Kişileştirme veya teşhis, insan niteliklerinin hayvanlara, nesnelere veya fikirlere verildiği bir edebî sanattır. Nitekim bir metinde kişileştirmenin olması, insansız bir şeyin insanmış gibi gösterilmesi anlamına gelir.
Teşhis duygular, istekler, istençler, hareketler ve konuşma gibi insan niteliklerini genellikle bir metafor vasıtasıyla başka bir varlığa aktarmaktadır. Kişileştirme kelimesi, Türkçe kişi kelimesinden türetilmiştir. Teşhis ise Arapça şahıs kelimesi ile ilintilidir. Teşhis sanatının karakteristik olduğu edebî tür fabllardır.
Kişileştirmenin içerisinde konuşma da varsa bu kez buna intak denir. İntak kelimesini ile nutuk kelimesi aynı kökten gelmektedir.
Teşhis, metinlerin yanında görsel sanatlarda da çokça kullanılır. Örneğin bir çizgi filmdeki elma biçimindeki kahramanın insani davranışlar sergilemesi, bir resimdeki filin hortumuyla fotoğraf çekmesi görsel sanatlardaki kişileştirmelerdir.
Metinsel anlamda bakıldığında “Gökler ağladı.” dediğimizde bir teşhis yapmış oluruz. Çünkü hiçbir zaman gökler ağlamaz. Ağlamak insani bir davranıştır. Burada gök kelimesine insani bir davranış yüklenmiştir.
İnsan biçimcilik veya antromorfizm, kişileştirme sanatının farklı bir koludur. Antromorfizm sanatı, hayatta yaygın olarak bilinen bir kişinin özelliklerini taşıyan kurmaca karakterlerde bulunur. Bunun yanında genel antromorfik tipler de vardır. Bu tipler, özel bir insanın özelliklerini yansıtmaz. İnsani özellikler diyebileceğimiz edimleri taşır.
Bir çizgi filmde insani özellikler taşıyan bir köpek genel antromorfik bir kahramandır. Büyük İskender’in tarihî şahsiyetini yansıtan insan dışı bir varlık ise doğrudan antromorfik bir karakter olarak değerlendirilmelidir.
Kişileştirmenin olduğu yerde kapalı istiare sanatı da bulunur. Bunun sebebi kişileştirmelerde insandan bahsedilmemesine rağmen insan dışı varlığa insani özellikler yüklenmesi yani bu varlığın insana benzetilmesidir. Kişileştirme sanatının bağlantılı olduğu bir diğer sanat ise intak yani konuşturmadır. Bu sanatta da insan dışı bir varlığın insani bir davranış olan konuşma edimini gerçekleştirmesi gerekir. Bu durumda insani bir davranış gösteren yani konuşan varlık kişileştirilmiş olur.
Teşhis aynı zamanda kapalı istiare de ihtiva ettiği için bir intak sanatında hem teşhis hem de kapalı istiarenin bulunduğunu söylemek gerekir.
Bu yazı simitcay.com’da yayımlanmıştır.
Makale tam metnine ulaşın (PDF). Öz: Orhun Yazıtları, İslamiyet öncesinde Orta Asya bozkırında yaşayan göçebe… Daha Fazla
Türkiye’nin en köklü şiir yarışmalarından biri olan Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri Şiir Yarışması’nın 12.sinin sonuçları… Daha Fazla
Kağan, Türk ve Moğol devletlerini yöneten hükümdarların unvanıdır. Bu sebeple tarihteki Türk devletlerinin yönetim şekline… Daha Fazla
İsim tamlamalarını oluşturan isim ya da zamirlerin arasına gelerek bu kelimeler arasında ilişki kuran eke,… Daha Fazla
Günümüzde yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte “deepfake” kavramı giderek daha fazla tartışılır hâle gelmiştir. Türkçede… Daha Fazla
Özet Kitapçığıİndir 16–18 Mayıs 2025 tarihleri arasında Buhara’da düzenlenen Uluslararası Dil ve Edebiyatta Sağlık Sempozyumu,… Daha Fazla
Yorumlar