İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Altun Yaruk hangi döneme aittir?

Altun Yaruk, Sekiz Yükmek ile birlikte Eski Türkçe Dönemi’ne ait bir eserdir. Eser Eski Türkçenin Eski Uygur Türkçesi olarak bilinen ikinci döneminde kaleme alınmıştır. Eserin yazarı, daha doğrusu çevirmeni Şeli Tutuŋ adlı bir müelliftir. Çünkü eserin aslı Çincedir. Buna rağmen yazar, esere birçok Türk hayat tarzını yansıtan eklenti yapmıştır.

Çin’in Gansu bölgesindeki çalışmalar esnasında Altun Yaruk’u gün yüzüne çıkaran kişi Malov’dur. Malov, Uygur alfabesi ile yazılan bu eserle birlikte Gansu’daki Budist mağarasından çok sayıda başka el yazması da bulmuştur. Eldeki 1687 yılından kalma nüsha Rusya’daki Petersburg Müzesindedir.

Eserin çeviricisi Budist geleneğinde önemli bir konuma sahiptir. Bunu “şeli” kelimesinden anlıyoruz. Çünkü bu kelime Budist geleneğinde “üstat” anlamına gelir.

Altun Yaruk hangi yazı dili ile yazılmıştır?

Altun Yaruk, Eski Uygur Türkçesi yazı dili ile kaleme alınmıştır. Ayrıca Budist geleneğe aittir. Eserin tam adı Altın Önlüg Yaruk Yaltrıklıg Kopda Kötrülmiş Nom İligi şeklindedir.

Altun Yaruk ne demektir?

Altın Yaruk, Eski Türkçede “altın ışık” anlamına gelir. Altun kelimesi Türkçedeki “altın” kelimesinin eski hâlidir. Yaruk kelimesi ise parlamak anlamında kullanılan eski bir Türkçe kök olan yal- kökünden türemiştir.

Altun Yaruk konusu

Eser, Budist inançlarını dile getiren bir tercümedir. Nitekim Buda’nın konuşmaları eserde büyük bir hacim kaplar. Soru-cevap mantığı ile hazırlanmıştır. Eserde 10 kitap olarak düzenlenen 31 bölüm vardır.

Eserin ilk bölümü Kuo-tau’nun hikâyesini içerir. Eserin dilince çok sayıda Çince ve Sanskritçeden alınmış yabancı kelime vardır. Semra Canan eser ile ilgili şunları söylemektedir:

Altun Yaruk Sudur, Burkan dinine mensup sayılan vaazlardan oluşmaktadır. Klasik bir tarz olarak Buda’ya bir soru sorulması ve Buda’nın soruya hikâye şeklinde yanıt vermesi şeklinde işlenmiştir (Ercilasun 2014: 242-243). Çinceden Uygurcaya çevrilmiş olan eser oldukça hacimlidir. 10 kitap ve 31 bölümden oluşmaktadır. Çeviricisi Şiŋko Şeli Tutuŋ olarak anılır, fakat çeviricisinin kim olduğu hakkında farklı görüşler de mevcuttur (Kaya 1994: 13). St. Petersburg nüshası ve Berlin Akademisinde kayıtlı pek çok parça bulunmakla birlikte bu parçalar U ve Mainz olarak kayıtlıdır. Çalışmalarda daha sağlam ve tam olması sebebiyle çoğunlukla Petersburg yazması ele alınmaktadır (Kaya 1994: 17-20-27). Eser gerek ülkemizde gerekse yabancı ülkelerde çoğu kez araştırma ve inceleme konusu olmuştur.

Semra Canan

İlk yorum yapan siz olun

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir