Eski Anadolu Türkçesi, Batı Türkçesinin Anadolu’da gelişmeye başladığı dönemin adıdır. Bu yazıda Eski Anadolu Türkçesi (EAT) ses, dil ve biçim özellikleri bakımından incelenmektedir. Bunun yanında Oğuz Türkçesinin nasıl yazı dili hâline geldiği aktarılmaktadır. Ayrıca Eski Anadolu Türkçesi ile yazılan eserler hakkında özet bilgiler ve karışık dilli eserler sorunu da yazımızın içeriğinde yer almaktadır.
13. yüzyıldan itibaren Eski Anadolu Türkçesi Dönemi’nde yazılan başlıca eserler şunlardır: Hoca Dehhanî‘nin gazelleri, Garib-nâme (Âşık Paşa), Süheyl ü Nevbahar (Hoca Mesut), Mantıku’t-tayr (Gülşehrî), Vesîletü’n-necât (Süleyman Çelebi), Risaletü’n-nushiyye (Yunus Emre), İskendername, Cemşîd ü Hurşîd (Ahmedî), Kadı Burhaneddin Divanı vb.
Anadolu’da 13. yüzyıldan başlayarak 15. yüzyıla kadar devam eden Oğuz yazı diline Eski Anadolu Türkçesi adı verilmektedir. Eski Anadolu Türkçesi Anadolu Selçuklu Devleti’nin dağılmasından sonra ortaya çıkan beylikler döneminde gelişmeye başlamıştır. Nitekim Eski Anadolu Türkçesi yerine Eski Türkiye Türkçesi terimi de kullanılır. EAT, Göktürkçe ile başlayan Türk yazı geleneğinin Anadolu’daki ilk temsilcisidir.
Eski Anadolu Türkçesinin ilk metinleri 13. yüzyılda yazılmıştır. Oğuz Türkçesinin yazı dili haline gelmesi aşamasında Ahmet Fakih, Hoca Dehhani, Hoca Mesut ve Aşık Paşa gibi isimler önemli katkılar sunmuştur. Ayrıca 15. yüzyılda Bergamalı Kadri’nin kaleme aldığı Müyessiretü’l-Ulum adlı eser, Oğuz Türkçesinin dil bilgisi özelliklerini içermesi bakımından önemli bir tarihi tanıktır.
Anadolu’da gelişen bu yeni yazı dili Arap harfleri ile yazılmıştır. Ancak bu yazımda Uygur imlası da oldukça etkili olmuştur.
Eski Anadolu Türkçesi, Oğuz boylarının fonetik özelliklerini gösterir. Nitekim bu yönüyle Eski Türkçeden bazı ses özellikleri açısından ayrılır. Aşağıda bu tarihî lehçenin ses özellikleri sıralıdır:
Eski Anadolu Türkçesi, Orta Asya’dan büyük topluluklar hâlinde Batı’ya göç eden Oğuz boylarının karakteristik dil özelliklerini taşır. Nitekim Oğuz Türkçesi diğer lehçeler ile karşılaştırıldığında belirgin farklılıklar içeren önemli bir koldur. Bununla birlikte Oğuz Türkçesinin yazı dili haline gelmesi Anadolu’da gerçekleşmiştir. İşte Oğuzların ilk yazı dili Eski Anadolu Türkçesidir. Bu süreci Zeynep Korkmaz (2004) şu şekilde açıklamaktadır:
Oğuzlar, VI-XIII. yüzyıllar arasında Orta Asya’da kurulmuş bütün Türk devletleri içinde etnik varlığını ve ağırlığını duyurmuş bir Türk kavmidir. Ancak, bağımsız bir devletleri olmadığı için Oğuzcaya dayalı bir yazı dili de yoktu. Oğuzca ilk kez bağımsız bir yazı dili durumuna ancak XIII-XV. yüzyıllar arasında Eski Anadolu Türkçesinin kuruluşu ile geçebilmiştir. Bu nedenle Eski Anadolu Türkçesinin Türk dili tarihinde önemli bir yeri vardır.
Zeynep Korkmaz
Oğuz Türkleri, bir yazı diline sahip olmadıkları dönemde de gelişmiş bir sözlü edebiyatı dilden dile aktarmıştır. Nitekim bu sözlü edebiyatın en önemli ürünü Dede Korkut’tur. Dede Korkut Hikâyeleri, önce sözlü gelenekte oluşup daha sonra yazı geçmiştir.
Eski Anadolu Türkçesi yapı özellikleri bakımından Türkiye Türkçesi ile büyük benzerlikler göstermektedir. Farklılıklar genellikle eklerin fonetik durumlarıyla alakalıdır.
Biçim bilgisi için konunun detaylı şekilde Faruk Kadri Timurtaş tarafından ele alındığı Küçük Eski Anadolu Türkçesi Grameri‘ne bakabilirsiniz.
Eski Anadolu Türkçesinin başlarında, Selçuklu geleneği olarak edebî dilde Türkçenin yerine genellikle Farsça kullanılmıştır. Fakat özellikle Orta Asya’dan Anadolu’ya yönelen göçler, Orta Asya’dan gelen erenlerin halka dinî bilgiler vermek için Türkçe yazma eğilimini güçlendirmiştir. Böylelikle Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli gibi isimler, Türkçenin Anadolu’daki gelişiminde kilometre taşları olmuştur.
Dinî-tasavvufi edebiyat ile başlayan bu yönelim zamanla divan edebiyatına da yansımıştır. Hoca Dehhani tarafından yazılan gazeller, Âşık Paşa’nın Garipname‘si bu dönemin önemli eserleridir. Ayrıca Hoca Mesud’un Süheyl ü Nevbahar adlı eseri de dil çalışmalarında önemli bir kaynaktır.
Eski Anadolu Türkçesi ile alakalı en önemli olaylardan biri karışık dilli eserlerdir. Bu olaya olga-bolga olayı da denir. Kısacası Oğuz Türkçesinde bulunmayan ses özelliklerinin EAT’de yazılmış bazı eserlerde bulunduğu görülür. Bu durum bu eserlerin yazımı esnasında Doğu yazı geleneğinin etkili olduğunu göstermektedir.
Karışık dilli eserler şu şekilde sıralanabilir:
Karışık dilli eserlerde olmak (bolmak) fiilinin ilk sesindeki b fonemi, ilk sesteki t ve k ünsüzlerinin ötümlüleşip ötümlüleşmemesi gibi mevzular dikkate alınmaktadır.
Makale tam metnine ulaşın (PDF). Öz: Orhun Yazıtları, İslamiyet öncesinde Orta Asya bozkırında yaşayan göçebe… Daha Fazla
Türkiye’nin en köklü şiir yarışmalarından biri olan Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri Şiir Yarışması’nın 12.sinin sonuçları… Daha Fazla
Kağan, Türk ve Moğol devletlerini yöneten hükümdarların unvanıdır. Bu sebeple tarihteki Türk devletlerinin yönetim şekline… Daha Fazla
İsim tamlamalarını oluşturan isim ya da zamirlerin arasına gelerek bu kelimeler arasında ilişki kuran eke,… Daha Fazla
Günümüzde yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte “deepfake” kavramı giderek daha fazla tartışılır hâle gelmiştir. Türkçede… Daha Fazla
Özet Kitapçığıİndir 16–18 Mayıs 2025 tarihleri arasında Buhara’da düzenlenen Uluslararası Dil ve Edebiyatta Sağlık Sempozyumu,… Daha Fazla
Yorumlar