Edebiyatın amacının ne olması gerektiği özellikle Fransız İhtilali’nden sonra sıkça tartışma konusu olmuştur. Bu hususta “Sanat toplum içindir.” ve “Sanat sanat içindir.” şeklinde iki farklı anlayış ortaya çıkmıştır. Genel olarak romantizm akımından etkilenen veya toplumcu gerçekçi edebî çevrelerde toplum için sanat anlayışı etkilidir. Toplumcu gerçekçiler dışında kalan realistler ile sembolist, emprestyonist ve parnasyen sanatçılar sanat için sanat anlayışını benimsemiştir.
Sanat için sanat anlayışı genellikle toplumların refah içinde oldukları dönemlerde zirve yapar. Badireli dönemlerde ise toplum için sanat öndedir. Çünkü sanat, toplumun zor zamanlarında sosyal fayda amacına yönelir. Bu konu edebiyatın yanında felsefenin de ilgisini çekmiştir. Nitekim Friedrich Nietzsche, “sanat sanat içindir” anlayışına karşı çıkmıştır.
Toplum için sanat anlayışı romantizm akımı ile yakından ilişkilidir. Ayrıca realist olmasına rağmen toplumcu gerçekçi çizgide eserler veren edebî topluluklarda ve akımlarda da yaygındır. Bunun yanında ülkelerin yaşadığı büyük toplumsal hadiselerde toplumcu sanata yöneliş olduğu görülür. Örneğin Fecriati Topluluğu içerisinde sanat yapmayı esas alan yazarların birçoğu Milli Edebiyat şemsiyesi altına girmiştir. Çünkü vatanın elden gittiği bir dönemde sanat için sanat yapmak anlamsızlaşır.
Yukarıdaki örnekte de görüldüğü gibi her dönemin kendine has bir zihniyeti vardır. Toplumsal şartlar sanatın yönünü de belirler. Örneğin Kurtuluş Savaşı‘nın kazanılmasından sonra savaş esnasında silikleşen sanat için sanat anlayışı yeniden güçlenmiştir. Çünkü milli meselelerin halledilmiş olması insanlara sanat yapabilecekleri bir alan açmıştır. Yani sanat toplumun ona ihtiyacı olduğunda topluma hizmet eder.
Toplumcu sanat anlayışını benimseyen edebiyat akımları ve sanatçılar
Toplum için sanat anlayışının Türk edebiyatındaki önemli temsilcileri şunlardır:
Dünyada toplum için sanat anlayışı, özellikle sosyalist kökenli edebiyat çevrelerinde ön plandadır. Aynı zamanda Friedrich Nietzsche gibi felsefeciler de bu akımın savunucusudur. Tıpkı Türk tarihinde örnekleri olduğu gibi zor dönemler yaşayan milletler, edebiyatı toplum için yapar. Bu açıdan millî hareketlerin de toplum için sanat anlayışı ile güçlü bir bağı vardır.
Sanat için sanat anlayışı edebî zevkin estetik olarak uygulanması gerektiğine inanan görüştür. Oysaki toplum için sanat anlayışında amaç halka bilgi vermektir. Sanat için sanat anlayışı genel olarak dilin daha ağır ve sanatlı kullanıldığı bir bakış açısına işaret eder. Modern Türk edebiyatında bu anlayış Tanzimat İkinci Dönem ile birlikte başlamıştır.
Sanat için sanat anlayışı genel olarak ülkenin beka mücadelesinde olmadığı zamanlarda kuvvetlenmiştir. Millî birlik ve beraberliğin ön plana çıkması gerek dönemlerde ise toplum için sanat anlayışı ön planda olmak zorundadır.
Sanat için sanat görüşü dendiğinde Türk edebiyatında akla ilk olarak divan edebiyatı gelir. Divan edebiyatında da sanatçıların toplumu eğitmek gibi bir çabası olmamıştır. Divan edebiyatına tepki olarak ortaya çıkan Tanzimat edebiyatı, ilk kez sanatın toplum için yapılmasını savunmuştur. Fakat bu çok da uzun sürmemiştir. Şimdi gelin bu anlayışı benimseyen akım ve sanatçılara bakalım.
Sanat için sanat anlayışının Türk Edebiyatındaki önemli temsilcileri şunlardır:
Fecriaticiler bireylerin edebi zevklerinin gelişmesinin toplumsal kalkınmayı da hızlandıracağı fikrini savunmuştur. Yani onlara göre sanat sanat içindir. Ancak bu anlayış dolaylı olarak toplumun da gelişmesini sağlar.
Sanat ne içindir polemiğinin bir diğer varyantı sanatın yerliliğidir. Kim sanatçılar eserlerde işlenen konuların o ulusa özgü nitelikler taşıması gerekliliğini savunur. Bazı sanatçılar ise konularını tüm insanlara hitap eden evrensel temalardan seçer. Farklı sanat anlayışlarının gelişmesinde bu durum etkilidir.
Egzotik kavramı, sanatçının farklı kültürlerden bahsettiği eserler için kullanılır. Türk edebiyatında egzotizmin ilk temsilcilerinden biri Abdülhak Hamit Tarhan’dır. Tarhan, özellikle Hindistan gibi uzak coğrafyalarla alakalı tiyatrolar yazmıştır. Hatta bu durum Türk edebiyatında küçük bir egzotik tiyatro geleneği bile başlatmıştır.
Sanat sanat içindir anlayışı tek bir dönemi kapsamaz. Türk edebiyatında Tanzimat II. Dönem, Servetifünun, Fecriati, Yedi Meşaleciler, öz şiir anlayışını savunanlar ve II. Yeni hareketleri kendi dönemlerinde bu anlayışı savunmuştur.
Sanat sanat içindir anlayışı Tanzimat I. Dönem, Millî Edebiyat, Beş Hececiler ve toplumcu gerçekçilerde yoktur. Çünkü bu hareketler sanat ile toplumun eğitilmesi gerektiğini savunmuştur.
Makale tam metnine ulaşın (PDF). Öz: Orhun Yazıtları, İslamiyet öncesinde Orta Asya bozkırında yaşayan göçebe… Daha Fazla
Türkiye’nin en köklü şiir yarışmalarından biri olan Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri Şiir Yarışması’nın 12.sinin sonuçları… Daha Fazla
Kağan, Türk ve Moğol devletlerini yöneten hükümdarların unvanıdır. Bu sebeple tarihteki Türk devletlerinin yönetim şekline… Daha Fazla
İsim tamlamalarını oluşturan isim ya da zamirlerin arasına gelerek bu kelimeler arasında ilişki kuran eke,… Daha Fazla
Günümüzde yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte “deepfake” kavramı giderek daha fazla tartışılır hâle gelmiştir. Türkçede… Daha Fazla
Özet Kitapçığıİndir 16–18 Mayıs 2025 tarihleri arasında Buhara’da düzenlenen Uluslararası Dil ve Edebiyatta Sağlık Sempozyumu,… Daha Fazla
Yorumlar