İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sanat Şiiri İncelemesi (Tahlili)| Millî Edebiyat Şiirinin Manifestosu

Sanat şiiri, Milli Edebiyat anlayışının manifestosu niteliğinde bir eserdir. Şiir Beş Hececilerden Faruk Nafiz Çamlıbel tarafından yazılmıştır. Sanat şiiri poetika incelemesi bağlamında yazıldığı dönemin ve şartların açık bir dışavurumudur. Şiirde hem Batılı tarzda hem de Doğulu tarzdaki (divan edebiyatı) anlayışlara açık bir meydan okuma vardır. Dönemsel olarak şiirin, hece vezni kullanmasına ve yalın bir dilin tercih edilmesine karşı duranlara bir cevap olduğu düşünülebilir. Şiirdeki “sen” Milli Edebiyat şiirini estetik zevkten uzak olmakla eleştirenler, “ben” ise Milli Edebiyat anlayışına uygun eserler verenlerdir. Şiir aslında “Sanat eserleri, ait olduğu kültürü yansıtmalı mıdır?” sorusunun poetik bir cevabıdır.

Sanat Şiiri ve Poetik Değerlendirme

Aşağıda Sanat şiiri ve bu şiirin incelemesi yer almaktadır.

Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek,
Bizim diyarımız da bin bir baharı saklar!
Kolumuzdan tutarak sen istersen bizi çek
İncinir düz caddede dağda gezen ayaklar

Şair ilk dörtlükte karmaşıklaşan, olağanüstü bir yapmacıklığa evrilen ve anlam evrenini kaybeden şiir tarzlarına savaş açar. Yalnızca kendi yaptıklarının sanat olabileceğini düşünen sanat için sanat tutkunlarına küçük bir hatırlatmada bulunur: Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek, bizim diyarımız da binbir baharı saklar. Şair burada bizim diyarımız ifadesi ile birlikte milli edebiyat akımını ve Anadolu’yu kastetmektedir. Çünkü bu şiirin yazıldığı dönemde hem divan zevkinin yüksek inceliklerini arzulayan hem de Batılı bir estetikle bütümleşen şiir tarzları, hece ile yazılan milli tarzı küçümsemektedir. Şairin burada eleştirdiği zümrelere göre Anadolu şiir için yüksek bir edebi estetiği temsil edemez. Nitekim şair Türk kültüründen uzaklaşan tarzları ironik bir dille tenkit eder: İncinir düz caddede dağda gezen ayaklar.

Sen kubbesinde ince bir mozaik ararda
Gezersin kırk asırlık mabedin içini
Bizi sarsar bir sülüs yazı görsek duvarda,
Bize heyecan verir bir parça yeşil çini

Şiirin ikinci dörtlüğünde eleştirilenler daha ziyade Doğulu klasik zevkin dışına çıkmakta tereddüt eden sanatçılardır. İçerisi zengin mozaiklerle süslü asırlık mabet aslında divan edebiyatıdır. Yani burada açık istiare yoluyla aruz vezni ve divan edebiyatı zevkini sürdürmeye çalışan kişiler hedefe alınmıştır. Burada Anadolu’nun her yerinde görmek mümkün olan sülüs tarzdaki yazı ve Anadolu camilerini süsleyen yeşil çiniler yerli zevkin bir göstergesi olarak kabul edilmiştir.

Sen raksına dalarken için titrer derinden
Çiçekli bir sahnede bir beyaz kelebeğin
Bizimde kalbimizi kımıldatır derinden
Toprağa diz vuruşu dağ gibi bir zeybeğin

Şiirin üç dörtlüğünde soyut şiir tarzlarına karşı çıkılmıştır. Bu dörtlükte ince hayaller peşinde koşan şairlerin hayatın gerçekleri ve güzelliklerini kaçırdığı anlatılmaktadır. Dörtlükte Anadolu halk biliminin de sanat için elverişli bir alan olduğu dağ gibi bir zeybek ifadesi ile vurgulanmıştır.

Fırtınayı andıran orkestra sesleri
Bir ürperiş getirir senin sinirlerine,
Istırap çekenlerin acıklı nefesleri
Bizde geçer en yanık bir musiki yerine

Şiirin dördüncü bendinde Anadolu halkının yaşadığı zor hayatın onların sanat anlayışına etkileri betimlenmektedir. Burada Anadolu halkının yüzlerce yıllık acı ve kederlerinin yansıdığı yanık türkülere atıf yapılarak bunların barındırdığı gerçekçi estetiğe dikkat çekilmektedir.

Sen anlayan bir gözle süzersin uzun uzun
Yabancı bir şehirde bir kadın heykelini,
Biz duyarız en büyük zevkini ruhumuzun
Görünce bir köylünün kıvrılmayan belini…

Şiirin altıncı dörtlüğünde bu kez Batılılaşma taraftarlarına seslenen şair onların Batılı zevke olan düşkünlüğünü eleştirmektedir. Burada kadın heykeli Batılı zevki temsil etmektedir. Eleştirilen bu kişilerin Anadolu’nun o saf güzelliğinin farkında olmadığı son iki dizede anlatılmaktadır.

Başka sanat bilmeyiz karşımızda dururken
Yazılmamış bir destan gibi Anadolu’muz
Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken
Sana uğurlar olsun… ayrılıyor yolumuz

Şiirin son dörtlüğüne gelindiğinde şair karşıt sanat anlayışları ile olan farklılığa dikkat çekmektedir. O Milli Edebiyat anlayışına sahip olmayan sanatçıların hiçbir zaman kendilerini anlamayacağının farkındadır. Dörtlük, bu farklı sanat anlayışları arasındaki yol ayrımına işaret etmektedir. Şair artık yönünü tamamen çizmiş ve diğer Beş Hececiler ile birlikte şiirlerinde Anadolu’yu anlatma yoluna girmiştir.

KAYNAKÇA

Bakış, K. B. Yavuz Bülent Bakiler’in “Anadolu Gerçeği” ve Faruk Nafiz’in “Sanat” Şiirlerine.

Bir yorum

  1. […] Sanat Şiiri İncelemesi (Tahlili)| Millî Edebiyat Şiirinin ManifestosuSanat Şiiri İncelemesi (Tahlili)| Millî Edebiyat Şiirinin Manifestosuyonetici1 tarafındanSanat şiiri, Milli Edebiyat anlayışının manifestosu niteliğinde bir eserdir. Şiir Beş Hececilerden Faruk Nafiz Çamlıbel tarafından yazılmıştır. Sanat şiiri poetika incelemesi bağlamında yazıldığı dönemin ve… […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir