Tarihte Türk adıyla kurulan ilk devlet olan Göktürkleri hukuk sistemlerinin özgünlüğüyle de dikkat çekmektedir. Nitekim Eski Türk hukuk sisteminde göçerliğin etkisi çok büyüktür. Örneğin Göktürk yasaları at çalmak vb. göçebe hayatı sekteye uğratacak olaylara ağır cezalar getirmiştir. Göktürk Dönemi’ne ait elimizde Göktürkçe ile yazılan Orhun Yazıtları hariç fazla bir hukuki belge olmasa da Uygur Dönemi’nde Eski Türklerin hukuk sistemini anlatan Uygur harfli çokça metin vardır.
Aygucı veya il ögesi: Kağandan sonra devletin en yetkili devlet adamı olup, Türk Toyu’nun genel sekreterliğini yapan kişidir.
İlteber: Devletin mali ve dış devletlerle olan ilişkileriyle ilgilenen devlet adamıdır.
Bitigci: Toyda konuşulanları yazıya aktaran kişidir.
Tamgacı: İlteber ile birlikte diğer devletlerle olan ilişkileri düzenler. Özellikle elçilerin gönderilmesinde ve devlet içi yazışmalarda görev üstlenir.
Ilımgacı: Tamgacı ve bitigci ile birlikte devletin dış politikasına yön verir.
Agıcı Ulugı: Başhazinedar olarak devlet hazinesini yönetir.
Yabgu: Devletin Batı kanadını yöneten hükümdar soyundan üst düzey yöneticidir.
Şad: Her okun beyine şad denilir.
Çor: Göktürklerin Tuğluk uruğunu temsilen Türk Toyu’na katılan genarallere verilen addır.
Erkin: On-okların sağ kolu ve Türk Toyu’na katılan Uygurların Ediz soyundan olan beylere verilen unvandır.
Apa: Ülkenin çeşitli yerlerinde görev yapan sivil yöneticilerdir.
Göktürk yasalarında divanıharp (sü ayıkı) gerektirmeyen suçlarda yargı yetkisi könilik teşkilatının üyeleri olan “yargan”lara aittir. Yarganlar Türk töresine göre karar verir. “Yusun” adı verilen Türk gelenekleri, Türk Toyu kararları ve boylar hukuku Türk Kağanlığı hukuk sisteminin temelidir.
Aşağıdaki suçlar töretanımazlık (törüsüzlüg) kabul edilir. Bu suçlar ölüm kızgutı (idam cezası) ile cezalandırılır. Töretanımazlık suçunu işleyen kişiler eğer firari ise bu ceza, suçta iştiraki olduğu düşünülen ve suç işleyen kişi ile en yakın kan bağına sahip kişi üzerinde infaz edilir.
Devletin birliğine ve dirliğine zarar vermek, isyan çıkarmak ya da isyana teşvik etmek, vatana ihanet etmek, Türk Toyu’nun kararlarını tanımamak, yabancı devletlerle kağanlığın izni olmadan görüşme yapmak, casusluk (çaşıtlık) yapmak, devlet aleyhine iftirada bulunmak, saray entrikasında yer almak (armakçılık) idam cezasını gerektirir. Bu suçları işleyenler şehirlerin pazar yerlerinde idam edilerek halka teşhir edilirler.
Savaş dışında herhangi bir sebeple insan öldürmek, suikast tertip etmek doğrudan idam ile cezalandırılır. Bununla birlikte cinayet şüphelileri bir müddet hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak Eski Türk hayat tarzına uygun olmayan hapis cezası sık uygulanan bir yöntem değildir.
Evli olan kişiyle cinsel ilişkide bulunmak veya evlenmemiş bir kıza tecavüz etmek[11] doğrudan idam ile cezalandırılır. Nitekim Göktürk yasaları bu hususta oldukça sert hükümlere sahiptir.
Eski Türk töresine göre evli olmayanların cinsel ilişkiye girmesi yasaktır. Bununla birlikte bu ilişki sonucunda taraflar evlendikleri takdirde öngörülen ceza uygulanmaz.
Göktürk yasaları uyarınca sahipli ve bağlı binek hayvanını çalmak doğrudan idam ile cezalandırılır. Bununla birlikte Eski Türklerin hayatında at çok önemli olduğu için atın çalınmasının detayları önemlidir. Ceza da bu detaylar gözetilerek verilir.
İkinci kez hırsızlık yapmak “töretanımazlık” olarak değerlendirilir. Kişinin ilk hırsızlık suçu “töretanımazlık” olarak değerlendirilmez. Hırsızın kesilen başı, hırsızın babasının boynuna asılır
Yazıklar (Kabahatler)
Kabahat içerisinde değerlendirilen suçların muhakemesine boylar birliği içerisindeki her bir boyun kendi teşkilatı bakmaya yetkilidir. Bu kabahatler için merkezî yönetim yarganlıklarına ihtiyaç duyulmaz. Göktürk yasaları cezaları tazminat, kısa süreli hapis cezası (içgerme kızgut) ve kefalet şekillerinde belirlemiştir.
