İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazı etiketleri “Düalizm nedir?”

Düalizm, edebiyatta farklı anlayışların zıt görüşlerini aynı anda yansıtmaya verilen addır. İkicilik olarak da bilinir. Düalizm geçiş dönemlerinin genel karakteristiğidir. Nitekim Türklerin İslam’ı kabul ettiği dönemde ve Tanzimat Dönemi’nde düalizmin varlığı açıkça görülür. Tanzimat Dönemi’nde Ziya Paşa düalist kimliği ile ön plana çıkar.

Felsefî Düalizm

Düalizm edebiyatın yanında ayrıca felsefi bir görüştür. Peki, felsefi düalizm nedir? Bu görüş ruh ve bedeni farklı iki olgu olarak inceler. Bu iki olgunun birbirine indirgenemeyeceğini savunur. Bu açıdan düalizm Büyük tarafından şöyle açıklanmaktadır:

İnsanın birbirine indirgenemeyen iki temel bileşenden oluştuğunu kabul eden düalizm sorununun merkezinde bilinç kavramı yer almaktadır. İnsan bedenindeki tamamen maddî olan bir organın iç yaşantısının nasıl olduğu ya da kendinin bilincine nasıl varabildiği günümüzde bilim çevrelerinde ciddi tartışmalara neden olmaktadır. Materyalist düşünce, bilinçlilik halini tesadüfe bağlarken, teist düşünce bunu ‘akıllı bir tasarım’ ürünü olarak görmekte ve Tanrı’nın varlığına delil olarak kullanmaktadır.

Büyük, C. (2013). Düalizm, Bilinç ve Tanrı. Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, (39), 133-158.

Ziya Paşa (Abdulhamid Ziyaeddin Bey)

Ziya Paşa, Zafernâme ve Harâbât gibi eserlerinin yanında terkib-i bendiyle de ünlü olan düalist şair. Sanatçı, Sadaret Mektubî Kaleminde tanıdığı tezkireci Fatin Efendi’den öğrendiği aruz yaşamının sonuna dek şiirlerindeki ahenk unsurunu oluşturmuştur. Nitekim fikren Doğu-Batı çatışmasını yaşayan, eserlerindeyse klasik tarzlardan vazgeçmeyen bir kalemdir. Ziya Paşa’nın Edebi Kişiliği Biçimsel olarak, son büyük divân temsilcilerindendir. Ancak düşünce bağlamında yenilikçidir. Nazirecilik geleneğini sürdürmüş; özellikle Bağdatlı Ruhî’ye yaptığı nazireyle dikkat…