Tunus Türkleri, Tunus anayasasında tanımlanmış azınlıklardan biridir. Sayıları çeşitli kaynaklara göre 500 bin ila 2 milyon arasında değişmektedir. 2012’de, Tunus’taki Türk varlığı nedeniyle Türkçe eğitim programına dâhil edilmiştir. 1534’te İspanyolların Tunus’u işgal edeceği yönündeki haberler üzerine, Tunus halkının talebiyle Osmanlı ordusu 10.000 askerle Tunus’u ilhak etmiş ve bu askerler Tunus’a yerleştirilmiştir. Böylelikle Tunus’ta Osmanlı hâkimiyeti başlamıştır. Tunus, Libya, Cezayir ve Mısır ile birlikte en çok Türk azınlığın yaşadığı Kuzey Afrika ülkelerindendir.
Tunus’ta Gezilecek Tarihi Yerler Nerelerdir?
Abstract: Tunisian Turks are one of the minorities defined in the Tunisian constitution. Their numbers vary between 500 thousand and 2 million according to various sources. In 2012, it was included in the Turkish education program due to the Turkish presence in Tunisia. Upon the news that the Spanish would invade Tunisia in 1534, the Ottoman army annexed Tunisia with 10,000 soldiers at the request of the Tunisian people and these soldiers were settled in Tunisia. Thus, Ottoman domination started in Tunisia. Along with Tunisia, Libya, Algeria and Egypt, it is one of the North African countries with the highest Turkish minority population.
Tunus’un etnik yapısı 300 yıl boyunca Türklerin Anadolu’dan ve diğer Osmanlı topraklarından sürekli olarak bu topraklara göç etmesiyle önemli ölçüde değişmiştir. Ayrıca yerel unsurlarla evlenen Türk uyruklarının çocuklarına Köroğlu ya da Kuloğlu adı verilmiştir. Nitekim, “Türk” ve “Köroğlu” terimleri geleneksel olarak tam ve kısmi Türk uyruklarını ayırt etmek için kullanılmıştır. Tunus’taki Türk kökenli nüfus başkent Tunus, Mehdiye, Hammamet ve adalarda (Cerbe gibi) yoğunlaşmıştır. Ayrıca ülkenin kuzeyinde yer alan Hammam El Gezaz (Hammam Ghezèze), Arapçada “Oğuz hamamı” anlamına gelir ve bu yörede yoğunlukla Oğuz kökenli Türkler yaşamaktadır. Tunus Türkleri arasında İslam dininin Hanefi mezhebi yaygındır.
Ülkenin en turistik dört camisi Tunus Türkleri tarafından yaptırılmıştır. Jemaa Ettrouk yani Türkler Camii, Cerbe adasında bulunup Gazi Mustafa Paşa tarafından 16. yüzyılda inşa ettirilmiştir. Tunus tarihinde önemli bir yeri olan Hammade Paşa tarafından Türk mimarisine uygun sekizgen minaresiyle ön plana çıkan Hammade Paşa Camii ise 1655’te tamamlanmıştır. Tunus’taki Türk camilerinin en ilgi çekicilerinden biri ise bizzat İznik’ten getirilen rengârenk karolarla süslenip yapımında İstanbul’daki Sultan Ahmet Camii’nin esas alındığı Muhammed Bey ya da diğer adıyla Sidi Mahrez Camii’dir. 1631’de yaptırılan Yusuf Dey Camii, Osmanlıların Tunus’ta yaptığı ilk büyük camiidir. Bu camii 1926’dan beri şehir üniversitesinin bir eklentisi olarak kullanılmaktadır ve camiyi inşa ettiren Tunus beyi Yusuf Dey’in mezarı da buradadır.
Bununla birlikte, 19. yy.da yerel nüfusla yapılan evlilikler iktidardaki Türk kökenli aileleri yerli halkla ilişkilendirmiştir. Bugün bile birçok Türk, başlangıçta önemli sayıda Türk soylu tüccarların yönlendirdiği Souq el-Trouk’ta (Türk Çarşısı) iktisadi faaliyetlerine devam etmektedir.