[1]Türk Kağanlığı’nın yıkılıp Uygur Kağanlığı’nın kurulmasının anlatıldığı Taryat Yazıtları’nda bu durum şu şekilde anlatılır: Ondan sonra sıçan yılında (748), Atalar Mezarlığında “güç halktır” denmiş. Halk da “Atalar mezarı sizde, gücün kaynağı sudur.” diyerek, ayağa kalmışlar ve kağan tayin etmişler.
[2] Göktürk Dönemi’nde, Taspar Kağan ölmeden önce, kendi oğlu Amrak yerine hükümdarlık görevini Töremen Apa Kağan’a devretmek istediğini vasiyet etmiştir. Taspar’ın ölümünden sonra bu durum, Göktürk Toyu tarafından kabul edilmemiştir. Töre gereği, “Türk Kağanlığı” hakkının İşbara veya Amrak tarafından yürütülebileceği kararı verilmiştir. Yani kağanın yasa yapma yetkisi yoktur. Göktürklerden sonra Türk töresini değiştirerek, yağma yapıp Manicilik inanışını resmî din hâline getiren Uygur kağanı Bögü Kağan, Tun Baga Tarkan’ın Türk Toyu’ndaki itirazları sonucunda; toy tarafından kınanmış ve devamında yapılan darbe ile görevden el çektirilmiştir.
[3] Örneğin Türk Toyu, İrteriş Kağan’ı tahttan indirmiş ve yerine Ozmış Kağan’ı yeni kağan olarak ilan etmiştir. Yine İli Nehri Antlaşması nedeniyle olağanüstü olarak toplanan Türk Toyu İşbara Teriş Tunga Kağan’ı tahttan indirerek yerine Yukuk Kağan’ı geçirmiştir.
[5] Göktürk Dönemi’nde, Taspar Kağan ölmeden önce, kendi oğlu Amrak yerine hükümdarlık görevini Töremen Apa Kağan’a devretmek istediğini vasiyet etmiştir. Taspar’ın ölümünden sonra bu durum, Göktürk Toyu tarafından kabul edilmemiştir. Töre gereği, “Türk Kağanlığı” hakkının İşbara veya Amrak tarafından yürütülebileceği kararı verilmiştir. Yani kağanın yasa yapma yetkisi yoktur. Göktürklerden sonra Türk töresini değiştirerek, yağma yapıp Manicilik inanışını resmî din hâline getiren Uygur kağanı Bögü Kağan, Tun Baga Tarkan’ın Türk Toyu’ndaki itirazları sonucunda; toy tarafından kınanmış ve devamında yapılan darbe ile görevden el çektirilmiştir.
[6] Nitekim, Türk Kağanlığı’nın bakiyesi Türk halkının, Uygur Kağanlığı’na tabi oluşu ve Uygur Kağanlığı’nın Türk Kağanlığı’nın halefliğini üstlenmesi de 748’de Atalar Mezarlığı’nda yapılan toyda gerçekleşmiş, bu toya halk da katılmıştır.
[7] Örneğin Hunlar döneminde bu antlaşmalar, Hun Dağı’nda yapılan toylar sonucunda karara bağlanmıştır.
[8] İbrahim Kafesoğlu (2015), Türk Milli Kültürü, Ötüken Neşriyat.
[9] Türk dünyası araştırmaları, 156. sayı, s. 216.
[10] Nitekim Göktürk ve Uygur devletlerinde Soğdak kökenli birçok devlet adamı görev yapmıştır.
[11] Evli olmayan kişiler, suçu işledikleri kişi ile evlendikleri takdirde cezadan muaf tutulurlar.
Bu yazının tüm hakları Simitcay.com’a aittir. İzin alınmadan kullanılamaz.
Makale tam metnine ulaşın (PDF). Öz: Orhun Yazıtları, İslamiyet öncesinde Orta Asya bozkırında yaşayan göçebe… Daha Fazla
Türkiye’nin en köklü şiir yarışmalarından biri olan Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri Şiir Yarışması’nın 12.sinin sonuçları… Daha Fazla
Kağan, Türk ve Moğol devletlerini yöneten hükümdarların unvanıdır. Bu sebeple tarihteki Türk devletlerinin yönetim şekline… Daha Fazla
İsim tamlamalarını oluşturan isim ya da zamirlerin arasına gelerek bu kelimeler arasında ilişki kuran eke,… Daha Fazla
Günümüzde yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte “deepfake” kavramı giderek daha fazla tartışılır hâle gelmiştir. Türkçede… Daha Fazla
Özet Kitapçığıİndir 16–18 Mayıs 2025 tarihleri arasında Buhara’da düzenlenen Uluslararası Dil ve Edebiyatta Sağlık Sempozyumu,… Daha Fazla
Yorumlar