Bünyamin Küçükkürtül Söyleşisi, Ferda Tara tarafından yapılmıştır.
Şiiri kısmen soyutluyor aslında yaptığım resimler. Şiirlerimle resimlerim benzer şeyleri anlatıyor: tekillik ya da az olmak. Özetle sessizlik, durgunluk, kımıltısızlık.
Zarifoğlu‘nu niçin sordun bana?
Benim şiirimin oradan yol aldığı söylenir. Söyleniyor ya bundan rahatsız değilim, asla, bu doğru da olabilir. Hayatını ve şiirlerini dikkatle okuduğum şairlerden biri Cahit Zarifoğlu’dur.
Babam, Cahit benim şiirlerime ilgi göstermezdi derdi. Babamın şiirleri tabii, halk şiiri tarzındaydı.
Şiirin dış görünüşüne önem veriyorum. Sesine, görüntüsüne kadar. Ancak, şiirlerim bazı okuyucuları açmıyor. Bunun sebebi de lirizmin sadeliğinden ziyade arka anlamların yoğunluğu. Ayrıca, biraz da şiire teknik bir işmiş gibi bakışım. Söyleyeceklerini söylersin ama, ona kesin biçimler verirsin. Her kelimesini iyi yerleştirirsin. Böylelikle sağlam bir şiir ortaya çıkar.
Liseye başladığımda okul içerisinde şiirle ilgilenen öğretmenler, öğrenciler vardı. Ayrıca evimizde de şiir kitapları ve her gün şiire vakit ayıran bir babam vardı. Bunların ilk etki olduğunu söyleyebilirim. Şiir yazmayı denemeliyim dedim. Portre şiirler yazdım ilkin. Sonra bir kaç aşk şiiri… Dinlediğim bir şarkı, kitaplar, kitaplardaki resimler, fotoğraflar, yürüdüğüm yollar şiire açılmaya başlamıştı. Bu hep sürdü, hiç ara vermeden.
Türk edebiyatında şiir, okuyucu bakımından her daim canlı tutulmuştur. Şair çokluğu bakımından da bereketlidir zaten ülkemiz. Şiiri öz anlatım olarak ben önemsiyorum. Kısa konuşan yahut hiç konuşmayan insanların en iyi barındığı yerdir şiir otağı. Ben de orada barınıyorum. Öykü çok açıklayıcı geliyor bana. Şiiri kesit öyküler olarak da kullandığım oluyor. Edebiyatımızda şiire öncelik verildiğini görüyoruz. Bu ilgi ve çokluk anlamında bir öncelik. Bunun belki de en önemli sebebi, kapalı toplum oluşumuz. Gizli ima, dolaylı söyleyiş vs. şiiri genel olarak böyle ortaya çıkarıyoruz. Ayrıca, az sözden çok anlam çıkarma geleneğinden gelişimiz de şiiri öne çıkarıyor.
Doğayı çoğu insan sever. Doğayla vakit geçirmenin yollarından bazılarını yapıyorum ben. Bunu çok daha iyi yapanlar var. Ben ucundan temas kuruyorum doğayla. İstanbul resimlerine gelince; suluboya için İstanbul hep yer alıyor çalışmalarımda. Bitmiyor . çok çalışan biri olsam farklılıklara yöneleceğim.
Günlük çay ihtiyacı gibi. Öncelikle yapmanın keyfine eriyorum. Sonra beğendirmenin.
Makale tam metnine ulaşın (PDF). Öz: Orhun Yazıtları, İslamiyet öncesinde Orta Asya bozkırında yaşayan göçebe… Daha Fazla
Türkiye’nin en köklü şiir yarışmalarından biri olan Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri Şiir Yarışması’nın 12.sinin sonuçları… Daha Fazla
Kağan, Türk ve Moğol devletlerini yöneten hükümdarların unvanıdır. Bu sebeple tarihteki Türk devletlerinin yönetim şekline… Daha Fazla
İsim tamlamalarını oluşturan isim ya da zamirlerin arasına gelerek bu kelimeler arasında ilişki kuran eke,… Daha Fazla
Günümüzde yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte “deepfake” kavramı giderek daha fazla tartışılır hâle gelmiştir. Türkçede… Daha Fazla
Özet Kitapçığıİndir 16–18 Mayıs 2025 tarihleri arasında Buhara’da düzenlenen Uluslararası Dil ve Edebiyatta Sağlık Sempozyumu,… Daha Fazla