Gerçekte kimsin? | Çoğu zaman kendimizi dinlemek isteriz, gerçek kendimizi, gerçekten olduğumuz kişiyi. Uzun zamandır, bekle şu an konuşmanın sırası değil deyip de kendimiz olmayı ertelediğimiz, bastırdığımız, zaman zaman da dövmekten beter ettiğimiz ama içimizde yaşamak için canla başla savaşan kendimizi bir gün gelir pişkinlikle dinlemek isteriz. O vakit geldiğinde ise gerçek benliğimizi; depresyona girmiş, yardım isteyen korkak ve ürkek bir insana benzetsek haksızlık mı etmiş oluruz? Kime haksızlık edeceğiz, özünü unutmaya çalışan herkes gibi olma arzusu ile yanıp tutuşan kendimize mi, bizi bu algıya ittiğini savunarak suçladığımız faktörleri mi?
Kandırma arzusu mu, mükemmel görünme arzusu mu, başak biri gibi olma arzusu mu? Hepsi mi? Günlerimizi, haftalarımızı, aylarımızı hatta tüm yaşlarımızı başkası olarak yaşamak elbette sonsuza kadar sürecek bir şey değildi. Ansızın kapı çalıyor ve “Ben gerçekten ne istiyorum, ben kimdim?” sorusu karşımıza istemeyen bir misafir gibi çıkıveriyor. Cevaplarını nasıl bulabiliriz, uykusu gelmiş ev sahibi rolünü giyerek mi? Herkes çok iyi biliyor nasıl gerçek hislerini, benliklerini saklayabileceğini. Ama çok az insan gerçek kimliğini buluyor. Kimisi 50 yaşında ve kim olduğunu bulamadı, kimisi 25 yaşında ve yaşamının her anını gerçekten istediği gibi ve rol yapmadan geçirdi. Ya siz hayatınızı nasıl geçirdiniz? Kendinizi kaç yaşınızda buldunuz? Bulamadınız mı? Üzülmeyin her güzel şey gün yüzüne çıkmak için sancı yaratır. O sancıyı hissettiğiniz de durmayın, devam edin. Çünkü her güzel şey sancıyla başlamaz mıydı? Bir anne bebeğini kucağına almak için sancı çekmiyor muydu? Sonunda mutlu olacağınıza inanarak gireceğiniz her yolda elbette sancı çekmeye mecburuz. Önemli olan acı veren sancının verdiği acıyı unutmamak.
En güzel hedefler taşlı yollarda çıplak ayaklarla yürümekten geçiyorsa neden buna değmediğine inanıyorsun? Gerçekten kim olduğunu bilmemek korkutmuyor mu? Beni çok korkutuyor. Bundan daha fazla korkutan şey de kimliğimi gerçekten bulduğumda neyle karşılaşacağımı bilmemek. Çünkü senelerce bastırılan ses gün yüzüne çıktığında çığlığa benzer.
“Gerçekte kimsin?” adlı bu yazı Rahime BADEM tarafından kaleme alınmıştır.
Önerilen Yazı: Beklenti Testi
Makale tam metnine ulaşın (PDF). Öz: Orhun Yazıtları, İslamiyet öncesinde Orta Asya bozkırında yaşayan göçebe… Daha Fazla
Türkiye’nin en köklü şiir yarışmalarından biri olan Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri Şiir Yarışması’nın 12.sinin sonuçları… Daha Fazla
Kağan, Türk ve Moğol devletlerini yöneten hükümdarların unvanıdır. Bu sebeple tarihteki Türk devletlerinin yönetim şekline… Daha Fazla
İsim tamlamalarını oluşturan isim ya da zamirlerin arasına gelerek bu kelimeler arasında ilişki kuran eke,… Daha Fazla
Günümüzde yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte “deepfake” kavramı giderek daha fazla tartışılır hâle gelmiştir. Türkçede… Daha Fazla
Özet Kitapçığıİndir 16–18 Mayıs 2025 tarihleri arasında Buhara’da düzenlenen Uluslararası Dil ve Edebiyatta Sağlık Sempozyumu,… Daha Fazla
Yorumlar