İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazı etiketleri “edebiyat”

Betik Edebiyat ve Kültür Yayını 2020 Haziran Sayısı (1) Çıktı

Sayı: 1 (Haziran 2020) Dergi dosyasının tamamına ulaşmak için  TIKLAYINIZ. “Evren” konulu diğer sayımıza yazınızı göndermek için TIKLAYINIZ.   Dilerseniz yazılara tek tek de ulaşabilirsiniz: Kapak ve Jenerik “Betik”tekiler 1 Seda Nur KURT: Ruhlar Âleminde 2 Efil YILMAZ: Ruhun Kökeni…

Sözlerim

       İsyankâr olup ateşe düşeceğine seni isyankâr yapmaya çalışanların üzerine bir bardak su dök ne sen ateşe düş nede onlar ateşe düşsün    Her acıya alışacağına, acıyı merhamete alıştır acı ortalıkta yok olsun. Fark edilmek için çabalayacağına fark…

Gece ve Ben

Gece ve Ben   Ben geceye aşığım Gece hayran bana. İyi anlaşıyoruz, karanlık bir yanımız sürekli, Ama aydınlıklar saklı bir yanımızda da. Onun ay ışığı var mesela, Benim içinse gözlerin. İkimizde gizemliyiz mesela, Geceyi çözmeye çalışıyor kimileri, Kimileri gecenin içinde…

Türkiye'de doğduk.

Türkiye’de doğduk Bundandır ki ufak çocukluk dramlarımız vardır hepimizin. Bize her ay bir çift pabuç alınmazdı. Genellikle işçi ya da memurdu babalarımız. Evdeki tek çocuk da değildik elbet. Anlardık ufacık halimizle durumu; ses etmezdik ondan. Okulun başlamasına sayılı günler kala…

UMUDUM

UMUDUM Bir özlem büyütürüm içimde, Dokunsan ağlayacak bir hüzün, Birkaç satır yazı, Uykusuz bir gecenin zifiri karanlığında yazılmış Ve birkaç damla gözyaşı. Bilen bilir, aslında fazla söze gerek yok Ya da bunun üzerine bir şiir yazmaya. Ama umudum olmasa, Geleceğe…

RUHUM BEDENİM

RUHUM BEDENİM Ağrı dağını sırtlamış bir karınca, Fili kapmış uçuran bir kartal, Ya da timsah yemiş bir tırtıl. Bedenim ruhumu taşıyamıyor, Yıpranıyor bedenim, Zarar görüyor her an, Kaybediyor. Hannibal’in Sezar’a kafa tutması gibi, Ya da sisli bir sabah fillerin karşısındaki…

YOKSA

YOKSA   Eskimeyen bir türkünün tellerinde gidiyorum çocukluğumun en kıymetli anılarına. Mutsuzlukla henüz tanışmamışken, hani büyümenin marifet olduğuna inandığım; o tertemiz yıllara. Kayısı çekirdekleri ve gazoz kapaklarıyla oyunlar oynadığım, cumartesi günleri çizgi film izlemek için erkenden uyandığım, dedemden aldığım harçlıklarla…

DOĞMAMIŞ YAZAR

Güneş doğduğunda ve insanlar uyanığında ben hala uyuyor olacağım. Fark etmeyeceksiniz ilkin. Tembel yine uyanmadı diyeceksiniz, işe geç kaldı yine. Telefonlarıma cevap vermeyeceğim, kapı zillerine de öyle. Akşama doğru işkilleneceksiniz. Ama yine de başıma bir şey mi geldi diye düşüneceksiniz…

ZAMANIN İÇİNDE YAŞAMIN DIŞINDA

ZAMANIN İÇİNDE YAŞAMIN DIŞINDA Havalar iyiden iyiye soğumuştu. Kış kendini göstermeye başlamıştı. Yazın rehavetiyle rengarenk olan cadde ve sokaklar soğukların başlaması ile birlikte kahverengi ve siyaha bürünmüştü. Sokaklar eskisi kadar kalabalık değildi. Cadde ve sokak kenarlarındaki cafe ve restaurantlar yazın…

KIPIR KIPIR (ŞİŞMAN)

KIPIR KIPIR – ŞİŞMAN Kıpır kıpır içim, Çocuksu bir gülümseme suratımda, Sanki aylardan temmuz değilmiş gibi, Sanki yıldızlı gecelerde hüzün yokmuş gibi, Sanki haylaz bir çocuk gibi, Ben gibi, Kıpır kıpır. Kaybolup gitmek istiyorum yoncaların içinde, Gökyüzünde kaybolup gitmek… Güneşe…

TERANE

TERANE Günler birbirinin aynı gibi sanki. Yani şu televizyonlarda yayınlanan dizilerin yeni bölümleri de olmasa bir günün diğerinden hiçbir farkı kalmayacak diye düşünmeden edemiyorum. Dizilerin yeni bölümlerinden önce yayınlanan özet bölümleri izlediğimde kendimi aynı günü tekrar yaşıyormuşum gibi hissetmekten alıkoyamıyorum…

adam

Saçları hiçbir zaman okşanmamış bir adamın, kırık dökük anıları işgal etmekteydi gecelerini. Geçmişin zincirlerinden kurtulamamak hastalığına yakalanmış olan bu adam, geleceğini bu esaretin kollarında yitirmekteydi. Hayatı bir açık hava hapishanesinden farksız olan bu mahkûm adam, bir müebbet mahkûma benzemektedir ki…

Hüsn-ü Kuruntu

Gökyüzünde tane tane süzülen kar taneleri, bedenimi pencerenin kenarında bırakıp bembeyaz bir hayal kapısından içeri çektiler ruhumu. Zihnimde asla mırıldanamayacağım sarhoş eden bir melodi ile sanki hipnoz olmuş gibi girdim bu bembeyaz ve ihtişamlı hayal kapısından içeri. El değmeye kıyamayacağım…

MÜSTESNA

Keskinlikten hoşlanmayan kör bir bıçağın kesememe hikâyesidir insanın yeryüzü hikâyesi. İster zengin olsun, ister fakir, ister asil bir aileye mensup olsun, isterse avam bir aileye, ister dünyanın en güçlü ve an sağlıklı insanı olsun, ister dünyanın en zayıf ve en…

EMEĞİNİZ EMANETİMİZDİR

Erken gidersem işimi erkenden halledeceğimi düşünüyordum. Yanılmışım. Herkes benim gibi düşünmüş olacak ki Ösym Büronun önü hınca hınç doluydu. Bir de nasıl erken gelebilirsin ki anam babam? Benim ikamet ettiğim ilçe ile vilayet arası tam yüz otuz dört kilometre. En…

Mission News Theme Compete Themes tarafından yapılmıştır.