İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bünyamin Küçükkürtül Söyleşisi

Bünyamin Küçükkürtül Söyleşisi, Ferda Tara tarafından yapılmıştır.

Ayrıca resim öğretmeni olduğunuz için de soruyorum: şiiri çizmek mümkün olsaydı, ne çizerdiniz; yahut şiiri somutlayabilir miydiniz?

Şiiri kısmen soyutluyor aslında yaptığım resimler. Şiirlerimle resimlerim benzer şeyleri anlatıyor: tekillik ya da az olmak. Özetle sessizlik, durgunluk, kımıltısızlık.

Cahit Zarifoglu size neyi çağrıştırır?

Zarifoğlu‘nu niçin sordun bana?

Akrabalığınız olduğu için?

Benim şiirimin oradan yol aldığı söylenir. Söyleniyor ya bundan rahatsız değilim, asla, bu doğru da olabilir. Hayatını ve şiirlerini dikkatle okuduğum şairlerden biri Cahit Zarifoğlu’dur.

Bu genetik olabilir. Etkilenmemek mümkün olmayabilir.

Babam, Cahit benim şiirlerime ilgi göstermezdi derdi.  Babamın şiirleri tabii, halk şiiri tarzındaydı.

Bu mini söyleşi için şöyle bir sorumuz var; şiirinizi nasıl tanımlıyosunuz?

Şiirin dış görünüşüne önem veriyorum. Sesine, görüntüsüne kadar. Ancak, şiirlerim bazı okuyucuları açmıyor. Bunun sebebi de lirizmin sadeliğinden ziyade arka anlamların yoğunluğu. Ayrıca, biraz da şiire teknik bir işmiş gibi bakışım. Söyleyeceklerini söylersin ama, ona kesin biçimler verirsin. Her kelimesini iyi yerleştirirsin. Böylelikle sağlam bir şiir ortaya çıkar.

Peki, sizi şiir yazmaya iteleyen sebepler?

Liseye başladığımda okul içerisinde şiirle ilgilenen öğretmenler, öğrenciler vardı. Ayrıca evimizde de şiir kitapları ve her gün şiire vakit ayıran bir babam vardı. Bunların ilk etki olduğunu söyleyebilirim. Şiir yazmayı denemeliyim dedim. Portre şiirler yazdım ilkin. Sonra bir kaç aşk şiiri… Dinlediğim bir şarkı, kitaplar, kitaplardaki resimler, fotoğraflar, yürüdüğüm yollar şiire açılmaya başlamıştı. Bu hep sürdü, hiç ara vermeden.

Türk edebiyatında şiiri nerde görüyorsunuz?

Türk edebiyatında şiir, okuyucu bakımından her daim canlı tutulmuştur. Şair çokluğu bakımından da bereketlidir zaten ülkemiz. Şiiri öz anlatım olarak ben önemsiyorum. Kısa konuşan yahut hiç konuşmayan insanların en iyi barındığı yerdir şiir otağı. Ben de orada barınıyorum. Öykü çok açıklayıcı geliyor bana. Şiiri kesit öyküler olarak da kullandığım oluyor. Edebiyatımızda şiire öncelik verildiğini görüyoruz. Bu ilgi ve çokluk anlamında bir öncelik. Bunun belki de en önemli sebebi, kapalı toplum oluşumuz. Gizli ima, dolaylı söyleyiş vs. şiiri genel olarak böyle ortaya çıkarıyoruz. Ayrıca, az sözden çok anlam çıkarma geleneğinden gelişimiz de şiiri öne çıkarıyor.

Resimlerinizde, şiirlerinizde bir doğa ve İstanbul tutkusu hakimiyeti var. Sizi besleyen bu kaynağın içeriğini anlatır mısınız ?

Doğayı çoğu insan sever. Doğayla vakit geçirmenin yollarından bazılarını yapıyorum ben. Bunu çok daha iyi yapanlar var. Ben ucundan temas kuruyorum doğayla. İstanbul resimlerine gelince; suluboya için İstanbul hep yer alıyor çalışmalarımda. Bitmiyor . çok çalışan biri olsam farklılıklara yöneleceğim.

Resim tutkusu nasıl tarif edersiniz ?

Günlük çay ihtiyacı gibi. Öncelikle yapmanın keyfine eriyorum. Sonra beğendirmenin.

Özet
Bünyamin Küçükkürtül Söyleşisi
Başlık
Bünyamin Küçükkürtül Söyleşisi
Açıklama
Bünyamin Küçükkürtül Söyleşisi, Ferda Tara tarafından yapılmıştır.
Yayımcı
Ferda Tara
Yayımlayan
Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri
Logo

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir