İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Filme Uyarlanan Romanlar | Kitap ve Filmlerin Farkı

Edebî eserlerin temel özelliği kurmaca olmaları yani gerçeği ve olayları olduğu gibi aktarmamalarıdır. Bunun için “bir roman filme alındığında o romanla film arasında ne gibi farklılıklar olabileceğini” düşünelim. Peki, Türk edebiyatında filme uyarlanan romanlar nelerdir?

  • Romanda okurun emrine verilen hayal dünyası, filmde yönetmenin süzgecinden geçer. Bu sebeple roman okurken daha fazla çağrışım ve hayal etme şansımız olur. Örneğin Yüzüklerin Efendisi kitabını okuyan bir kişi zihninde birçok farklı kahramanı çok farklı şekillerde hayal eder. Ancak bu kitabın filmini izlediğinizde filmdeki kahramanların sizin hayal ettiğinizin çok dışında olduğunu görürsünüz. Kısacası kitaplar herkese farklı şeyler hayal ettirir.
  • Roman okuduğumuzda sanatçının yalnızca aktarmak istediği olayı değil ona ait üslup ve edebî derinliği de fark etmiş oluruz. Oysaki filmler yazarın üslubu ve edebî derinliğinden ziyade olay örgüsüne odaklıdır. Bu sebeple kitap okumak estetik zevkimizi geliştirmek için en önemli araçtır.
  • Filme uyarlanan birçok romanda olay örgüsü, kişi ve kronoloji bilgileri değiştirilir. Çünkü filmi daha fazla kişinin izlemesi ve gişe hasılatının artması için romanda olmayan bazı unsurlar eklenir. Bu durum hiçbir zaman izlediğiniz filmle okuduğunuz romanın aynı olamayacağı gerçeğini ortaya koyar.
  • Kitaplar ile geçireceğimiz süre ile film izlerken geçen süre hiçbir zaman aynı olamaz. Yani her ikisinde de farklı duyuşsal süreçler yaşarız. Örneğin ancak 4-5 günde okuyabileceğimiz bir romanın filmini sadece 90 dakikada izleyebiliriz. Örneğin Paula Hawkins’in Trendeki Kız adlı romanını 360 sayfadan oluşmasına rağmen filmi sadece 105 dakikadır. Bu da romanın kendisini okumadığımızda aslında ne kadar çok şeyi atladığımızı gösterir. Nitekim kitap okumak daha geniş bir zamana yayıldığı için farklı meseleler hakkında düşünmemizi, hatta anlatıcı ile iletişim kurmamızı sağlar.
  • Kitapların birçoğu doğrudan duygusal zekâmıza hitap ederken filmler daha ziyade görsel zekâmızı hedefler. Bu açıdan baktığımızda her iki davranışın da olumlu yönleri vardır.
  • Kitaplarda detaylar filmlerden daha fazladır. Nitekim bir filmde romandaki kadar söz yer alamaz. Böyle bir durumda roman çok sıkıcı hâle gelir. Bu yüzden kitaplar sözel zekâmızın ve kelime bilgimizin gelişmesi için önemli araçlardır.

Türk Edebiyatında Filme Uyarlanan Romanlar

Türk edebiyatından filme uyarlanan romanlar şunlardır:

  • Aşk-ı Memnû
  • Yaprak Dökümü
  • Hanımın Çiftliği
  • Uzun Hikâye (hikâye türünde)
  • Ağrı Dağı Efsanesi
  • Anayurt Oteli
  • Çalıkuşu
  • Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
  • Fatih-Harbiye
  • Hababam Sınıfı
  • Hakkâri’de Bir Mevsim
  • İnce Memed
  • Kuyucaklı Yusuf
  • Kürk Mantolu Madonna
  • Sokaktaki Adam
  • Sözde Kızlar
  • Tatar Ramazan
  • Tütün Zamanı
  • Vurun Kahpeye
  • Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
  • Yer Demir Gök Bakır
  • Yılanı Öldürseler
  • Yılkı Atı
  • Zübük
  • Yolpalas Cinayeti
  • Cingöz Recai

Romanları filme uyarlama hususunda en önemli faktör edebi eserlerin değeri veya popüler kültür tarafından sahiplenilmesidir. Yani bazı filmler edebi değerleriyle bazıları ise popüler kültürle olan bağları sebebiyle sinema sektörünün dikkatini çeker.

Trabzon'dan Bal

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir