“Takvim yaprakları:
Kimi sevinç çığlıkları,
Kimi kederin gözyaşları” dedi küçük kız.
Sormayın yaşını başını,
Cevap mı bekliyorsunuz?
Küçük kız hissettiği yaştaydı dostlar,
Kumbarasında duyguları, söyleyecek sözleri vardı.
“Sevmek” dedi küçük kız,
Yunus’tan okuduğu gibi “Yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevmek”
“Saymak”dedi küçük kız,
Öpülesi eli de gülen masum gözleri de…
Yaşlısını ve gencini,
Barış abisinin dediği gibi 7’den 77’ye herkesi…
“Barış” dedi küçük kız,
Ata’dan öğrendiği gibi,
Yurtta da dünyada da barış…
Ve “ahlâk” dedi küçük kız,
Gül kokulu peygamberinin ahlâkı gibi,
Güzel ahlâklı eylesin Ya Rabb’i.
Küçük kız hem söyledi hem öğrendi, hem öğrendi hem söyledi,
Kalbine kötülüğü uğratmamaya gayret etti.
Biliyordu günahı da vardır sevabı da elbet ki,
Duaları kurtuluşuna bir vesiledir belki…
Bazen neşe bazen keder,
Uçuyordu takvim yaprakları.
Kelâm ona geldi ya,
“Kardeş” dedi küçük kız:
Söz düğümlendi!
Kalem anladı,
“Bir kardeşi olmalı insanın” diye yazdı,
Küçük kız “kardeşim” diyerek kaldı.
…
Üç nokta anlatır ya anlatılmazları,
Göz dalar, anılar canlanır,
Martın yirmi dördü derken,
Takvim yapraklarında gözyaşı…
Rumeysa KULA KILIÇ
Şairin diğer şiirleri
İnceliklerimin yorgun renkleri
Bir falez kıyısına vardığı vakit
Ruhumun köpükleri arasında
Bir metcezir yaşadı.
Tuz buz oldum
Kurudum
Ay tanığımdır.
Bu hipnoz anında hangi renklerim
silindi?
Bilmiyorum.
Peşine düşmeyeceğim.
Yorgunum.
Kimsesiz bir taş kadar yorgunum.
Etraftaki tuz kokusu inceliklerimi acıtıyor.
İçimde alüvyal toprakların oluşturduğu
Delta ovaları…
Bilmiyorsunuz neden deniz anaları beslediğimi
Her metcezir ile soldu renklerim
Şimdi bir ağacın gölgesinde.
Ruhumun solgun gülümseyişiyle sesleniyorum
Bilinmezliğin sesini
Bilinmezliğe hapsetmek için.
Dilimi anlıyor musunuz?
Rumeysa KULA KILIÇ
Gökyüzünde hiç bulut yok
Yıldızlar ışıl ışıl
Huzur kokuyor ıhlamur ağacı
Ve ben çatı katımda bu eşsiz güzelliğe ruhumu teslim ediyorum.
Az sonra olacaklardan habersizim.
Bir gözyaşı düştü dünyaya
Ruhumda kocaman bir çukur oluştu.
Her yer delik deşik
Ortalık yangın yeri
Kayıp giderken kaç kişi gördü?
Saymak istemediğim bir meteor yağmuruydu bu.
Oysa ben çocukken kayan yıldızları sayardım.
Bir tane bile görsem içim mutlulukla dolardı.
Ses çok uzaktan gelince kimse duymadı mı?
Oysa frekansı hesaplanamayacak kadar büyüktü.
Çığlıklar evrenin içinde mahpus.
Duymak irade içinde kalmış bugünlerde
Anlamaya çalıştım
Aklım almadı.
Gökte Ay ile Mars yan yana
Görüyorum
Bir daha görmeyeceğim
Biliyorum.
Ruhumdaki meteor çukuruna kirli ruhları gömmek istiyorum.
Suç mu?
Rumeysa KULA KILIÇ
Makale tam metnine ulaşın (PDF). Öz: Orhun Yazıtları, İslamiyet öncesinde Orta Asya bozkırında yaşayan göçebe… Daha Fazla
Türkiye’nin en köklü şiir yarışmalarından biri olan Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri Şiir Yarışması’nın 12.sinin sonuçları… Daha Fazla
Kağan, Türk ve Moğol devletlerini yöneten hükümdarların unvanıdır. Bu sebeple tarihteki Türk devletlerinin yönetim şekline… Daha Fazla
İsim tamlamalarını oluşturan isim ya da zamirlerin arasına gelerek bu kelimeler arasında ilişki kuran eke,… Daha Fazla
Günümüzde yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte “deepfake” kavramı giderek daha fazla tartışılır hâle gelmiştir. Türkçede… Daha Fazla
Özet Kitapçığıİndir 16–18 Mayıs 2025 tarihleri arasında Buhara’da düzenlenen Uluslararası Dil ve Edebiyatta Sağlık Sempozyumu,… Daha Fazla