İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Betik Haziran 2021 Sayısı: Anadolu

Beşinci sayımızda “Anadolu” temasıyla karşınızdayız. Tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan bu toprakların kadim mirasını inceledik. Yolculuğumuz esnasında Haçlı Savaşlarına, Anadolu’nun Türkleşme ve İslamlaşma serüvenine, Anadolu’da vücut bulmuş efsanelere rastladık. Bu sayımızda bir yenilik yaparak bir de bulmacaya yer verdik. İlk sayımızdan itibaren özgün resimleriyle kapağımızda çiçekler açtıran sevgili Evrim Gonca’ya ayrıca teşekkür ederiz.

Anadolu Betik’i indirmek ve okumak için tıklayınız.

Anadolu’yu tanıyalım

Dünya, Göbeklitepe kazıları vesilesiyle yönünü bir kez daha Anadolu’ya çevirdi. Şanlıurfa Örencik köyündeki arkeolojik kazılar devam etmekte ve bölgeye turistik geziler de hızla sürmekte. Medeniyetlerin kesişim noktalarının başında gelen Anadolu her keşifle değerini artırmakta ve üzerinde yaşadığımız toprakların tanıtımı daha da önem kazanmakta.

Cilalı Taş Devri’nden itibaren Çatalhöyük, Truva, Yumuktepe, Sümer, Asur, Hitit, Lidya, Safevi gibi pek çok medeniyet bu topraklarda yaşam alanı oluşturmuş ve yurdumuzun dört bir yanında bu medeniyetlere ait kalıntılar sonsuz bir zenginlik kaynağı oluşturmuştur. Bölgesel farklılık ve zenginliklerimiz ve âdetlerimiz de hep bu medeniyetlerden izler taşır.

Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen istilalarla şekillenen Anadolu tarihi bölgenin etnik ve dinsel çeşitliğini artırmıştır. İzmir’de Meryem Ana, Mersin’de Yedi Uyurlar, Van’da Akdamar, Hatay’da Habib-i Neccar Camii, St. Simon Manastırı, Trabzon’da Sümela Manastırı gibi semavi dinler açısından kutsal kabul edilen mekânlar ile Anadolu din turizmi merkezlerinin başında gelmektedir.

Anadolu’ya özgü miras

Türkçenin yanı sıra Anadolu’da kullanılan Hititçe, Sümerce, Palaca, Luvice, Lazca, Gürcüce, Süryanice, Kürtçe, Zazaca gibi diller bölgeyi dil bilimsel çalışmalar için de ideal kılmaktadır.

Anadolu’ya özgü miraslardan olan halk takvimi bölgede yaşayan eski uluslardan kalan bir zenginlik olarak karşımıza çıkar. Halk takviminde aylar kuzu ayı, abrul, tut ayı, kirez ayı, orak ayı, çürük ay, ilkgüz, sulta ay, koç ayı, karakış, don ayı gücük gibi isimler alır. Yıl, kasım ve Hızır günleri olarak ikiye ayrılır. Halk arasında şiddetli soğuklara gücük yedisi denir. Baharın başlaması mart dokuzudur. Fırtınalar kozkavuran, yaprak dökümü, Meryem Ana, balık fırtınası gibi isimlerle anılır. Hıdırellez geçmeyince mısır ekilmez, gibi halk arasında aylar hakkında kullanılan pek çok deyiş bulunmaktadır.

Anadolu’da giyim geleneği ise sokakta, evde ve çalışma sırasında farklılık gösterir. Konargöçer Türk kıyafetleri kilimli-çarıklı olarak isimlendirilmiştir. Şalvar, geçmişten günümüze Anadolu kadının en çok giydiği giysilerin başında gelmektedir. Kastamonu Pınarbaşı gibi bazı yörelerimizde geleneksel kıyafetler günlük hayatta kullanılmaya devam edilmektedir.

Anadolu’da yazılı kaynaklarla takip edilen ilk müzik faaliyetleri Hititler zamanına dayanır. Mezopotamya müziklerinin yazılı kaynaklarda geçmesi Sümerlerin kurban ağıtlarıyla olmuştur. Arp, lir, saz, davul, def, boynuz, flüt, çalpara Anadolu’da kullanılan müzik aletlerinden bazılarıdır.

Betik’e siz de yazılarınızı gönderebilir, içeriğimize katkı sağlayabilirsiniz. İnsan konulu şiir yarışmamıza katılımlar devam etmekte! Anadolu’nun her bir köşesinden her bir köşesine sevgilerimizle…

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.