İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri

AŞK’IN BİLMEM NE HALLERİ

Aşk; Düştü ya İkimizin arasına. Özlemlerin Kıvrak dansları tepinir Uykularımın tavanlarında. Saatlerde, Bilinmeyen bir isyan. Saklambaç oynuyor, Baharı Cebinde saklayan nisan. İpini koparmış Haramlarla, Tozu dumana katarak Geliyor, Kaçamak hayaller. Zamanın arkasına saklandı, Yaşamdaki Herşey, birer birer. Şimdi Tam zamanı; Duygularımda firar vakti… (25.1.2009 -7.şiir kitabımdan)

YAŞAMIN MORGUDUR, AŞK

Zamanın elinde Dengin anahtarı, Açıyor birer birer Yaşam kapılarını. Kalmadı Söylenecek hiçbir şey. Umutlar, Kaf Dağı’nın ardında. Kundaktaki Bebek çığırtmaları, Ömrün üzerindeki giysi. Nasıl girdik bu labirente, Çıkış yolu neresi. Bilinmeyen denklerim Saat başı çanları çalıyor. Üşümüş kar taneleri, Çıyanların Mükemmel raks edişlerini Seyrediyor. Anlaşılamayan Nefesler düğümleniyor, Masum boğazlarda. Kokuştu tüm renkler. Aşk; Loş mahzenlere hapis edildi. Dışarıda, Keyfe keder, Yaşamla ölüm Doyasıya öpüşmekteler… (13.12.2008…

YALNIZLIK YETER

Umut pencereme Kalın perdesini Çekmektedir hüzün. Anılar, Feryat-figanla iki büklüm. Akordu bozuk gecenin, Bilinmeyen nağmeleri; Utanmaz, davetsiz misafirdirler Kulaklarımda. Kayboldu günışığı Hangi zamanda. Nefeslerimi hapseder Gölgeler oyunu. Derbeder kimsesiz, Kürekleri kırık Kıyıya bağlanmış bir kayık. Martıların Boşuna çığlıkları. Denizde kalmadı balık. Mısralarımda, Gizemli duyguların rengi Kıpkızıl kor. Yalnızlığın, Durdurulamaz Tsunamisi Odama doluyor… (12.12. 2008 -7.şiir kitabımdan)

BİRAZCIK ÇOCUKSU HEVESLER

Paspasların altına saklanan, Anahtarlarla açılan Tahta kapılar. Boza ile dolu yaz geceleri. İçlerinde bizleri yaşatan Bayram günleri. Doyumsuz tatlardı, Dedelerin-ninelerin Öpülen pamuksu elleri. Kısa pantolonlarımızla Aldığımız bayram harçlıkları; Bitmeyen dünya serveti. Zaman, Yoktur sende mekân. Ve de Yatıp kalkan. Sorma bana Gelen gideni. Bırak öylece kalsın, Ufukta kaybolan hatıraların Silinemeyen derin izleri… (1.12.2008 -7.şiir kitabımdan)

ZAMANIN TELİNDE ANILARIN CAMBAZLIĞI

Hüzünler asılı kalır; Kapanan Akşamın perdelerinde. Kimsesiz yaşamımdır, Umutsuzluk rampasından fırlayan. Düşüncelerimin her biri, Serseri mayın sanki. Sırtlarımda gezinen, Yorgun zamanın iniltileri. Yüzlerinde, Kırkayakların izleri. Ne git derim gecelere, Ne de merhaba sabahlara. Çocuksu hevesler, Mutluluğu yakaladığım Bitmeyen elma şekerleri. İlk aşkım Sibel, Mahallemizin Ponpon Ninesi. Hangi girdapta kaybettim Onları. Ölü toprağıdır, Serpin üzerime. Efsunlu Bayram Sabahlarını… (6.10.2008 -7.şiir kitabımdan)

SİTEM

Bir Haliç Karmaşasıdır; Türlü çeşit Filmlerini oynatır. Kâh siyah-beyaz Kâh kısa metrajlı. Kendimden geçerim. ‘gel huzur bul’ der Eyüp Sultan. Buhar olup, uçar zaman. Çöker omuzlarıma Bütün Gizemliliğiyle Piyer-loti. Misafir ederler, Tahta masa, boş sandalyeler. Şef garsondur yalnızlığım; Servisinde damak tadında görünür Köpüklü Kallavi Türk Kahvesi. Kulaklarımda Bir tuhaf dolaşır Rumeli Türküleri. Ortadan ikiye bölünür, Bu yaşam. Bir kısmı Teleferikle iner aşağı. Diğeri Yukarı yol…

