İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazıların kategorisi: “Seda Nur KURT”

DİVAN EDEBİYATINDA KADIN ŞAİRLER

Divan edebiyatında eser veren kadın şairlerimizin edebi kişiliğini ve birer şiirini derlediğimiz bu çalışma divan edebiyatı okurları için bir kaynak olarak hazırlanmıştır. ZEYNEP HATUN (15.YY) Amasyalıdır. İyi bir eğitim görmüştür. Kadı kızı ve bir kadı eşidir. Çağdaşı olan Mihri Hatun ile aralarında latifeler ve karşılıklı şiir söyleşmeleri vardır. Farsçayı şiir yazacak derecede iyi bilmektedir. Zeynep Hatun, şiirlerinde kadınların yadırgayacağı çeşitli düşünceler barındırır; Kadının isteklerini açgözlülük…

MISRA-İ BERCESTE

Divan edebiyatı şairlerinin şiirlerindeki en güzel dizelere mısra-i berceste denilmektedir. HOCA DEHHÂNÎ (13.yy) Severem seni can bigi hatâ dedim maâza’llahNe mikdârı ola cânın ki benzedem sana cânı “Seni can gibi severim. Hata ettim Allah korusun, ne miktarı var ki canın seni cana benzeteyim.”

ERDAL ARSLAN İLE HİÇ’İNCİ YOKUL ŞAHSIN HİKÂYESİ ÜZERİNE

Kastamonulu sanatçıları sanatseverlerle buluşturmak için çıktığım yolculukta ilk durağım: Erdal Arslan; tarih, hikâye, deneme yazarı. Kendisiyle son kitabı “c” vasıtasıyla konuştuk. Samimiyeti için şimdiden teşekkür ediyorum. Kitabınızda “Neden yazıyorsunuz?” sorusuna “Yaz, dedi kaderimiz.” cevabını vermişsiniz. Bu cevaba ekleyecek bir şeyleriniz var mı? Yazmak; benim için nefes almak, uyumak, yemek, içmek gibi hayatın devamını sağlayan zaruri ihtiyaçlardan birisi. Yazmazsam bir yanımın eksik kaldığını hissediyorum, bir sorumluluğu…

GECEYE

GECEYE 09.09.2018 01.50   “Benim hayatımda bir sürü insan var, Sadece henüz tanışmadık…”   En sevdiğim mevsim değildi tanıştığımızda, Onun da öyle… Kışın soğuğunu severdi o, Ben ilkbaharın ılık sıcağını… İkimiz farklı zamanlarda Benzer hayallerle katlanmıştık, Varlık sancısına…   Bundan böyle beraber mutlu olalım istedim…

SESİNİ KAYBEDEN SEDA

08.07.2014 Senin hiçbir zaman, Gerçek bir hayatın olmayacak. Fikrin zikrine düşman, Gözün gönlüne kör, Dostun düşmanından nankör… Sitemin ayağına dolaştı, Ondan yerlerdesin. Otuz baş deveyle, Küçükbaş çölü geçemezsin. Kökün hamur, Mayan çamur… Yıldızını ıslıkla anan rüzgâr. Sallandığı beşiğin enkazından, Artçı acılar savuran insan! Kaderin fay hatlarıyla bir çizilmiş, Gücün varsa yıkılma! Herkesten çok konuştu bu defa, Sesini kaybeden seda… SEDA NUR KURT

ABSÜRT KOMEDİ

ABSÜRT KOMEDİ 15.10.2013   Gökten üç elma düştü. Biri bile hayalime değmedi. Masalımsı bir şeydi. Acı tütün, soğuk çay, buzlu kahve, Zifiri kara, tozpembe gibi, Absürt komedi tadında bir hayat… Yan yana gelmesi yasak kelimelerden, Yasal cümleler kurdum. Sadık kediler yetiştirdim. Nankör köpekler… Şark ve garp harp hâlinde değildi. Mutluluk, yakınlarda bir yerlerde, Yeşil ışık yakmakta… Emniyet kemeri takmadığım için aldığım, İlk cezam. Sürgünde geçen…

