İsimleri niteleyen ya da belirli hâle getiren kelimelere sıfat ya da ön ad denir. Temelde sıfat türleri niteleme ve belirtme sıfatları olmak üzere ikiye ayrılır. İşte bu yazımızda “Sıfat nedir?” sorusunu yanıtladıktan sonra sıfat türlerini açıklayacağız. Ayrıca sıfatlar pdf konu anlatımı için tıklayın.
İlginizi çekebilir: Sıfatlar kazanım testi.
Her ne kadar sıfatlar isimlerden önce gelse de bunun istisnaları vardır. Nitekim unvan sıfatları isimlerden sonra da gelebilir. Yine bazen cümleler kurallı dizilimin dışına çıktığında sıfatlar isimden sonra da gelebilmektedir.
Sıfat türleri şunlardır:
Sıfatlara örnek vermek gerekirse kırmızı ev, başarılı okul, aşağıdaki soru, son savaşçı, sert kaya, Ahmet Paşa, ağlayan kaya, tanıdık insan, bildiğim soru, volkanik dağ, düşsel sorgulamalar, yanar dağ, ölmez çiçek vb. kelimelerdeki kalın puntolu kelimeler sıfattır.
Sıfat türlerini öğrenmeden önce sıfatların genel özelliklerini bilmek önemlidir. Çünkü bu neyin sıfat olup neyin olmadığı konusunda bize rehberlik eder. Sıfatların en öne çıkan özellikleri şunlardır:
Sıfat türündeki kelimeler genellikle isimlerden hemen önce kullanılır. Sıfatlardan sonra gelen isim düştüğünde oluşan yeni biçime ise adlaşmış sıfat denir.
Genel olarak niteleme ve sayı sıfatları çekim eki alınca adlaşır. Ayrıca belirtme sıfatları ise (sayı sıfatları hariç) çekim eki aldığında zamire dönüşür.
Adlaşmış sıfat, sıfatın önündeki ismin düşmesi hâlidir. Yani bir sıfat tamlamasının tamlanan kısmı düşerse sıfat adlaşır. Örneğin “sıcak havalar” biçimindeki bir sıfat tamlamasının tamlananı olan “hava” kelimesi düşerse ifade “sıcaklar” biçimine dönüşür. Yani adlaşır, tamlanan kısmında ek varsa bu ekler sıfata eklenir.
Gençler ülkemizin geleceğidir. (Genç insanlar)
Maçta kırmızılar havada uçuştu. (kırmızı kartlar)
Kendi düşen ağlamaz. (düşen insan)
Gördüğünüzü anlatın ki mahkeme doğru karar versin. (Gördüğünüz olayı)
Not: Zamirler adlaşmış sıfat olarak kabul edilmez. Çünkü zamirler zaten ismin yerini tutar. Bu durumda bunlar, ona gibi kelimeleri bu evler, o insana gibi düşünmemek gerekir. Bu iki örnekte bu ve o kelimesi zaten ev ve insan sözcüklerini karşılamaktadır.
Not: Adlaşmış sıfatın sadece niteleme sıfatlarıyla yapıldığı bilgisi yaygın bir hatadır. Nitekim belirtme sıfatı olan sayı sıfatları da adlaşmış sıfat yapar. Örneğin:
Birinci, bizim takımımızdan çıktı. (Bu örnekte “birinci” kelimesi sıra sayısı bildiren bir belirtme sıfatıdır: birinci sporcu)
Sıfatlar da tıpkı diğer kelime türleri gibi basit, türemiş ve birleşik olmak üzere üçe ayrılır.
Basit sıfat: Yapım eki almadan kullanılan sıfatlar basittir: mor menekşe, son sokak, saf sabun vb.
Türemiş sıfatlar: Yapım eki alarak kurulan sıfatlar türemiştir: ayrı soru (ayır-ı), kokulu peynir (koku+lu), çalar saat (çal-ar), dairesel hareket (daire+sel) vb.
