İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kestane Balının Özellikleri Nelerdir?

Kısaca: Kestane balı, yoğun kestane bulunan sınırlı bölgelerde üretilen monofloral bir bal çeşididir. Özellikle öksürük, hazımsızlık, solunum yolu enfeksiyonları, cilt yanıkları, mide rahatsızlıkları ve bağışıklık hususlarında faydalı olduğu ve anti-enflamatuar bir yapıya sahip olduğu iddia edilmektedir. Kestane balının doğal yetişme alanı Karadeniz’dir.

KESTANE BALI NASIL ÜRETİLİR?

Kestane balı, ana elementi kestane olan monofloral bir baldır. Bununla birlikte kestane yoğunluklu ballar da ortak yükselti nedeniyle akasya nektarı da bulunabilmektedir. Kestane balı, ana nektar kaynağı olan kestane nedeniyle diğer bal çeşitlerine göre farklı bir tat ve görüntüye sahiptir. Nitekim bu bal çeşidinde kestane oranı arttıkça balın rengi siyaha yaklaşmaktadır.

Arıcılar, kestane balı üretmek için arı kovanlarını, mümkün olduğu kadar kestane çiçeğine erişebilecekleri bir alanda tutarlar. Pratikte, herhangi bir kestane balının küçük bir kısmı akasya gibi farklı çiçeklerdendir. Kestane balı, genel olarak kekik, devedikeni, funda, akasya, karahindiba, ayçiçeği, lavanta, hanımeli ve ıhlamur ile birlikte Avrupa’ya özgü bir baldır.

Kestane balı Türkiye’de yoğunlukla Karadeniz’de üretilmektedir.

KESTANE BALI NİÇİN KRİSTALLEŞİR?

Balın erime noktası, bileşimine bağlı olarak 40 ila 50 C° (104 ila 122 F°) arasındadır. Bu sıcaklığın altında bal, önce akışkanlığını kaybeder ve devamında kristalleşme başlar. [1] Hatta Bressica balı gibi çok yüksek doygunluk oranına sahip ballar, hasattan hemen sonra kristalleşir. Kestane balı ise yüksek oranda früktoz içerdiği için tupelo balıyla birlikte diğer ballara oranla daha az kristalleşmektedir. Ancak ülkemizde bu bal daha ziyade Karadeniz’de üretildiği ve kestane sahalarında bol miktarda akasya bulunduğu için kestane balında da kristalleşme görülmesi normaldir.

BALIN KRİSTALLEŞMESİ HAKİKİ OLUP OLMADIĞINI GÖSTERİR Mİ?

Bal, doğal şekerli ürünlerdendir. Bu nedenle bir balda, doğal ya da yapay şekerlerin genel özelliği olan kristalleşme veya tortulaşma görülmesi balın hakiki olup olmadığı hususunda bir ölçüt değildir. Organik bir balın kristalleşmesi mümkünken, yapay şeker beslemesiyle elde edilen bir bal ise kristalleşmeyebilir. Genel itibarıyla balın toplandığı çiçeklerdeki glikoz-früktoz oranı, baldaki su oranı [2] ve balın doygunluğu kristalleşmenin boyutunu belirlemektedir.

BALIN KRİSTALLEŞMESİNİ ENGELLEMEK İÇİN NELER YAPILABİLİR?

Yapılan araştırmalar balın en hızlı 13 ila 17 C° arasında kristalleştiğini, bu sıcaklıkların üzerinde ve 5 C°nin altında kristalleşmenin azaldığını göstermektedir. [1] 5 C°nin altında balın kristalleşmesi büyük oranda azalmasına rağmen viskozitesi yani akışkanlığı azalmakta ve bal ağdalanmaktadır. Çoğu viskoz sıvı gibi, bal da kalınlaşır.

Kısacası balı ağız tadıyla yiyebilmek için balın 20 C° ve üzerinde saklanması gerekir. Balın kristalize ve viskoz olmaması için balın ısıtılması, bazı arıcıların düştüğü kritik bir yanlıştır. Çünkü ısıtma, kristalleşme sürecini geciktirir ve fermantasyonu engeller. Ancak balın kalitesi açısından çok önemli olan bazı küçük bileşenleri ısınmadan etkilenir [5] Bal kristalleşse de viskoz olsa da bu şekilde tüketilmeli, bala ısıl işlem uygulanmamalıdır.

KESTANE BALININ DİĞER BALLARDAN FARKI NEDİR?

Murat Küçük ve arkadaşları tarafından Türkiye’deki başat balların karşılaştırılmasına yönelik çalışmanın sonuçları göstermiştir ki astragalus, ormangülü, kekik ve polifloral çiçek balları karşısında kestane balının mineral içeriği çok daha yüksektir. Ayrıca kestane balı en yüksek fenolik içeriğe, süperoksit radikal temizleme aktivitesine ve indirgeme gücüne sahiptir [10] Çalışmada kestane balının çeşitli hastalıklarla savaşmada ve sağlığı korumada etkili olabileceği saptanmıştır. Nitekim bu balın özellikle Helicobacter pylori ATCC 49503, Staphylococcus aureus ATCC 25923, Bacillus subtilis ATCC 6633, Candida tropicalis ATCC 13803 ve Candida albicans ATCC 10231 gibi bazı mikroorganizmalara karşı orta düzeyde antimikrobiyal aktivite taşıdığı belirlenmiştir [10] Ayrıca Türkiye’deki ballarla ilgili yapılan farklı bir bilimsel çalışmada kestane balı ve propolisin, diğer bal türleri ve arı ürünlerine göre çok daha yüksek oranda antioksidan içerdiği ortaya koyulmuştur. [11]

KESTANE BALININ ANTİ-ENFLAMATUAR ÖZELLİKLERİ VE MİDE RAHATSIZLIKLARINA ETKİSİ

Yapılan bir çalışmada kestane balının anti-enflamatuar bir yapıya sahip olduğu görülmüştür. [3] Aynı zamanda denek hayvanları üzerindeki bir araştırmada kestane balının diğer bazı destekleyicilerle 7 gün boyunca kullanıldığında; midenin ülser indeksini, mikrovasküler geçirgenliği ve miyeloperoksidaz aktivitesini azaltarak indometasin kaynaklı mide lezyonlarını önlediği görülmüştür.

Yüksek fenolik içeriklerinden dolayı kestane ve meşe ballarının üreaz ve ksantin enzimlerinin inhibisyonu için güçlü bir kaynak olduğu bulunmuştur. Bu balların düzenli günlük tüketiminin, helicobacter pyloriden kaynaklanan mide ülserlerini ve reaktif oksijen türlerinin aracılık ettiği patolojik bozuklukları önleyebilmektedir. [6]

KESTANE BALININ ANTİBİYOTİK ÖZELLİKLERİ

Bal, hem eski hem de modern tüm nesiller, gelenekler ve medeniyetler tarafından gıda ve ilaç olarak yaygın bir şekilde kabul edilmiştir. En az 2700 yıldır, bal insanlar tarafından topikal uygulama yoluyla çeşitli rahatsızlıkları tedavi etmek için kullanılmaktadır, ancak son zamanlarda balın antiseptik ve antimikrobiyal özellikleri keşfedilmiştir. Balın birçok insan patolojisinde etkili olduğu bildirilmiştir. [12]

“Kestane balı bir antibiyotik midir?” yanıt arayan Truchado ve arkadaşları, kestane balının ve bu bala ait metanolik ekstraktların erwinia carotovora, yersinia enterocolitica ve aeromonas hydrophila gibi patolojik bakterilerle mücadelede etkili olabileceğini savunmuştur. [4]

BALIN YANIK VE YARA TEDAVİSİNDEKİ YERİ

Baldan üretilen tıbbi ürünlerin küçük yanık ve yaralara müdahale için kullanımı FDA tarafından onaylanmıştır. [8]

BAL KORONAVİRÜSE KARŞI ETKİLİ MİDİR?

Sarah M Michienzi ve Melissa E Badowski tarafından vitaminlerin ve takviyelerin koronavirüse (coronavirus) etkisi üzerine yapılan bir çalışmada, balın antiviral özellikleri ve akut öksürüğe karşı etkisi nedeniyle günde 2 ila 3 doz arasında tüketilmesinin yararlı olabileceği dile getirilmiştir. [13]

BALIN ÖKSÜRÜK İÇİN KULLANIMI VE ÖKSÜRÜĞE ETKİSİ

Özellikle Covid-19 pandemisi sonrasında balın öksürük vesoğuk algınlığı üzerindeki etkisini araştıran Oxfordlu bilim insanları, balın öksürük ve soğuk algınlığına karşı antibiyotiklerden daha etkili olduğunu iddia etmiştir. Araştırmaya göre bal, üst solunum yolu enfeksiyonlarındaki ilk basamak tedavide antibiyotiklerden daha etkilidir (bkz. TRT Haber).

Birleşik Krallık İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu, altı yaşın altındaki çocukların reçetesiz olarak satılan öksürük veya soğuk algınlığı ilaçlarının yerine bal ve limon içeren doğal ürünleri önermektedir. Bu Kurum’a göre “Bal ve limon içeren ev yapımı çareler, muhtemelen reçetesiz satılan bu ilaçlara göre aynı derecede yararlıdır ve bunların kullanılması daha güvenli”dir. Ancak ebeveynler, bebek botulizmi riski nedeniyle bebeklere bal verilmemesi gerektiği konusunda uyarılmaktadır. [9]

BALIN ŞEKER ORANI NASIL OLMALIDIR?

2013 yılında Almanya’dan 20 farklı balın nükleer rezonans incelemesi doğal balların şeker içeriklerinin şu aralıklarda olması gerektiğini ortaya koymuştur. [7]
Früktoz: % 28 -% 41
Glikoz: % 22 -% 35

Bununla birlikte kestane balı früktoz oranı yüksek bir baldır.

KESTANE BALI NASIL TÜKETİLMELİ?

Kestane balı yoğun protein ve antiseptik bileşenleri taşır. Bu yüzden tek oturuşta aşırı miktarda tüketilmesi doğru değildir. Balın tek oturuşta tüketme miktarı bünyesel farklılıklar nedeniyle kişiden kişiye değişmektedir. Tüketim miktarı kişinin alerji durumu, diyabet vb. faktörlere göre belirlenmelidir.

SORUMLULUK REDDİ BEYANI

Balla ilgili yukarıdaki bilgiler tıbbi bir öneri değil, bilgilendirme amaçlıdır.

KAYNAKÇA

[1] Tomasik, Piotr (2004) Chemical and functional properties of food saccharides, CRC Press, p. 74, ISBN0-8493-1486-0

[2] Su oranı arttıkça kristalleşme azalır:

[3] Nasuti, C., Gabbianelli, R., Falcioni, G., & Cantalamessa, F. (2006). Antioxidative and gastroprotective activities of anti-inflammatory formulations derived from chestnut honey in rats. Nutrition Research, 26(3), 130-137.

[4] Truchado, P., Gil-Izquierdo, A., Tomas-Barberan, F., & Allende, A. (2009). Inhibition by chestnut honey of N-Acyl-L-homoserine lactones and biofilm formation in Erwinia carotovora, Yersinia enterocolitica, and Aeromonas hydrophila. Journal of agricultural and food chemistry, 57(23), 11186-11193.

[5] Chiş, A., & Purcǎrea, C. (2011). Quality of chestnut honey modified by thermal treatment. Studia Univ. Vasile Goldis Arad Seria Stiintele Vietii, 21, 573-579.

[6] Sahin, H. (2016). Honey as an apitherapic product: its inhibitory effect on urease and xanthine oxidase. Journal of Enzyme Inhibition and Medicinal Chemistry, 31(3), 490-494.

[7] Ohmenhaeuser, Marc; Monakhova, Yulia B.; Kuballa, Thomas; Lachenmeier, Dirk W. (2013). “Qualitative and Quantitative Control of Honeys Using NMR Spectroscopy and Chemometrics”. ISRN Analytical Chemistry. 2013: 1–9. doi:10.1155/2013/825318.

[8] Saikaly, Sami K.; Khachemoune, Amor (6 January 2017). “Honey and Wound Healing: An Update”. American Journal of Clinical Dermatology. 18 (2): 237–251. doi:10.1007/s40257-016-0247-8. PMID 28063093.

[9] Organization, World Health (2001). “Cough and cold remedies for the treatment of acute respiratory infections in young children”. World Health Organization (WHO). hdl:10665/66856. WHO/FCH/CAH/01.02.

[10] Küçük, M., Kolaylı, S., Karaoğlu, Ş., Ulusoy, E., Baltacı, C., & Candan, F. (2007). Biological activities and chemical composition of three honeys of different types from Anatolia. Food Chemistry100(2), 526-534.

[11] Sarikaya, A. O., Ulusoy, E., Öztürk, N., Tuncel, M., & Kolayli, S. (2009). Antioxidant activity and phenolic acid constituents of chestnut (Castania sativa Mill.) honey and propolisJournal of Food Biochemistry33(4), 470-481.

[12] Israili, Z. H. (2014). Antimicrobial properties of honey. American journal of therapeutics, 21(4), 304-323.

[13] Michienzi, S. M., & Badowski, M. E. (2020). Can vitamins and/or supplements provide hope against coronavirus?Drugs in Context9.

Mustafa KILIÇ
(Arıcı)


Özet
Kestane Balının Özellikleri Nelerdir?
Başlık
Kestane Balının Özellikleri Nelerdir?
Açıklama
Kestane balı; öksürük, solunum yolu enfeksiyonları, yanık, mide rahatsızlıkları ve bağışıklık konularında faydalı anti-enflamatuar bir besindir.
Yayımcı
Yayımlayan
Yerel Arıcı

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mission News Theme Compete Themes tarafından yapılmıştır.