GERÇEKLER ÇAYDANLIĞIN BUHARINDA

GERÇEKLER ÇAYDANLIĞIN BUHARINDA 01.09.2013   Bütün renkler mimoza çiçeği, Tüm kokular kardelen, Ve tüm aşklar leylaktır şimdi. Kapılar kapalı. Hayalleri hayaletler kovalıyor. Işıkları yakan yabancı sesler suskun. Şehir, ölüm uykusuna teslim… Sokaklardan sessiz çığlıklar yükseliyor. -beni kimse görmüyor- “Herkesin yok saydığı bir insan, Belki de gerçekten yoktur.” Tüm gerçekler bir çaydanlığın buharında tütüyor. Artık her renk beyaz bana, Her renk kara… Gökyüzü isyan yağmurlarında… Biri…

PORTMANTO

PORTMANTO 02.07.2013   Şehrin yolları ağır hasarlı… Caddeye çıkan tüm sokaklar lağım kokuyor. Kestirmelerden geçip burnumu tıkamayı, Koşa koşa gelmeyi de bilirim. İçimden gelmiyor. Absürt duygularla çıkılmaz ki yola. Kaldırımları kana bulaya bulaya, Her sokakta bir cellâtla gelemem sana. Gece yarıları uykum bölünüyor. Mısra mısra heceliyorum soğuğu. İnsan yaz günü de üşürmüş öğrendim. Dokuzuncu kattan atlamayı da düşündüm. Faaliyete geçebilirdim ama o zaman Seni hiç…

TAKVİM YAPRAKLARI

TAKVİM YAPRAKLARI 22.07.2012   Eksik olan neydi Roberto? Seni bunca gizli kılan ne? Düş gibi bir şeydin, oysa; Herkes uyanır.   Varlığını uzağıma attın, Mutlu musun şimdi?   Huzurla kapanıyorsa gözlerin, Melekler kıpraşıyordur rüyalarında. Uyurken gülümsüyor musun hâlâ?   Sevdiğin ne çok şey var. Onlardan sadece bir tanesi olmak istemiştim. En sevdiğin pantolonun mesela. Arasıra dertleşmekten zevk aldığın bir dostun. Her gece selam vermeden uyuyamadığın…

CELLAT

CELLAT 18.04.2012 Sanat kaygısı çok uzaklarda artık, Benden pes! Cellat, işte boynum: Durma kes! İnandığım davalar vardı, Sevdiğim biri… Beklediğim, yoluna bin can serdiğim… Artık kimsem yok.   Sevmeyen bir kalp ne kadar yaşayabilir? Sevilmeyen insan ölse ne çıkar? Ölse, arkasından kim ağlar? Bitti… Yaşarken ne uzundu. Biterken tek kelimelik bir cümleydi işte hayat: Öldü!   Öldü, deyip anons geçecek belediye memuru, -cümle din kardeşlerinin…

SORULAR ÇOK ZOR

SORULAR ÇOK ZOR 08.06.2012   Geç kalmış şiirler beni hep mahzun eder. Yitik hayatımda “bir hoş seda” da bırakamazsam, Öleyim daha iyi.   Ben öyle güzel cümleler kuramam. Yazarak konuşsam olmaz mı? İki kelime… Altı üstü, İki cümle, Etmeden, Uyusam mı? Bir şeyler hep yarım. Gel, tamamlanayım!   Seni çağırmak zor değil ki, Seni sevmek… Özlemek… Beklemek… Kolay değil… Sevmek!   Bana biraz zaman ver.…

GİTTİM…

GİTTİM   Özledim… Seni, sen varken yanımda beni… Her sabah yataktan bir umut kalkıp, her akşam “Yarın sabah güzel bir gün olsun.” diye dua etmeyi… Umutlarla geçirip hayatı gözyaşlarıyla bitirmeyi…   Sevdim… Birçok seni, en çok seni… Geceleri Ay Kardeşi izler, sabahları Güneşle selamlaşırdım. İçimde tek bir umut hep bir umut taşır, yalnız birini düşünür, yalnız bir sevgiyi yaşar, yalnız bir ana takılıp kalırdım. Ben…

Mission News Theme Compete Themes tarafından yapılmıştır.