KÜÇÜKKUYU’NUN DENİZ FENERİNE

Hırslı dalgaların Kıyını dövdüğü, Duygularla örülü Bu deniz sahili. Kulübelerinde Demli çaylar fokurdar. Çapara, ağlar hep aynı. Balıklarda İsyanların en mükemmeli. İntihar komandosu Her biri. O gösterirdi yönlerimizi. Güven, huzur Mevsimlerin bereketlisi. Unutuldu, unuttuk Çaylak geçmişimizi. Yoksa birden mi büyüdük ne. Vefasızlığı, Vazgeçebilseydik keşke. Yüreğimizin her köşesi Yerindir. Emsalsiz sırdaş, Küçükkuyu’nun Deniz Feneri… (25.9.2008 -7.şiir kitabımdan)

BİR EVVELİYATLI AŞK

Evvel zaman içinde Uyumaktadır aşkımız. Üzerinde, Sarhoş zamanın Kertenkele gezintileri. Depreştirir çaresizlik, Yılların bütün özlemlerini. Anılar; Bu deniz sahilinde Neden beni terk etti. Ekşimtırak mevsimin Tam orta yerinde, Bitmeyen Ayazlar silsilesidir; Benliğimi Paket yapıp Tozlu raflara terk eden. Çek git artık Hüzünlerle dopdolu tren. Ne gelen var, Ne de Dört gözle beklenen… (24.9.2008 -7.şiir kitabımdan)

PİYER LOTİ’NİN BİTMEYEN SAATLERİ

Ağır-aheste Bazen de Farkında olmadan Çıktık bu yokuşu. Bir şeyler fısıldar Anlayamam Eyüp Sultan Mezarlığı. Başımı kaldırdığımda Karşımdadır Pier-Loti. Yorgun zaman Yaslanır sağ tarafıma. Yapraklarını döküyor Sonbahar, Yaşamla vedalaşmada. İn sırtımdan Bütün yorgunluğum. Geç otur tahta masamın başına. Deli-dolu gezinen Garson yalnızlığım; Getir iki fincan Kallavi Türk Kahvesini. Bir Nihavent Şarkıda bıraktım Mazimi. Kapkaradır Bütün falların elleri. Günah, Ufukta batan günbatımında. Birbirine düşürdü, Zevkleri, renkleri……

BİR YAZ DA BÖYLE GEÇTİ

Mavi denizin Köpüklerine karışan Güneş endamında. Bir kumral Bir esmer Bikinili güzeller. Tadı damakta kaldı Yarım kalan sevişmeler. Eller cepte Küçükkuyu sahilinde geziniyorken, At arabalarında Saman kokan çehresiyle. Çok yiyip Sapı elinde kalan Kara üzümleriyle, Sarhoş akşamlarında, Bir yanıp, bir sönen Kaçamak aşklarıyla. Ve de Şaşkın bakışlarımızla, Ortada bıraktı bizleri. Velhasıl Kavunuyla, karpuzuyla Dopdolu bir yaz geçti… (31.8.2008 -7.şiir kitabımdan)

ÜFÜRÜKÇE

Üfürükçüler, El üstünde tutuyorlar. Her taşın altındadır Felek. Sarıp sarmalıyor beni. Ne sevgi, ne aşktır, Pösteki saydırıyor tek tek. Ne geldim, Ne yaşadım. Gün dönümüm, Son sözüm. Bu sevda uğruna; Hak etmediğim kereler Öldüm… (27.8.2008 -7.şiir kitabımdan)

ZAMAN APTAL OLUR MU

Kendinden haberi olmayan Geceler Sarar etrafımı. Yokluğun; Yeraltı mafya babası. Elleri kıçında Turalayıp durur odamda. Bilinmeyen adresler, Kendilerini ararlar kapımda. Beşinci mevsimin Duyulmamış notalarıdır, Yalnızlığın havasını Çalıp oynarlar. Aptallaşır zaman. Ne geçer Ne de geri gider. Akrep-yelkovan, Muallâkta kalırlar. Senden sonra, Açılmadı Paslı kilitler. Uğramadı güneş bir daha Buralara. Kurudu, Yeşermedi umutlar. Ayaklarım, ellerim Kırkayakların yuvası. Fıttırmamak elde değil. Hele bir gör Çaresizliğin Kıvrak dansını……

MECBURİYET (2)

İstemeyerek Geldik dünyaya. Kah güldük Zaman zaman, Kah ağladık. Hırs ve isteklerle Dopdolu arzular; Hep isyana götürdü Bizi Bu duygular. Ve, Kapıyı tıklayınca Sonbahar; Yaşam, seviler Umutlar; Eyüp Sultan Mezarlığı’nda, Dikenli çalı oldular… (18.8.2008 -7.şiir kitabımdan)

VINN GEÇTİ

Gecenin; Abuk sabuk melodileridir, Kâbusların vazgeçemediği Dans müziği; Yedik içtik Ayrı düştük, yalnızlığın gurbetinde. Özlemlerin, müthiş rakkaseleri var, Vuslatın Gizemli Mabedinde. Anıların tek ettiği Bu loş sokaklarda; Körkütük sarhoş bir zaman hüküm sürüyor. Mevsim hep hazan, Kaymaklı ekmek kadayıfı gibi, Yarınlarımı yemekle meşguldür hüsran. Kaybolmuş ayak izleridir; Sıfırlamış bütün Yaşam kurallarını. Elde kalan sıfıra sıfır. Neyin muhabbeti, Neyin geyiği… (28.6.2008 -7. şiir kitabımdan)

ZAMAN ADLI KAMİKAZE

Efsunlu geceler Dolanıyor boyunlarıma. Avuçlarımda, Akasya kokuları uyuyor. Terk edişin, Tokattır Kaderimin yüzüne. Başıboş gezinip durur Sevdan, Bin bir gece efsanelerinin İçlerinde. Med-cezir depremleri Çöreklenir odama. İsyanların Ele başlılığını yapar Duygularım. Bastırılır benzin bidonuna Göreceği kalmamış umutlar. Sinsi ve kuvvetlice Ateşlerini üfürür çaresizlik. Beddua akbabaları üşüşür Garip yaşantımın başına. Gözyaşları asılı kalır Salkım saçak söğüt ağaçlarında… (26.6.2008 -7. şiir kitabımdan)

HAKİKATEN A ACAİPSİN

Seninle olan Sevgi oyunumuzun Acı faturasıdır yalnızlık. Öde öde bitmiyor, Hesapları Hep açık. Zaman, Kafadan çatlak. Duygular kaçık. Yaşam tahtasıymış bu Acayip faka bastık… (26.6.2008 -7. şiir kitabımdan)

VARSA SEN YOKSA SEN TÜRK SANAT MÜZİĞİ

Sırtımda, Yaşamın dertler kamburu. Önümde, Zamanın Kuru fasulye turşusu. Kasvetli Akşam vaktidir bu. Ne güzel de Nihavent taksim yapıyor, Feleğin tamburu… (22.6.2008 -7. şiir kitabımdan)

BOYNUMUZ KILDAN İNCE

Ayrılık rüzgârlarında, Çırılçıplak Ortadadır vuslat. Kısır döngü Bu filmin adı. İsyan Savaş Ve ricat… (22.6.2008 -7.şiir kitabımdan)

MİSAFİRPERVERLİK

Kırılgan düşlerdir Üzerimdeki enkaz yığını. Uzaklardan, Uzaklardan duyar gibiyim. Notasız Melodilerin civildeleşmelerini. Belki Vivaldi’den bir senfoni. Belki de Zekai Dede’nin Nihavent Peşrevi. Bakarsın Uçuk kaç Bir arabesk nağmesi. Bilinmez Bilinemedi. Kimdir Kimin nesi; Davetsiz misafir sevgi… (22.6.2008 -7. şiir kitabımdan)

VARLAR YOKLAR

Üzerime, Damper damper Molozlarını döküyor, Tanımadığım düşünceler. Anıların enkazından Özlemlerdir filizlenir. Ne öldürür yalnızlığın, Ne de diriltir. Taşeron firmasıdır, Çaresizlik. Bol bol kestiği umutlarda, Hırsı öfkesi açık seçik. Tükenen yarınların Canhıraş feryatlarıdır; Gökyüzünü Bulut bulut parçalar. Mısralarda Buzdan adam rapsodisi. Eğreltili sevdalar Ağlaşıyor Boğulmuş zamanlarda. Akşamı, Önüne katarak Yaklaşıyor Darmadağınık hüzün. Cenazeleri ortada kaldı. Yaşanan dün, Harcanmakta olan bugün… (15.6.2008 -7.şiir kitabımdan)

Mission News Theme Compete Themes tarafından yapılmıştır.