Öykü (hikâye), şiir, makale, gezi yazısı, kitap tanıtımı gibi eserlerinizi gönderebileceğiniz dergiler için bağlantılar aşağıdaki paragraftadır. Ayrıca yazılarınızı Betik dergisinde yayımlanmak üzere bu bağlantıdan bize gönderebilir, önerebilirsiniz! Ayrıca dergilere yazı göndermek artık çok kolay çünkü birçok dergi ve yayın internet ortamında yayım yapmaktadır. Ayrıca bu dergilere ya da yayınlara çevrim içi olarak da yazı, şiir göndermek mümkündür. Yazı gönderebileceğimiz dergiler hakkındaki bu yazı bu işlemleri…
Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri
Tamlama, isim ya da sıfatların birleşmeleri sonucu oluşan sözcük öbekleridir. TDK’ye göre ise bir ismin; farklı bir isim, zamir veya sıfattan sonra gelerek oluşturduğu sözcük öbeklerine denir (bk. TDK Güncel Türkçe Sözlük). Türkçede tamlamalar, isim tamlamaları ve sıfat tamlamaları olarak ikiye ayrılır, isim tamlamaları birtakım ekleri alarak kurulurlar. Peki tamlamanın “tamlayan”, “tamlanan” unsurları ne demektir? İsim tamlamaları ise kendi arasında üçe ayrılır. Tamlamaların özellikleri nelerdir?…
Sıfatlar yani ön adlar, isimleri niteleyen ya da belirli hâle getiren kelimeler olup temelde niteleme ve belirtme sıfatları olmak üzere ikiye ayrılır. İşte bu yazımızda "Sıfat nedir?" sorusunu yanıtladıktan sonra sıfat türlerini açıklayacağız.
Not: Başlık Türk edebiyatında Tanzimat sonrasında kullanılmaya başlanmıştır. Divan edebiyatında şiirlerin bir başlığı yoktu ve şiirler konularına veya rediflerine göre adlandırılırdı. Çünkü divan şiirinde genel anlamda dizeler arasında anlam bütünlüğü yoktu. (bk.) Kısaca Metin; başlık, alt başlık ve paragraflara ayırarak daha rahat okunur, kolay anlaşılır ve ilgi çekici hâle gelir. (bk.) Öyküye başlık seçerken nelere dikkat edilir? Öykü, şiir veya roman gibi edebî bir metne…
Kahramanlık konulu halk hikayeleri ve olağanüstü özellikler barındıran destanlar günümüz romancılarını, şairlerini ya da sinema sektörünü önemli ölçüde etkilemiştir. Çünkü toplumlar, tarihleriyle var olurlar ve tarihlerinden etkilenirler. Toplumların tarihlerinde yer alan büyük başarılar, zaferler ve kahramanlar, o ulusun geleceğe güvenle bakabilmesi için öz güven kazandırır. Bir toplumun yükselebilmesi ve muasır uygarlıkların seviyesine ulaşabilmesi için bu öz güven mutlak surette gereklidir. Halk bilgisi ürünleri, toplumsal hafıza…
Öz: İnsanın dil edinimi sürecinin en önemli besleyicisi dış dünyadır. Bu yönüyle insanlar, sonsuz veri akışını örtük ya da açık bağlamlarda bilişsel olarak depolayan ve elde ettikleri bu deneyimleri davranış ya da söyleme dönüştüren canlılardır. Aslına bakılırsa her insan, isteyerek veya istemeyerek maruz kaldığı uyaranların algoritmik sonuçlarını hayatı boyunca yaşamaktadır. Nitekim son yarım asırda makinelerin de öğrenebileceğinin keşfedilmesi, dil bilimi alanında önemli bir paradigma değişikliğine…
Evreni konu alan bu sayımızda zengin bir içerikle karşınızdayız. Bu sayıdaevrenin edebî, bilimsel, mecazi, teolojik, dil bilimsel vb. birçok boyutunu ele aldık. Sorular sorduk: Evrenin yapısı nasıldır? Düşünce ve edebiyatla ilgisi nedir? Kara delikler niçin oluşmuştur?Yine kıymetli hocalarımızla söyleşiler yaptık. Uzun sözün kısası “Evren Betik”i keyifle okumanızdileğiyle… Peki evren nedir? Evrenin oluşumuyla ilgili günümüzde en çok kabul gören görüş “Büyük Patlama Teorisi”dir. Bu teoriye göre…
Kestane balı, yoğun kestane bulunan sınırlı bölgelerde üretilen monofloral yani tek kaynaklı bir bal çeşididir. Özellikle öksürük, hazımsızlık, solunum yolu enfeksiyonları, cilt yanıkları, mide rahatsızlıkları ve bağışıklık hususlarında faydalı olduğu ve anti-enflamatuar bir yapıya sahip olduğu iddia edilmektedir. Kestane balının doğal yetişme alanı Karadeniz'dir.
Divan edebiyatında kadın şairler, 15. yüzyıldan itibaren Osmanlı sahasında görülmeye başlanır. Nitekim hem Türk edebiyatının hem de divan edebiyatının ilk kadın şairleri Amasya'da yetişmiştir.
tains the basic features of the Altai language family. Turkish has a regular grammar on many issues. In addition, Turkish has a Latin-based phonetic alphabet.
Fransız gerilim yazarı Jean- Christophe Grangé’nin “Kötülüğün Kaynağı” üçlemesinin Şeytan Yemini ve Siyah Kan’dan sonra üçüncü kitabı olan Ölü Ruhlar Ormanı üçlemenin diğer kitapları gibi bağımsız bir konuyu ele almakta ve üçlemenin ortak sorusu olan “İnsan neden kötülük yapar, neden öldürür?” sorusunun cevabını bulmaya çalışmaktadır. Yazan: Seda Nur KURT Yazar, Ölü Ruhlar Ormanı’nda Arjantin’deki diktatörlük döneminde işlenen suçlara dair bir öyküyü anlatmakta. 2010 yılında İstanbul’a…
Din nedir? Din, yüzyıllardır insanların doğayı ve yaşamı anlamlandırmalarını sağlayan meşruiyetini kendi öğretilerinden alan ve kutsal sayılan ilke ve inançlar bütünüdür. Eski Mezopotamya metinlerinden günümüze yazılı olarak kadar takip edilebilmektedir. İslami bir bakış açısıyla din şu şekilde tanımlanabilir: Din; Allah’tan gelen ilâhî manaların formunun Cebrail tarafından düzenlenen lafızlarla, yine Cebrail aracılığı ile peygambere ulaştırılan ve peygamberin de tebliğ ettiği ve sünnetiyle açıklayıp yaşadığı anlamlı inanç…
Seda Nur Kurt (1993-...) Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği 2015 mezunu.
Sayı: 1 (Haziran 2020) Dergi dosyasının tamamına ulaşmak için TIKLAYINIZ. DERGİMİZİN “EVREN” KONULU YENİ SAYISI ÇIKMIŞTIR. ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN. Dilerseniz yazılara tek tek de ulaşabilirsiniz: Kapak ve Jenerik “Betik”tekiler 1 Seda Nur KURT: Ruhlar Âleminde 2 Efil YILMAZ: Ruhun Kökeni 5 Ferda TARA: Ruh 7 Mücahit Coşkun KÖSE: Zamanın Ruhu 10 Hayati SARIEKİZ: Ruh Tragedyası 14 Ensar KILIÇ: Dilin Nörolojik ve Ruh Bilimsel Kökeni 22…
Divan edebiyatı şairlerinin şiirlerindeki en güzel dizelere mısra-i berceste ya da berceste mısra denir. Mısra-i bercesteler, bir şairin sanat yönü ve yetkinliğini gösteren en önemli ölçütlerdendir.
Seda Nur Kurt‘un son şiir kitabı “Hoş Buldum Dünya” kitaplık raflarındaki yerini aldı. Kitapta şiirle postmodernizmin buluştuğu derin bir düşüncenin izleri sorgulanıyor. Kutlu Yayınevinden çıkan bu kitaba bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz. Edebiyat; en tutsak özgürlüğü sesimizin çıktığı kadar ama sessizce haykırmaktır. Bunun için şiir var olanı aynen aktarmak veya uyaklı dizelerle sözcükleri dans ettirmek değildir. Şiiri değerli kılan duygunun barındırdığı dolambaçlı yollardaki anlam derinliğidir. Yani imge…
Hayati Sarıekiz’in ilk romanı olan “Otacı”, Artikel Yayınlarından çıktı. Eserde otacı olmak için yola çıkan Otman’ın kırk günlük eğitim serüveni anlatılıyor.
Abstract
“Otacı”, the first novel of Hayati Sarıekiz, was published by Artikel Publications. In the work, Otman’s training adventure of forty days, who set out to become a herbalist (otacı), is told.
Bir bildungsroman olarak otacı
Dünya edebiyatında meşhur bir tabir vardır: Bildungsroman yani oluşum romanı. Şimdi benden beklediğiniz klasik tavır, tıpkı Şeyh Gâlib’in “Hüsn ü Aşk”ı gibi bu romanı da insanın olgunlaşma sürecini ve bu sürecin vardığı nihayeti anlatması bakımından, afili bir kelime olan bildungsroman elbisesine büründürerek anlatmak olacak. Hatta işi bir adım daha öteye götürüp erziehungsroman yani kahramanın yetişme sürecini anlatan bir roman olarak “Otacı”yı değerlendirebilirim. Sonra da “Otacı”nın Türk edebiyatında bu alanda yazılan ilk eserlerden biri olduğunu iddia edebilirim. Ama ben size bunların hiçbirinden bahsedemem. Çünkü bu roman o denli yerli, o denli Türk kültürünün pınarından doğuyor ki… Şüphesiz bu roman bizden bir şeyler anlatıyor. Yavaş yavaş kulağınıza Deli Dumrul’un meydan okuyan edası çalınıyor, sonra sanki bir yerlerde Salur Kazan’ı görür gibi oluyorsunuz.
Kitabı elinize aldıysanız hazırlıklı olun. Her an kitabın içerisinden aksakallarıyla Dede Korkut belirip avazı çıktığınca konuşacak, haykıracak:
Oğul oğul ay oğul
Bilir misin neler oldu?
Söyleştiler fısıl fısıl (Ergin, 2016: 106).
Tunus Türkleri, Tunus anayasasında tanımlanmış azınlıklardan biridir. Sayıları çeşitli kaynaklara göre 500 bin ila 2 milyon arasında değişmektedir. 2012’de, Tunus’taki Türk varlığı nedeniyle Türkçe eğitim programına dâhil edilmiştir. 1534’te İspanyolların Tunus’u işgal edeceği yönündeki haberler üzerine, Tunus halkının talebiyle Osmanlı ordusu 10.000 askerle Tunus’u ilhak etmiş ve bu askerler Tunus’a yerleştirilmiştir. Böylelikle Tunus’ta Osmanlı hâkimiyeti başlamıştır. Tunus, Libya, Cezayir ve Mısır ile birlikte en çok…




















