İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Şeker Portakalı Romanı

Sevgili okurlarım size defalarca kez okuduğum ve eminim çoğunuzun da okuduğu, çok sevdiğim bir kitaptan birkaç alıntı paylaşacağım ve fikirlerimi sunacağım: Şeker Portakalı.

Onu düşünmekten kendimi alamıyorum, şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.

Şeker Portakalı’ndan

Ne güzel tanımlanmıştı acı. Acı, insanı içine hapseden bir tuzaktı. İnsanı kendisiyle birlikte o tuzağa düşürmeye çalışan bir oyundu. Ya ömür boyu içine yerleşecekti ya da kendisiyle beraber seni de hapsedecekti o çukura. Acı, korkularla yüzleşememekti, korkuların seni esir almasına izin vermekti.

Uyuyalım. İnsan uyudu mu her şeyi unutur.

Gerçekten uyudu mu unutur muydu insan her şeyi? Uyandığında hatırlayacak olmak unutmak mıydı? Unutamazdı insan ancak alışırdı. Belki de asıl unutmak sonsuz bir uykuya dalınca olacaktı. “Seni yüreğimde canlandırarak öldürdüm.”

Şeker Portakalı’ndan en sevdiğim sözler bunlar.

Umarım bu yazımı okuyunca daha önce bu kitabı okumayanlar hemen heveslenip okumaya başlar. Kitabın içeriğiyle ilgili bir şeyler oluşmuştur eminim kafanızda. Size kitabın çektiğim fotoğrafını da sunmak istiyorum. Kitabın kapağını beğenmeyip ön yargılı davranmamanızı tavsiye ederim. Hiçbir zaman can alıcı bir kapak fotoğrafı beklemeyin ve kitapları kapaklarına göre değerlendirmeyin. Kapağı güzel olup beğenmeyeceğiniz kitaplar da çıkabilir karşınıza, kapağını beğenmeyip okusanız bayılacağınız kitaplar da. Ön yargı sizi sadece yanlış yola sürükler gene unutmayın ki kapağı en güzel olan kitaplar da kapağını beğenmediğiniz kitaplar da o toz rafların arasında.

“Çocuk yüreği unutur ama affetmez.” Şeker Portakalı romanını birkaç kez okudum. İnsanı içine alan bir kitaptı. Ben okuduğum kitaplarda seyahat etmeye bayılıyorum. Bir başlıyorum okumaya ve kitabın içinde buluyorum kendimi. Ya kitabın kahramanı oluyorum ya da her şeyi gözlemliyorum yazarla beraber. Onlar hangi duyguyu yaşarsa yaşasın ben de o duyguyu yaşıyorum.  Hem okumak bilhassa yaşamak değil midir yazılanları? Okumayı bu kadar sevdiğim gibi yazmaya da bayılıyorum. Narince tuttuğu kalemimden bir resim çizercesine döküyorum kelimeleri. Bu kitabı okumayanlara okumasını tavsiye ederim ve kitap okumanın ne kadar eşsiz bir şey olduğunu bilmeyenlerin bir an önce fark etmesini dilerim.

Kitap sanattır, sanatsız kalmayalım.

Gülcan ÇİĞDEM

Özet
Şeker Portakalı Romanı
Başlık
Şeker Portakalı Romanı
Açıklama
Sevgili okurlarım size defalarca kez okuduğum ve eminim çoğunuzun da okuduğu, çok sevdiğim bir kitaptan birkaç alıntı paylaşacağım ve fikirlerimi sunacağım: Şeker Portakalı.
Yayımcı
Gülcan ÇİĞDEM
Yayımlayan
Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri
Logo

İlk yorum yapan siz olun

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir