Dünyaya gelirken ebeveynler hususunda seçim yapamıyorsun. Hangi aileyi seçeceğini, hangi dine doğacağını ya da hangi ismi kullanacağını bile. Sen de bir şeyler oluşurken, her şeyden bağımsız bir şekilde bir yola çıkıyorsun. Yaşın ilerlemeye başlıyor ve artık kendi fikirlerin oluşmaya başlıyor. Artık seçim yapabilmeye başlıyorsun. Ya da başlamak istiyorsun.
Kimileriniz kararlarınıza saygı duyan bir aileye doğmuş, kimileri ise sen ne düşünürsen düşün, hangi fikirde olursan ol, tüm bunlara saygı duymayan bir aileye denk gelmiş olabiliyor. Eğer ilk başta bahsettiğim aile örneğine sahip durumda olan kişilerden biriyseniz, gerçekten şanslısınızdır. Ya da tam tersi bir ailede büyüdüyseniz, anne ya da babanın iki sözcüğüne göre yaşamaya devam etmek zorunda kalıyorsunuz. Bunlara zehirli ebeveynler demek daha doğru diye düşünüyorum. Örneğin öyle ailelere denk gelen insanlar var ki, toplum yapısı, elâlem ne der kaygısı ve o günah bu günah diye seni her şeyden soyutlayan aile yapısı. Kimileri sen daha çocukken bu tür şeyleri yapmaya çalışıyor. Kendi inancına göre, kendi düşüncesine göre seni daha çocukken başörtüsü kullanmaya zorluyor. Bazıları çocuğuna günah diye etek bile giydirmiyor. Kolu kısa giyemiyorsun, bacağın açık olmamalı…
Kimi zehirli ebeveynler, çocukluktan yetişkinliğe kadar hayal ettiği şeyleri söylemeye bile çekinir durumdalar. İleride müzisyen olmak isteyen bir çocuk babasına korkusundan bunu söyleyemiyor. Çünkü bir günah algısı bir türlü akıllarından, fikirlerinden gitmiyor. Böyle bir ailede yaşamaya çalışan insanların hangi okulu seçmek isteyeceği bile anne ve babanın iki dudağının arasında. 18 yaşına gelene kadar bekliyorsun. Çünkü şöyle bir algı var 18 yaşında kendi kararlarını verebilecek bir yaşa gelmiş oluyorsun. Ama ne yazık ki büyük hayal kırıklığı yaşıyorsun. Sen 30’una bile gelsen, kararlarını kendi başına alamıyorsun. Eğer böyle bir aileye doğduysanız, böyle bir şey pek mümkün olmuyor.
Peki kendimizi nasıl zehirli ebeveynlerden korumalıyız?
Cevap aslında çok basit, dişinle tırnağınla ne olmak istiyorsan, nasıl biri olmak istiyorsan onu al ve başar. Ondan sonra topla valizini git. Nereye istersen, kiminle gitmek istersen. Böyle bir ailede valizi toplayıp nasıl gidilebilir? Bu gerçekten güzel bir meslekle mümkün olabilir. O yüzden mecburuz buna. Kimileri ise kaçış yolunu evlenmekte buluyor. En yapılmaması gereken şeylerden birisi bu aslında. Önce meslek, sonra yuva. Eğer eğitim alıp kendi paranızı kendiniz kazanırsanız yapamayacağınız şey yok.
Yazan: Aylin AKSU
Makale tam metnine ulaşın (PDF). Öz: Orhun Yazıtları, İslamiyet öncesinde Orta Asya bozkırında yaşayan göçebe… Daha Fazla
Türkiye’nin en köklü şiir yarışmalarından biri olan Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri Şiir Yarışması’nın 12.sinin sonuçları… Daha Fazla
Kağan, Türk ve Moğol devletlerini yöneten hükümdarların unvanıdır. Bu sebeple tarihteki Türk devletlerinin yönetim şekline… Daha Fazla
İsim tamlamalarını oluşturan isim ya da zamirlerin arasına gelerek bu kelimeler arasında ilişki kuran eke,… Daha Fazla
Günümüzde yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte “deepfake” kavramı giderek daha fazla tartışılır hâle gelmiştir. Türkçede… Daha Fazla
Özet Kitapçığıİndir 16–18 Mayıs 2025 tarihleri arasında Buhara’da düzenlenen Uluslararası Dil ve Edebiyatta Sağlık Sempozyumu,… Daha Fazla
Yorumlar