İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Cunda’da Gezilecek Yerler & Yenecek Yemekler – Gezi Yazısı

Eşsiz doğası, tarihi dokusu, balık restoranları ile bir o kadar hayatın içerisinde, bir o kadar da dışında kalmayı başarabileceğiniz bir yerdir Cunda. Gezildiğinde aşık olmamak imkansızdır. Kendisine ait bir dokusu vardır. Aksini iddia etmek mümkün değildir. Nitekim öykü tadındaki bu yazıyı okuduğunuzda Cunda’da gezilecek yerler ile ilgili birçok fikir edinmiş olacaksınız.

İsmi Piri Reis’in “Kitab-ı Bahriye”sinde Yunt Adaları olarak geçmekte. O zamanlar başıboş gezen atı eşeği bol bir yermiş. Yunda Adası demişler. Eski belediye mühründeki Osmanlıca yazı yanlış okununca adı Cunda kalmış.

Cunda’da gezilecek yerler

Yaşamadan anlatılmaz, her bahar yöredeki bitkilerden öyle güzel kokular yayılır ki dağ taş mis gibi kokar. Her adım sizi alıp yıllar öncesine götürüyor Arnavut kaldırımlarında gezerken. İlk dikkatinizi çeken taş evler olur, her köşe başını döndüğünüzde ise bir tarih. Kapı önlerinde oturup sohbet eden kadınları da unutmamak gerekir, Rumlardan kalma bir alışkanlık hâlâ devam ediyor. Siz kapılara, pencerelere ve kapı tokmaklarına dikkat edin. Çok ince işçilik örneklerini göreceksiniz. Bu renkli kapılar kiminize yeni hayat açarken kiminizi de alıp geçmişe götürür. Hemen fırsatı yakala! Yeni hayatının ilk selfie’si (öz çekimi) neden bu renkli kapılarda olmasın?

Kent merkezindeki Taksiyarhis Kilisesi ve Despot Evi tarih ve resim meraklılarının uğrak yeri. Bu görkemli iki eser zamanın, insanın ve doğanın acımasızlığına meydan okurcasına hala ayakta. Dimdik heybetini koruyor.

Adanın en güzel zamanları bence bahar ayları, ada mis gibi kokarken Çamlı Manastır’a mutlaka gitmek gerekir. Eşsiz bir manzaraya sahip. Bir yanınız Edremit körfezine diğer yanınızsa Midilli’ye uzanır. Hemen önünüzdeki Pateriça, Maden Adası ve sessiz doğa… Aklındaki düşüncelerin hırçın seslerini kapat, kalbindeki huzur sesini aç!

Cunda’da ne yenir ne içilir?

Pateriça yarım adası Cunda’nın arka tarafında kalır. İkinci köyden sonra 30 dk. yürüyüşle gideceğiniz Ayışığı Manastırı dik bir tepenin eteğinde… Mimarisi ve doğası ile essiz bir yer. Dönerken Bıyıklının Yerine uğrayıp dev boyutlu “Pina” midyelerinden yemeyi unutmayın. Kendileri dalıp çıkarıyorlar. İlginizi çekerse siz de dalıp çıkarabilirsiniz…

Aşkın ve sevginin ete kemiğe bürünmüş halidir Ali Bey. Giderseniz uğrayın, tarihi, yaşayan tanığından dinleyin. Ayrılırken sevginin bu kadar eşsiz bir tarifi olmasına sizde şaşıracaksınız. Ayrılıkların çaresizliğini bir de ondan dinleyin.

O ayrılık acısının üstüne bir orta kahve iyi gitmez mi? Hadi o zaman Taş Kahve kollarını açmış seni bekliyor. Al orta kahveni, çek içine adanın mis kokusunu. İyi gelmez mi hiç deniz havası!

Dönerken zeytinyağı almayı da unutmayın. Zeytinyağının bu kadar hasını bulamayabilirsiniz. Ne acılar da geçer soframıza gelesiye kadar… Gece yola çıkarken dolu dolu bir günden geriye kalanlar eminim bir gün fotoğraf karelerinde karşınıza çıkacaktır.

Cunda’dan izlenimler

Cunda’dan bahsedince rüzgârından bahsetmemek olmaz. Kış aylarında esen şiddetli poyraz adeta adanın sevgilisi gibi. Hep söylerler Cunda’nın “Ali’si, kedisi ve delisi meşhurdur” diye. Üçüncüsüne bu şiddetli poyrazın bayağı katkısı olsa gerek. O rüzgar o kadar güçlüdür ki bazen kalbinize gömdüğünüz düşünceleri bile yüzeye çıkarır. Bazen de o kadar sert eser ki sizi bambaşka sokağa götürür. Ve maceranıza hiç bilmediğiniz bir sokakta devam edebilirsiniz.

Adanın en sakin sahipleri şüphesiz ki kedileridir. Yanından bir saniye bile ayrılmazlar. Onlara verebileceğin en güzel hediye sevgi. Onları sevmeden gitme olur mu?

Denizi, poyrazı, balık ve yosun kokan sokakları, Arnavut kaldırımları, evleri, kiliseleri ile tarih ve kültür kokuyor. Cunda’dan göçenlerin burayı niçin unutmadıklarını görünce daha iyi anlıyorsunuz. Unutamadılar Cunda’yı kalplerine gömdüler. Sen de unutma Cunda’mızı.

Cundamızı anlatmaya kelimeler yetmez ama size son sözümü söyleyerek seni beklemeye devam edeceğiz. Sevgiyi hissedin. Ve paylaşmaktan asla çekinmeyin. Unutmayın sevgi paylaştıkça çoğalır.

Gezgin: Büşra Eraltuğ

İlk yorum yapan siz olun

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir