Âşık Sümmanî, Türk halk edebiyatındaki en önemli badeli âşıklardan biridir. Ozan, 1860’ta Erzurum ilinin Narman ilçesinde doğmuştur. Gezgin bir şair olan Sümmanî, Gürcistan, İran, Kırım ve Afganistan gibi birçok farklı coğrafyayı gezmiş buralardaki ozanlarla âşık karşılaşmalarında bulunmuştur.
Sümmanî’nin yaşadığı dönemde Doğu Anadolu Bölgesi, Türk halk şiirinin en canlı ve verimli ürünlerinin verildiği yöre olarak dikkat çekmiştir. Sümmanî, 19. yüzyılın ikinci yarısında yaşayan Âşık Şenlik ve Zülalî gibi büyük ustaların çağdaşıdır.
Sümmanî’nin şiirlerinde ele aldığı başlıca konular aşk, sevgi, tasavvuf, cömertlik ve kaderdir.
Sümmanî’nin şiirlerinde yer alan temel özne ise Gülperi adını verdi hayalî sevgilisidir. Ozan henüz 11 yaşındayken çobanlık yaptığı sırada uyuyakaldığını bu esnada pirler tarafından kendisine bade içirildiğini belirtmektedir. Rivayete göre Sümmanî 11 yaşında bade içtikten sonra çobanlığı bırakmış ve saz karşılaşmalarına katılmaya başlamıştır. O günden sonra, bade içme sırasında rüyada gördüğü ve kendisine Bedahşan kentinde Şah Abbas’ın kızı olduğunu söylenen Gülperi adındaki kıza sevdalanmıştır. Yaşamı boyunca diyar diyar gezerek Gülperi adındaki bu kızı aramıştır. Ancak klasik edebiyattaki maşuk mazmununa uygun olarak hiçbir zaman bu güzele ulaşamamıştır. Sümmanî, Gürcistan, İran, Kırım ve Afganistan gibi uzak memleketlere yaptığı seyahatleri Gülperi’yi bulmak uğruna yaptığını şiirlerinde aktarmıştır.
Sümmanî, Gülperi’ye duyduğu aşkı yalnızca şiirleriyle dile getirmemiştir. Memleket memleket gezerken uğradığı âşık kahvehanelerinde Gülperi ile olan aşkının hikayesini buralarda insanlarla paylaşmıştır. Böylece Türk edebiyatının en önemli halk hikayelerinden biri olan “Sümmani ve Gülperi” adlı hikaye ortaya çıkmıştır.
Sümmanî’nin çok gezen ve birçok farklı âşıkla karşılaşan bir kişilikte olması onun şiirlerindeki hayal ve düşünce dünyasını zenginleştirilmiştir. Bu sayede Sümmanî yaşadığı döneme göre entelektüel birikimi yüksek bir şair profili çizmektedir. Ayrıca şairin tasavvuf konusunda da bilgili bir kişi olduğu gözlerden kaçmamaktır. Sümmanî’nin bu nitelikleri yazdığı şiirlerdeki felsefi derinliği ortaya çıkarmış, şiirlerini salt ahenkli manzum parçalar olmaktan kurtarmıştır.
Özellikle “Yazdılar” redifli şiirindeki içkin anlamlar ve başarılı söz sanatları şairin edebî kişiliği hakkında önemli ipuçları sunmaktadır.
Sümmanî’nin entelektüel birikimiyle bağlantılı olarak düşünsel bağlamda divan şiiri geleneğinden etkilendiği görülmektedir. Ozan şiirlerinde bolca divan şiiri mazmunlarından ve divan şiirinin düşünsel altyapısından yararlanmıştır. Şiirlerinde hece ölçüsünün yanında divan edebiyatının nazım ölçüsü olan aruz veznini de kullanmıştır. Sümmanî’nin kullandığı dil, akıcı ve durudur. Ancak eserlerinde azımsanamayacak derecede Arapça ve Farsça kökenli kelimelerden yararlanmıştır. Bunun sebebi yukarıda da belirttiğimiz gibi Sümmanî’nin divan edebiyatı düşünüş ve zevkine hâkim bir ozan olmasıdır.