MEB öğretim programında fiilimsiler yapım ekidir. Dolayısıyla sıfat-fiil eki ile yapılan sıfatlar da türemiştir: imrenilecek hâl, bilmiş adam vb.
Birleşik sıfatlar
Sıfatın birden fazla kelimeden oluşması durumuna verilen addır. Nitekim Türkçede dört türlü birleşik sıfat vardır.
Bu tür sıfatlar +lI, +lIk ve iyelik ekiyle yapılır. Ayrıca bu ekler sıfat tamlamasının tamlanan bölümüne eklenir.
Altın elbiseli adam, Pazırık Kurganı’nda bulunmuştur. (+lI ekiyle yapılmış)
Yeşil turşuluk biber, aldım. (+lIk ekiyle yapılmış)
Eli açık bir insandı. (İyelik eki ile kurallı birleşik sıfat yapılırken sıfat tamlamasındaki kelimeler yer değiştirir ve sıfat tamlamasının tamlanan bölümüne iyelik eki getirilir. Örneğin açık el tamlamasındaki el başa, açık sona gelir. El kelimesinin sonuna iyelik eki getirilir.
b. Sıfat-fiille yapılan birleşik sıfatlar: Sıfat-fiiller kullanılarak da birleşik sıfat yapılabilir.
Her gün çalışan öğrenci [Nasıl öğrenci? (Her gün çalışan)]
Not: Bazen kurallı birleşik fiiller filimsiler yardımıyla sıfatlaşır: okunagelen sözler (sürerlik), görülebilen yüzler (yeterlilik) vb.
c. Bitişmiş sıfatlar: İki kelimenin bitişerek oluşturduğu sıfatlardır:
Birkaç öğrenci, yanıma geldi.
Birtakım sorunlar yaşıyoruz.
Birçok kişi, bu sorunla yüzleşiyor.
ç. İkilemeli sıfatlar: Bazen ikilemeler sıfat olarak kullanılabilir: Yavaş yavaş bir sevinçti onunki. [Nasıl sevinç? (Yavaş yavaş)]
d. Edatla kurulmuş birleşik sıfatlar: Bu sıfatlar “+e ilişkin, +e göre” vb. edatların yardımıyla yapılır:
Ona ilişkin sorularımız var.
Buz gibi bir limonata iyi gelir.
MEB programına göre Türkçede sıfatlar niteleme ve belirtme sıfatı olmak üzere temelde ikiye ayrılır. Niteleme sıfatları isimleri nitelendirirken belirtme sıfatları belirtir. Bu yüzden TYT tabanlı sorularda, “Hangi seçenekte bir isim belirtilmiştir?” gibi bir soruda belirtme sıfatı, “Hangi seçenekte bir isim nitelendirilmiştir?” tarzındaki bir soruda ise niteleme sıfatı aramak gerekir.
Türkçede diğer alanlarda olduğu gibi büyük bir sıfat çeşitliliği vardır.
Canlı ve cansız varlıkların renk, şekil, biçim, koku, tat, mesafe, alışkanlık, beceri gibi türlü iç ve dış özelliklerini bildiren sıfatlara niteleme sıfatı denir (Korkmaz, 2005: 165). Niteleme sıfatları isme sorulan “nasıl” sorusuna yanıt verir.
Örnekler: yeşil araba, göçer kabile, hünerli eller, kesin sonuç, uzun yol, dinmeyen acı vb.
Not: Pekiştirme, küçültme ve unvan bildiren sıfatlar da niteleme sıfatıdır. Çünkü bu sıfatlar “nasıl” sorusuna yanıt verir.
Unvan sıfatları niteleme sıfatlarının bir türüdür. Bu sıfatlar isimden önce de sonra da gelir: Ahmet Paşa, Doktor Selim vb.
masmavi bir gökyüzü, karmakarışık düşler, darmadağın bir zihin vb.
Türkçede pekiştirme +cA, +(I)msI, +(I)mtrak, +cIk ekleriyle yapılır. Bu eklerden +cA, +(I)msI, +(I)mtırak bir sıfatın etki/büyüklük derecesini azaltır: irice taş (iriye yakın ama tam iri değil), yeşilimsi ot (tam yeşil değil ama yeşile yakın), sarımtırak yaprak (tam sarı değil ama sarıya yakın), küçücük ev vb.
