Dize ve Anjambman

Şiirsel yapılarda bulunan tek ölçümlü çizgilere dize denir. Basit anlamda, şiirin her bir satırı bir dizeyi oluşturur.

Türk Dil Kurumu “dize” kelimesini şiirin satırlarından her biri, mısra olarak tanımlamaktadır.

Bununla birlikte, Batı şiirinde dize kavramı geleneksel olarak stanza yani dörtlük olarak bilinen nazım biriminin yerine de kullanılmaktadır. Ancak Türk edebiyatı retoriğinde böyle bir kullanım yoktur. Yine Batı edebiyatlarında “prose” olarak bilinen nesrin karşıtı bir anlamda “verse” yani “dize” kelimesi nazım anlamını da taşımaktadır. Eski Yunan şiirinde dizeler, strophe yani kıta olarak adlandırılmıştır.

Dize kelimesi, Dil Devrimi ile birlikte hayatımıza girmiştir. Dil Devrimi’ne kadar bu kelimenin yerine Arapça kökenli mısra kelimesi kullanılmıştır. Kelimenin İngilizcedeki karşılığı ise “verse”dir. Bu kelime İngilizcede “ayet” anlamına da gelmektedir.

Serbest dize ya da serbest nazım, kafiye kullanmayan şiir anlamına gelir. Serbest nazımda şiirin duygusunu yansıtmak için dizelerin kullanım tekniği önem kazanmaktadır. Dizelerin kısalık, uzunluk vb. yapısal durumları şiirde verilmek istenen anlamla doğrusal bir bağlantı içerisinde olabilir.

Dize teriminin kullanım sahası edebiyatla kısıtlı değildir. Dize-koro formları, 1960’tan beri özellikle rak (rock) müziğin temelini oluşturan popüler ve yaygın bir müzik biçimidir.

Türk edebiyatındaki geleneksel anlayışa göre dizeler şiirin temelini oluşturur. Özellikle divan edebiyatında, her dizenin kendi içerisinde anlamlı olması bir kural olarak kabul edilmiştir. Bu anlayışa göre her dize kendi içerisinde bir yapı bütünlüğü oluşturmak zorundadır. Anlam birimi ise beyitle sınırlıdır. Divan edebiyatında şiirin anlam dünyasından soyutlanmış, tek başına anlam bütünlüğü sağlayan dizelere mısra-i azade adı verilmiştir. Tek başına derin bir anlam birikimini yakalayarak dilden dile dolaşan dizelere ise mısra-i berceste denilmiştir. Mısra-i bercestelere örnek olarak Sünbülzade Vehbi‘nin şu şiiri verilebilir: 

Sirkat-i şi’r edene kat’-ı zebân lâzımdır
(Sünbülzade Vehbi)

Bir diğer örneği ise yine divan şairlerinden olan Koca Ragıp Paşa’dan verebiliriz.

Şecaat arz ederken merd-i Kıptî sirkatin söyler
(Koca Ragıp Paşa)

Divan edebiyatında dizenin anlam ve yapı bütünlüğü sağlamasına yönelik anlayış özellikle Servet-i Fünûn ile birlikte sona ermiştir. Bu dönemde anjambman tekniği iyice ön plana çıkmıştır. Bu tekniğe göre şiir düzyazıya yaklaşmış, şiirdeki cümle yapısal ve anlamsal olarak tek dize de bitmeyip bir sonraki dizede devam edebilmiştir. Özdemir Asaf’ın “Virgül” adlı şiiri buna örnektir:

Önümden çekil
Ayı
Göremiyorum

(Özdemir Asaf)

Yorum Bırakabilirsin, veya Sitenden trackback verebilirsin.

Yorum Bırak

Powered by Webmaster Forum