Gözümün köşesinden akseden yalnızlık,
Beşeri değil…
Bir damla yaştan akan,
Birkaç parça yüzüm,
Hiçbir parçam aşina değil…
Issızlığın ortasında koca bir kalabalığım.
Kalabalığın ortasında koca bir ıssızlığım.
Issızım ve kalabalığım.
Kamburumun çıktığı günden beri mutluyum.
Yüzüme alışamadığımdan beri,
Beşeri değil ıssızlığım.
Bir tek koridor anımsadığım,
Sırtıma yapışan eller,
Ellerin keskin uğultusu.
Hiçbir sesten çıkaramadığım anlamı,
Uğultudan çıkarıyorum.
Kamburumun çıktığı günden beri uğultuyum,
Ve mutluyum…
Gökyüzünden akseden aynalarda,
Birkaç parça yüzüm.
Sessiz gökyüzüne boyanmışım.
Yüzümün renkleri katledişini seyrediyorum.
Bu acıdan aldığım zevkten,
Mutluyum…
Koridordayım;
Sırtıma yapışan elleri boyuyorum.
Birazdan onları da katledecek yüzüm.
Kamburumun çıktığı günden beri bekliyorum.
En şanslı gökyüzüne bağlayacağım kamburumu,
Ve onu da katledecek yüzüm.
Ölü bir kamburum,
Ve mutluyum…
İnsanların özellikle yaşlandıkça omurgalarının oval bir hâl almasına verilen addır.
Kitapların ciltleme esnasında sırt bölümündeki çıkıntı. Bu çıkıntı giyotin ile kesilerek kitap düzgün hâle getirilir.







İlk yorum yapan siz olun