Not: Türkçede +cIk ekinden önce birçok kez ünsüz düşmesi veya ünlü türemesi olayları görülür: gencecik (ünlü türemesi), ufakçık>ufacık (ünsüz düşmesi) vb.
Derecelendirme: Niteleme sıfatlarının en, daha ve nasıl gibi üstünlük zarflarıyla dereceleri artırılır.
Örnekler: Nasıl güzel bir gün, bugün çok mutluyum./ Daha güzel bir haber alamazdım./ En büyük özelliğim dürüstlüğümdür./Ne özel bir hediye bu.
Karşılaştırma ve eşitlik: Bu işlev “gibi ve kadar” gibi edatlar sayesinde yapılmaktadır.
Aslan gibi yürekli insandı.
Türkçede belirtme sıfatları dörde ayrılmaktadır. Belirtme sıfatları ismi belirtmelerine rağmen “nasıl” sorusuna yanıt vermezler.
İşaret sıfatları, bir ismin soyut ya da somut konumunu, aynı zamanda birden çok değişken içerisindeki yerini belirtir. Bu sayede “hangi” sorusuna yanıt verir. İşaret sıfatları iki çeşide sahiptir:
1. Varlığa işaret eden kelimelerle: İşaret sıfatları genellikle anlam itibarıyla zaten varlığı işaret eden bu, şu, o vb. kelimelerle yapılır: o ev, şu araba, bu konu vb.
Not: Varlığı gösteren işaret sıfatları isme gelen hâl ekleri veya çoğul eki aldıklarında belgisiz zamire dönüşür: Bunu bana söyleme!/Ona bir araba almışlar.
Not: Varlığı gösteren işaret sıfatlarından sonra kesinlikle nitelenen bir isim gelmelidir. Aksi takdirde bu kelimeler zamir görevi üstlenirler.
Bunun için o, derslerinde başarılıdır. [Kendisinden sonra nitelediği bir isim gelmediği ve bir insan için kullanıldığından kişi zamiridir. (İnsan dışında bir varlık yerine kullanılsaydı işaret zamiri olacaktı.)]
Onu çok severim. (Belirtme hâl eki aldığı için zamirleşmiştir.)
O elbiseyi çok severim. (Elbise kelimesini nitelediği için sıfattır.)
2. Sıfat yapan ki ile: Sıfat yapan ki isimlere gelerek isimleri işaret sıfatı yapar:
Arabadaki koltuklar çok eskimiş. [Hangi koltuklar? (Arabadaki)]
Not: Sıfat yapan ki nadiren sıra sayı sıfatı yapar: baştaki adam, ortadaki mevzi vb.
Bu sıfatlar isimleri belirgin olmayan özellikleriyle detaylandırır. Bu sıfatlar her, başka, birkaç, birçok, bazı, filan, az buçuk (bk. Korkmaz, 2005: 167), hiçbir, bir, birtakım gibi kelimeler belgisiz sıfattır: hiç kimse, her şey, başka yol, birçok anlam, az buçuk kabiliyet vb.
Not: Hep kelimesi sıfat değil zarftır.
Not: Belgisiz sıfatlar isme gelen hâl ekleri, iyelik veya çoğul eki aldıklarında belgisiz zamire dönüşür: Başkası yanıma gelmesin./Birçokları yalanlar uydurmuş.
Not: “Bir” kelimesi özellikle niteleme sıfatlarıyla ismin arasına girerek sıfat tamlamalarını belirsizleştirir. Ayrıca “bir” kelimesi “sadece” anlamında kullanıldığında edat, gerçek manada nicelik bildirdiğinde sayı sıfatıdır.