2012’de, Tunus’taki Türk varlığı nedeniyle Türkçe eğitim programına dâhil edilmiştir. 1534’te İspanyolların Tunus’u işgal edeceği yönündeki haberler üzerine, Tunus halkının talebiyle Osmanlı ordusu 10.000 askerle Tunus’u ilhak etmiş ve bu askerler Tunus’a yerleştirilmiştir. Böylelikle Tunus’ta Osmanlı hâkimiyeti başlamıştır.
Türk toplumu yüzyıllar boyunca bölgenin siyasi yaşamına egemen olmuştur. Sonuç olarak, Tunus’un etnik yapısı 300 yıl boyunca Türklerin Anadolu’dan ve diğer Osmanlı topraklarından sürekli olarak bu topraklara göç etmesiyle önemli ölçüde değişmiştir. Ayrıca yerel unsurlarla evlenen Türk uyruklarının çocuklarına Köroğlu ya da Kuloğlu adı verilmiştir. Nitekim, “Türk” ve “Köroğlu” terimleri geleneksel olarak tam ve kısmi Türk uyruklarını ayırt etmek için kullanılmıştır. Tunus’taki Türk kökenli nüfus başkent Tunus, Mehdiye, Hammamet ve adalarda (Cerba gibi) yoğunlaşmıştır. Ayrıca ülkenin kuzeyinde yer alan Hammam El Gezaz (Hammam Ghezèze), Arapçada “Oğuz hamamı” anlamına gelir ve bu yörede yoğunlukla Oğuz kökenli Türkler yaşamaktadır. Tunus’taki Türk kökenliler arasında İslam dininin Hanefi mezhebi yaygındır.
Osmanlı yönetiminden beri, Tunus’taki Türkler geleneksel olarak Tunus’ta askeriye ve bürokraside görev alan önemli bir azınlık durumunda bulunmuştur. Bununla birlikte, 19. yy.da yerel nüfusla yapılan evlilikler iktidardaki Türk kökenli aileleri yerli halkla ilişkilendirmiştir. Bugün bile birçok Türk, başlangıçta önemli sayıda Türk soylu tüccarların yönlendirdiği Souq el-Trouk’ta (Türk Çarşısı) iktisadi faaliyetlerine devam etmektedir.
Tunus’ta önemli/nüfuzlu Tunus Türkleri vardır.
Tunus’ta Türk kökenli önemli aileler vardır. Bunların en önemlileri arasında Ben Romdhan, Hamza, Türki, Gazdağlı, Ağa, Snène, Bayramlar, Belhocalar, El Materis, Sfarlar, Osmanlar, Memişler ve Slimler bulunmaktadır. 1986-1987 arasında Tunus başbakanlığı yapan Raşid Sfar, Tunus’ta kısa hikâye türünün babası sayılan Ali Douagi (Ali Duacı), Tunus’ta televizyonculuk ve tiyatroculuğun öncüsü olan Muhammed Lehbib, feminist hareketin öncülerinden Esma Belhoca ve Nazlı Fadıl, uluslararası aktris Afef Jnifen; Tunus’taki Türk azınlığın son dönemlerdeki en önemli şahsiyetlerindendir.
Bu araştırmanın büyük bölümü İngilizce Vikipedi’nin Turks in Tunus adlı maddesinden çevrilmiştir.
Makale tam metnine ulaşın (PDF). Öz: Orhun Yazıtları, İslamiyet öncesinde Orta Asya bozkırında yaşayan göçebe… Daha Fazla
Türkiye’nin en köklü şiir yarışmalarından biri olan Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri Şiir Yarışması’nın 12.sinin sonuçları… Daha Fazla
Kağan, Türk ve Moğol devletlerini yöneten hükümdarların unvanıdır. Bu sebeple tarihteki Türk devletlerinin yönetim şekline… Daha Fazla
İsim tamlamalarını oluşturan isim ya da zamirlerin arasına gelerek bu kelimeler arasında ilişki kuran eke,… Daha Fazla
Günümüzde yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte “deepfake” kavramı giderek daha fazla tartışılır hâle gelmiştir. Türkçede… Daha Fazla
Özet Kitapçığıİndir 16–18 Mayıs 2025 tarihleri arasında Buhara’da düzenlenen Uluslararası Dil ve Edebiyatta Sağlık Sempozyumu,… Daha Fazla
Yorumlar