Ozan birçok çağdaşı ile karşılaşmalara girmiş bu karşılaşmalarda önemli galibiyetler elde etmiştir. Adının büyük bir coğrafyada duyulmasının sebeplerinden biri de bu karşılaşmalarda ki başarılarıdır. Ozanın en büyük müsabakası kuşkusuz Âşık Şenlik ile Kars ilinde yaptığı karşılaşmadır. Bu karşılaşma Türk halk şiirindeki önemli atışmalardan biri olarak kabul edilir. Rivayete göre kendisinin Sümmanî olduğunu iddia eden bir ozan, Âşık Şenlik ile karşılaşmak üzere Âşık Şenlik’in köyüne gitmiştir. Sonuç olarak bu şahıs Âşık Şenlik tarafından kısa sürede mat edilmiştir. Bunu duyan Sümmanî saz haysiyetini koruyabilmek için Âşık Şenlik’in köyüne gitmiş ve onunla karşılaşmıştır. Karşılaşmadan galip çıkmamıştır. Sümmanî ve Âşık Şenlik beraberliği kabul ederek saz kardeşi olmuşlardır.
Sümmanî, 1915 tarihinde vefat etmiştir.
YAZDILAR Ervah-ı ezelde[1] levh-i kalemde[2] Bu benim bahtımı kara yazdılar Bilirim güldürmez devri âlemde[3] Bir günümü yüz bin zara[4] yazdılar Bulmadık şadlığın[5] iradesini Çekerim bu gamın[6] ziyadesini Herkes dosta verdi ifadesini Bizimkini rüzigara yazdılar Aşk benimle eyler daim kıl ü kal[7] Daha sabretmeye kalmadı mecal Derdim taksimdara[8] kıldım arzuhal[9] Dedi ki öz bahtın kara yazdılar Gönül gülşenimde[10] har[11] oldu deyi Hasretlik cismimde var oldu deyi Sevdiğim sevdiğin pir oldu deyi Erbabı garezler[12] yare yazdılar Dünyayı sevenler veli değildir Canı terk edenler deli değildir İnsanoğlu gamdan halî[13] değildir Her birini bir efkâra yazdılar Nedir bu sevdanın nihayetinde Yadlar[14] gezer yarin vilayetinde Herkes diyarında muhabbetinde Bilmem bizi ne civara yazdılar Kadrimi bilmeze eyledim minnet[15] Derdimi artıran görmesin cennet Sarraflar[16] verdiler yari bin kıymet Benim kıymetimi nere yazdılar Döner mi kavlinden[17] sıdkı[18] sadıklar Dost ile dost olur bağrı yanıklar Aşk kaydına geçti bunca âşıklar Sümmani’yi derkenara[19] yazdılar Sümmanî
[1] ervâh-ı ezel: ruhların yaratıldığı zaman.
[2] levh-i kalem: insanın kaderinin yazıldığı ilahî levha.
[3] devr-i âlem: dünyadaki zaman.
[4] zar: sıkıntı, acı.
[5] şadlık: mutluluk.
[6] gam: sıkıntı.
[7] kıl ü kal: dedikodu.
[8] taksimdar: bir malı adaletle bölüştüren kişi.
[9] arzuhal kılmak: istediğini ifade etmek.
[10] gülşen: gül bahçesi.
[11] har: diken.
[12] erbab-ı garez: kin tutanlar.
[13] hâlî: boş.
[14] yad: yabancı.
[15] minnet: gönül borcu.
[16] sarraf: altın işleyen.
[17] kavl (kavil): söz.
[18] sıdkı sâdık: doğru söze sadık olan, sözünü tutan.
[19] derkenar: sayfanın en alttaki boşluğuna iliştirilen küçük yazı.
Makale tam metnine ulaşın (PDF). Öz: Orhun Yazıtları, İslamiyet öncesinde Orta Asya bozkırında yaşayan göçebe… Daha Fazla
Türkiye’nin en köklü şiir yarışmalarından biri olan Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri Şiir Yarışması’nın 12.sinin sonuçları… Daha Fazla
Kağan, Türk ve Moğol devletlerini yöneten hükümdarların unvanıdır. Bu sebeple tarihteki Türk devletlerinin yönetim şekline… Daha Fazla
İsim tamlamalarını oluşturan isim ya da zamirlerin arasına gelerek bu kelimeler arasında ilişki kuran eke,… Daha Fazla
Günümüzde yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte “deepfake” kavramı giderek daha fazla tartışılır hâle gelmiştir. Türkçede… Daha Fazla
Özet Kitapçığıİndir 16–18 Mayıs 2025 tarihleri arasında Buhara’da düzenlenen Uluslararası Dil ve Edebiyatta Sağlık Sempozyumu,… Daha Fazla