Akıllı bir çocuktu. (Belgisiz sıfat)
Bir ona güvenirdi. (Edat)
Bir araba, iki ev aldı. (Asıl sayı sıfatı)
Bir ismin önüne gelerek ismi niteleyen nasıl, kaç, hangi, kaçıncı vb. soru kelimeleridir: Nasıl bir kitap?/ Kaç gün sonra geleceksin?/ Ne gün burada olacaksın?
Not: Soru sıfatı olarak kullanılabilen kelimeler bazen sıfatların ya da zarfların derecesini artıran üstünlük zarfları olarak da kullanılır. Bu üstünlük zarflarını sıfatlarla karıştırmamak gerekir:
Ne güzel bir gündü ama. (Buradaki “ne” kelimesi güzel kelimesinin derecesini artırdığı için zarftır.)
Ne gün burada olacaksın. (“Ne” kelimesi “hangi” anlamında “gün” kelimesini belirttiği için sıfattır.)
Nasıl acıklı bir olaydı. (Zarf)
Nasıl bir olaydı bu, anlayamadım. (Sıfat)
Bir ismin niceliğini belirten sıfatlardır. Sayı sıfatları beşe çeşittir.
Asıl sayı sıfatları
Gündelik hayatta bir şeyin kaç tane olduğunu belirtmek için kullanılan bir, iki, üç vb. sıfatlardır. Örneğin iki elma, üç kalem, bir defa vb. Bu sıfatlar “kaç” sorusuna yanıt verir.
Sıra sayı sıfatları
Bir nesnenin ya da kişinin benzerleri arasındaki konumunu bildiren sayı sıfatı olup “kaçıncı” sorusuna cevap verir. Genellikle +(I)ncI ekiyle yapılsa da son, ilk, ortanca, baştaki gibi sıra sayı sıfatları da vardır: ikinci oyuncu, onuncu sıra, son bakış, sonuncu gün, ilk söz, ortanca kardeş, ortadaki elma vb.
Paylaştırma sayı sıfatı
Bir isme gelerek ismin kaça bölündüğünü bildiren sayı sıfatıdır. Nitekim “kaçar” sorusu ile bulunur, +(ş)Ar ekiyle yapılır: birer elma, beşer kişi vb.
Topluluk sayı sıfatı
Gündelik dilde daha çok aynı anda doğan çocuk sayısını belirtmek için kullanılan sayı sıfatı olup özellikle +Iz ekiyle yapılır: beşiz çocuklar, ikiz kardeşler vb.
Kesir sayı sıfatları
Matematikteki kesirli ifadelerle isimlerin belirtilmesini sağlayan sıfatlardır. Örneğin yarım elma, üçte bir oran, çeyrek saat vb.
Durukan, E. (2010). Türkiye Türkçesinde Sözcük Grupları ve Öğretimi Üzerine. Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, 17(43), 145-166.
Korkmaz, Z. (2005). Türkiye Türkçesinde Kelime Sınıfları. Türk Dili ve Kompozisyon, Ekin: Ankara, s. 161-197.
Bu yazı Ensar KILIÇ tarafından tamamen MEB kazanımlarına göre lise öğrencileri için hazırlanmıştır.
Makale tam metnine ulaşın (PDF). Öz: Orhun Yazıtları, İslamiyet öncesinde Orta Asya bozkırında yaşayan göçebe… Daha Fazla
Türkiye’nin en köklü şiir yarışmalarından biri olan Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri Şiir Yarışması’nın 12.sinin sonuçları… Daha Fazla
Kağan, Türk ve Moğol devletlerini yöneten hükümdarların unvanıdır. Bu sebeple tarihteki Türk devletlerinin yönetim şekline… Daha Fazla
İsim tamlamalarını oluşturan isim ya da zamirlerin arasına gelerek bu kelimeler arasında ilişki kuran eke,… Daha Fazla
Günümüzde yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte “deepfake” kavramı giderek daha fazla tartışılır hâle gelmiştir. Türkçede… Daha Fazla
Özet Kitapçığıİndir 16–18 Mayıs 2025 tarihleri arasında Buhara’da düzenlenen Uluslararası Dil ve Edebiyatta Sağlık Sempozyumu,… Daha Fazla
Yorumlar