçirmeyi amaçlayan edebî bir teknik.” olarak tanımlamıştır. (Boynukara:1997,27) Bilinç akışı tekniği bireyin iç dünyasını okura sunmadaki etkili anlatımıyla dikkat çeken bir yapıya sahiptir. Bu yönüyle çağrışım, bilinç akışı tekniğinin vazgeçilmez ilkelerinden biridir. Aslında bu yöntemi, düşünsel öğelerin zihin sahasında kıyasıya mücadele etme süreci ve…

C

Ç

Mission News Theme Compete Themes tarafından yapılmıştır.