Yazı etiketleri “Fuzuli İslam edebiyatında eser vermiş midir?”
Fuzuli İslam edebiyatında eser vermiş midir?
Fuzûlî, Türk-İslam kültür çevresinde oluşan divan edebiyatının temsilcisidir. Azerbaycan Türk’ü olan şair, aynı zamanda döneminin bilgin ve aydın isimlerindendir. Türkçenin yanı sıra Farsça ve Arapça da bilmektedir. İslam’daki ruh kavramı ve metafizik inceliği en iyi kavrayan divan şairlerinin başında gelir. Bu açıdan Fuzûlî’yi sadece mensup olduğu Şii mezhebi perspektifinden değerlendirmek yanlıştır. Mezhepçi bir yapısı olmayan Fuzûlî, İslam’ın özündeki sevgiyi esas alan bir mutasavvıftır.

Fuzûlî’nin eserleri Türk edebiyatının olduğu kadar İslam edebiyatının da bir parçasıdır. Nitekim o, eserlerinde ilahi aşkı her boyutuyla anlatmış, Su Kasidesi ile Hz. Muhammed’e olan sevgisini göstermiştir.
Fuzûlî Bir Tasavvuf Şairidir
Fuzûlî’nin tüm eserlerinde ilahi aşka bir yöneliş vardır. Onun bahsettiği aşk, ilahi huzurda değer bulan kıymetli bir soyut hazinedir. Güler (2011), bu durumu şu şekilde açıklamaktadır:
Fuzûlî’nin kişiliği ve psikolojisi üzerinde inceleme yapanlar onun aşk ve ıstırap şairi olduğunu, hicranın ve yalnızlığın acılarından, zulümden, fakirlikten, melametten çok bahsettiğini, talihsizlikten, kimsesizlikten çok yakındığını tespit etmişler; onun bu bedbin ruh halinin sebebini, daha çok yaşadığı ortamın mistik düşünceye müsait olmasına, kendisinin de tasavvufa yönelmesine bağlamışlardır. Yine aynı araştırıcılar “Fuzûlî’nin eski şairlerimiz içerisinde hayatını eserlerine en çok aksettiren bir şair” (Mazıoğlu 1997:2663) olduğunu da belirtmişlerdir.
Zülfi Güler
Fuzûlî’nin tüm bu özellikleri onun şiirindeki tanrısal kudrete olan bağlılığı açıkça ortaya koymaktadır. Fuzûlî, tasavvufi konuları sadece işleyen bir şair değildir. O aynı zamanda derin bir İslami hazinesine sahiptir.
Fuzûlî Divanı’ndaki manzumeler incelendiğinde şairin, sevgili başta olmak üzere aşk, gönül, rakip, zahit, ıstırap, masiva, dünya, saki, şarap ve halktan, yani akla gelebilecek her varlıktan şikâyet edildiği görülür. Fuzûlî’nin başta sevgili olmak üzere birçok konudan şikâyet etmesinin temel nedenlerinden birisi şiirinin tesirini artırma kaygısıyla ilişkilidir. Öte yandan Fuzûlî ve bu gelenekteki şairlerin şiirlerinde bir zahirî bir de batınî âlemin var olduğunu, zahirde şikâyet ve yakınma anlamı taşıyan birçok beytin tasavvufî manası düşünüldüğünde, aslında şikâyet gibi bir durumun söz konusu olmadığı görülür.
Mustafa Öztürk
KAYNAKÇA
Güler, Z. (2011). Fuzûlî’nin Divanına sosyal psikoloji açısından bir bakış (Ötekileştirilmiş Fuzûlî). Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, (7), 85-106.
Öztürk, M. (2017). Divan’ı Bağlamında Fuzûlî’de Sevgili Kavramının Beşerî ve İlahî Boyutları İle Sevgiliden Şikâyet. Kadim Akademi SBD, 1(1-2), 41-59.
