Kağan, Türk ve Moğol devletlerini yöneten hükümdarların unvanıdır. Bu sebeple tarihteki Türk devletlerinin yönetim şekline de kağanlık adı verilir. Kelime günümüz Türkçesinde kişi adı olarak Kaan, Han ve Hakan biçimlerinde de mevcuttur. Ayrıca geliştirilmekte olan millÎ savaş uçağımızın adı da Kaan’dır. Bu isimlerin tamamı Göktürkçe ḳaġan kelimesinin türevleridir. Ayrıca kağanın eşine kağatun ya da hatun denir.
Ramstedt, Shiratori, Sinor ve Doerfer’e göre kelime Türkçe ya da Moğolca kökenlidir. Bununla birlikte tarihî kaynaklarda ilk olarak Siyenpiler tarafından kullanıldığı görüşü hâkimdir. Sinor’a göre kelime “kapkara” anlamına gelir. Çünkü Türklerde “kara” kelimesi hükümdarlık ile ilişkilidir.
Vovin, kelimenin ka “büyük” ve kan “hükümdar” kelimelerinin birleşiminden oluştuğu görüşündedir. Bu durumda kelime “büyük hükümdar” anlamındadır.
Kısacası kelimenin tam olarak nereden türediği açık değildir.
Kelime ilk kez bir Siyenpi kabilesi olan Tuyuhunlar tarafından Ordos Çölü’nde karşımıza çıkar. Bu kullanımın tarihi MS 3. yüzyıldır.
Kelimenin geniş anlamda kullanımı ise Cücenler Dönemi’ne rastlar. Daha sonra ise Göktürklerde bu isim Türklerle özdeşleşir.
Kağan unvanı sadece Türkler ve Moğollara özgü bir san olmaktan çıkmıştır. Türklerin ve Moğolların geniş coğrafyalara hükmetmesi bu ismi farklı coğrafyalara taşımıştır. Örneğin kelime Farsçaya hakan biçiminde geçmiştir. Yani hakan kelimesi kelimenin Farsça söylenişidir.
Bu unvan erken dönemde Latin metinlerinde khagan, gaganus, cagan şeklinde yer alır. Kelime Türkçe ve Moğolca sayesinde Hint ve Pakistan coğrafyalarına “khan”, Rusçaya “Каган”, Macarcaya “kagan”, Çinceye “kehan” ve Koreceye “gahan” biçiminde geçmiştir. Bu coğrafyalarda da hükümdar ve beyler bu unvanı kullanmıştır.
Anadolu Türklerinde bu unvan Osmanlı’nın yıkılmasına kadar etkin şekilde kullanımda kalmıştı: Abdülhamit Han, Fatih Sultan Mehmet Han vb.
Türk ve dünya tarihinde bu unvanı kullanan bazı önemli şahsiyetler şunlardır: Bilge Kağan, Fatih Sultan Mehmet Han, Cengiz Han, Ögeday Han, II. Abdülhamid Han, Ahmed Rıza Han (âlim), Sadiq Khan (Londra Belediye Başkanı), Aamir Khan (aktör), İmran Han (Pakistan Devlet Başkanı) vb.
Görüldüğü üzere uzun bir Türk devlet geleneği yaşayan Hint ve Pakistan coğrafyasında kelime hâlâ işlek olarak kullanımdadır. Çünkü bu coğrafyada kelime soyadı işlevi görmektedir.
Makale tam metnine ulaşın (PDF). Öz: Orhun Yazıtları, İslamiyet öncesinde Orta Asya bozkırında yaşayan göçebe… Daha Fazla
Türkiye’nin en köklü şiir yarışmalarından biri olan Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri Şiir Yarışması’nın 12.sinin sonuçları… Daha Fazla
İsim tamlamalarını oluşturan isim ya da zamirlerin arasına gelerek bu kelimeler arasında ilişki kuran eke,… Daha Fazla
Günümüzde yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte “deepfake” kavramı giderek daha fazla tartışılır hâle gelmiştir. Türkçede… Daha Fazla
Özet Kitapçığıİndir 16–18 Mayıs 2025 tarihleri arasında Buhara’da düzenlenen Uluslararası Dil ve Edebiyatta Sağlık Sempozyumu,… Daha Fazla
Yazar Alper Sadıç’ın 7. kitabı Islak Tezgâh, 25 minimal öyküden oluşmaktadır. Mythos Kitap aracılığı ile… Daha Fazla
Yorumlar