Ölüm teması, şairlerin -aşk temasını saymazsak- belki de en çok işlediği temadır. Bu noktada Yahya Kemal BEYATLI, “Artık demir almak günü gelmişse zamandan, meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan” beyitiyle başlayan “Sessiz Gemi” şiiriyle en güzel örneklerden birisini sunmuştur.
Onun Sessiz Gemi dışında, çok sevdiğim bir şiiri de Rindlerin Ölümü’dür. Yahya Kemal, bu şiiri İran Edebiyatının en büyük şairlerinden biri olan Hafız Şirazi için yazmıştır.
Rind, TDK sözlüğünde “gönül eri” olarak tanımlanmış. Divan şiirinde rind, dünya nimetlerini aşmış, akıl ve ruhla gerçeğe eriştiği söylenegelen yüce şahsiyet olarak kullanılıyor.
Farsça kökenli “Rind” aslında geniş bir anlam içeriyor. Kısaca ifade etmek gerekirse, dünya umurunda olmayan, gönlünce yaşayan kişinin sıfatıdır. Dünyanın getirdiği sıkıntılar, günlük hayatın içindeki koşuşturmaca rindin hayat tarzını bozamaz. O kendi gönlünde kurduğu dünyada mesuddur. Pervası yoktur. Onun için günlük hayatın karmaşasında boğulmak yoktur. Bildiğince, dilediğince yaşar. Rind, plan adamı değil; aşk adamıdır. Günlük düzenin gerektirdiği dar ve yapmacık dünyaya hapsolan değil, kendine has bir hayat biçimi oluşturan, bununla ânını ân, gününü gün edendir.
Kendisi de bir rind olan Yahya Kemal, bugün bahsedeceğimiz “Rindlerin Ölümü”nden başka Rindlerin Hayatı ve Rindlerin Akşamı şiirlerinde de rindane yaşam tarzını anlatmıştır.
Rindlerin Ölümü’nü her okuduğumda, şiirin ahengi beni mest ediyor. Şair adeta şiirinde ölümü güzelleştirmiş, rind için ölümü “asude bir bahar ülkesi”ne benzetmiştir.
Bu şiir için o kadar çaba sarf etmiştir ki bir kelimesini tam yerine oturtmak için tam 8 yıl beklemiş. Şöyle ki;
“Ve serin serviler altında kalan kabrinde
Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter” beytinde geçen serin serviler ifadesini, önce uzun serviler olarak yazmış, beğenmemiş. Daha sonra siyah serviler demiş o da içine sinmemiş. 8 yıl geçtikten sonra servilerden önce gelecek en güzel kelimenin “serin” olduğuna kanaat getirip “serin serviler” olarak tamamlamıştır şiirini.
Aynı zamanda bir İstanbul aşığı olan Yahya Kemal’in Rumeli Hisarı’ndaki kabrinde, kendi vasiyeti üzerine “Rindlerin Ölümü” şiirinin ikinci kıtası yazılıdır. Allah gani gani rahmet eylesin diyerek yazımı bitirmek istiyorum.
Selam olsun tüm rindlere…
RİNDLERİN ÖLÜMÜ Hafız´ın kabri olan bahçede bir gül varmış; Yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle. Gece; bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış Eski Şiraz´ı hayal ettiren ahengiyle. Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde; Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter. Ve serin serviler altında kalan kabrinde Her seher bir gül açar; her gece bir bülbül öter. Yahya Kemal BEYATLI
Makale tam metnine ulaşın (PDF). Öz: Orhun Yazıtları, İslamiyet öncesinde Orta Asya bozkırında yaşayan göçebe… Daha Fazla
Türkiye’nin en köklü şiir yarışmalarından biri olan Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri Şiir Yarışması’nın 12.sinin sonuçları… Daha Fazla
Kağan, Türk ve Moğol devletlerini yöneten hükümdarların unvanıdır. Bu sebeple tarihteki Türk devletlerinin yönetim şekline… Daha Fazla
İsim tamlamalarını oluşturan isim ya da zamirlerin arasına gelerek bu kelimeler arasında ilişki kuran eke,… Daha Fazla
Günümüzde yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte “deepfake” kavramı giderek daha fazla tartışılır hâle gelmiştir. Türkçede… Daha Fazla
Özet Kitapçığıİndir 16–18 Mayıs 2025 tarihleri arasında Buhara’da düzenlenen Uluslararası Dil ve Edebiyatta Sağlık Sempozyumu,… Daha Fazla