Eski Türklerde ve Moğollarda bir kişinin ölümü üzerine şaman eşliğinde düzenlenen törenlere yuğ töreni adı verilmektedir. Yuğ törenlerinde söylenen şiirler ise sagu olarak adlandırılmıştır. Sagular İslamiyet’ten sonra halk edebiyatında ağıt, divan edebiyatında ise mersiye adını almıştır. Eski Türklerde yuğ törenlerinin dışında şölen ve sığır töreni adıyla bilinen iki merasim daha vardır.
Yuğ törenlerinde söylenen şiirlere ne denir?
Yuğ törenlerinde söylenen şiirlerine sagu denir. Sagular şamanlar tarafından söylenen yas dolu şiirler olup bu şiirlerde genellikle koşuk nazım şekli tercih edilir.
Aşağıdaki Eski Türklere ait yuğ törenini anlatan videoyu izlemenizi tavsiye ederiz.
Yuğ törenleri İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı Dönemi içerisinde ölen kişinin ardından düzenlenen yas törenleridir.
Yas merasimleri olan yuğ törenleri Eski Türk devletlerinin tamamında düzenlenen törenlerdir. Ayrıca Türkler gibi Göktanrı inancına sahip olan Moğollarda da bu gelenek vardır. Bazı değişikliklerle bu gelenek Altay ve Yakut Türkleri gibi Sibirya Türk topluluklarında devam etmektedir.
Törenlerin zamanları: Bu törenler yılın sadece bazı dönemlerinde gerçekleştirilmiştir. Ölen kişi birtakım tekniklerle sarılarak ağaç gövdelerine bağlanmış ve yılın belli mevsimlerindeki tören zamanlarında defnedilmiştir. Bunun sebebi Türklerin göçebe hayat tarzıdır. Çünkü eski Türklerin yaşam tarzları gereği her an her yerde bir araya gelme şansları yoktur.
Eski Türklerde yuğ törenleri, şaman tarafından bazı ritüellerin gerçekleştirilmesi suretiyle icra edilmiştir. Bunlardan en bilinenleri şunlardır.
Kanlı yaş ritüeli: Türkçede deyimlere konu olan “kanlı yaş” metaforu eski Türklerden gelmektedir. Eski Türklerde şamanlar yuğ törenlerinde gözlerinin altını keserek gözyaşı ve kanlarını birbirine karıştırırlardı.
Balbal dikme geleneği: Bu ritüel ölen kişinin hayattayken öldürdüğü kişilerin heykelciklerinin mezar başına dikilmesi şeklindedir. Nitekim Orta Asya’daki kazılarda çok sayıda balbal kalıntısı tespit edilmiştir.
Kurgan geleneği: Eski Türk inancında ölümden sonra da hayat olduğuna inanılmıştır. Bu sebeple ölen kişinin kıyafetleri, atı ve önemli eşyaları da onunla birlikte kurganlara gömülmüştür.
Sagu söyleme geleneği: Eski Türklerde ölünün arkasından yakınları ve şaman, ağıtlar söylerdi. İşte söylenen bu ağıtlara Eski Türkçede sagu denir. Nitekim sagu söyleyen şamana ise sığıtçı (ağlamacı) adı verilir. Türk edebiyatında bu türün en önemli örneği Alper Tunga sagusudur. Bu sagu Divanu Lügati’t-Türk vasıtasıyla günümüze ulaşmıştır.
Ek olarak Alper Tunga sagusu aşağıda verilmiştir:
Alp Er Tunga öldi mü? Issız ajun kaldı mu? Ödlek öçin aldı mu? Emdi yürek yırtılur. Ödlek küni tavratur Yalnguk küçin kevretür Erdin ajun sevretür Kaçsa tagı ertilür Begler atın urgurup Kadgu anı torgurup Mengzi yüzi sargarup. Korkum angar türtülür
Makale tam metnine ulaşın (PDF). Öz: Orhun Yazıtları, İslamiyet öncesinde Orta Asya bozkırında yaşayan göçebe… Daha Fazla
Türkiye’nin en köklü şiir yarışmalarından biri olan Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri Şiir Yarışması’nın 12.sinin sonuçları… Daha Fazla
Kağan, Türk ve Moğol devletlerini yöneten hükümdarların unvanıdır. Bu sebeple tarihteki Türk devletlerinin yönetim şekline… Daha Fazla
İsim tamlamalarını oluşturan isim ya da zamirlerin arasına gelerek bu kelimeler arasında ilişki kuran eke,… Daha Fazla
Günümüzde yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte “deepfake” kavramı giderek daha fazla tartışılır hâle gelmiştir. Türkçede… Daha Fazla
Özet Kitapçığıİndir 16–18 Mayıs 2025 tarihleri arasında Buhara’da düzenlenen Uluslararası Dil ve Edebiyatta Sağlık Sempozyumu,… Daha Fazla