Ottova rima, uyak örgüsü a-b-a-b-a-b-c-c olan sekiz mısralık bir nazım biçimidir. İtalya edebiyatı çıkışlı bu biçim, özellikle 15. ve 16. yüzyılda başta İtalya olmak üzere İspanya ve Portekiz’de birçok şair tarafından kullanılmıştır.
Bu biçimi kullanan şairlerden en önemlileri Ludovico Ariosto, Torquato Tasso, Alonso de Ercilla y Zúñiga ve Luís Vaz de Camões’tir. Ottova rima başlangıçta kahramanca temalar üzerinde uzun şiirler için kullanılmış, daha sonra genel bir tür hâline gelmiştir. Bilinen en erken kullanımı Giovanni Boccaccio’nun şiirlerindedir. Önceleri İngiltere’de popüler bir biçim olmayan Ottova Rima, Lord Byron’un kaleme aldığı “Don Juan” ile birlikte Britanya edebiyatında önemli bir biçim hâline gelmiştir. Amerikan edebiyatında ise Emma Lazarus ottova rimanın bilinen kullanıcılarındandır.
Ottova rima, ritmik olarak 16. ve 17. yüzyılların enstrümantal bir müzik formu olan kanzona ile bağlantılıdır.
Boccaccio, ottova rimayı büyük eserlerinden Teseide (1340) ve Filistrato (1335) için kullanmıştır. Bu iki şiir sayesinde ottova rima tarzı sonraki birkaç yüzyıl boyunca kahramanlık şiirlerinde tercih edilene önemli şekillerden biri oldu. Ludovico Ariosto ve Torquato Tasso gibi şairler, kahramanlık konulu şiirleri için ottova rimayı kullandılar.
İngilizcede ottova rima, Tasso ve Ariosto’nun Elizabeth tarafından yaptırılan tercümeleri sayesinde okurlarla buluştu. Bu nazım biçimi, ayrıca Michael Drayton’un “Baronların Savaşları” ve Thomas Heywood’un “Troya Britannica” gibi orijinal eserlerinde kullanılarak bilinir hâle geldi. Türün İngiltere’de tam anlamıyla tanınması ise Lord Byron ile oldu.
Almanca konuşulan ülkelerde ottova rima, İtalya’da olduğu kadar yaygınlaşmasa da Alman edebiyatı için önemli bir şekil durumuna geldi. 1910 yılında Nobel Ödülü sahibi Paul Heyse, bazı şiirlerinde bu nazım biçimini kullandı. 20. yüzyılın en büyük Alman lirik şairi olarak kabul edilen Rainer Maria Rilke ise “Winterliche Stanzen” adlı eserini ottova rimaya ait uyak örgüsü olan abababcc şemasında kaleme aldı.
Portekizli Luís de Camões’in 16. yüzyılda yazdığı ve Avrupa edebiyatının en önemli destanlarından biri kabul edilen yapıtı “Os Lusíadas” ottova rima ile yazılmıştır. Ottova rima’yı kullanan tek Portekizli şair Camões değildir. Gabriel Pereira de Castro ve Vasco Mouzinho de Quevedo gibi birçok Portekiz dilli şair bu tarzda şiirler yazmıştır.
Ottova rimanın Türk edebiyatındaki kullanımı kısıtlı örneklerde kalmıştır. Özellikle Abdülhak Hamit Tarhan’ın ottova rimaya benzeyen bazı manzumeleri vardır. Ancak bu şiirler yapı bakımından ottova rimanın tüm özelliklerini göstermezler. Şairin “Makber” adlı eserindeki şiirleri bu türdeki şiirlere örnektir.
Bu yazı simitcay.com’da yayımlanmıştır.
Makale tam metnine ulaşın (PDF). Öz: Orhun Yazıtları, İslamiyet öncesinde Orta Asya bozkırında yaşayan göçebe… Daha Fazla
Türkiye’nin en köklü şiir yarışmalarından biri olan Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri Şiir Yarışması’nın 12.sinin sonuçları… Daha Fazla
Kağan, Türk ve Moğol devletlerini yöneten hükümdarların unvanıdır. Bu sebeple tarihteki Türk devletlerinin yönetim şekline… Daha Fazla
İsim tamlamalarını oluşturan isim ya da zamirlerin arasına gelerek bu kelimeler arasında ilişki kuran eke,… Daha Fazla
Günümüzde yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte “deepfake” kavramı giderek daha fazla tartışılır hâle gelmiştir. Türkçede… Daha Fazla
Özet Kitapçığıİndir 16–18 Mayıs 2025 tarihleri arasında Buhara’da düzenlenen Uluslararası Dil ve Edebiyatta Sağlık Sempozyumu,… Daha Fazla