İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri

Uydurma Şiirler: Şiirin Ölümüne Dair Sentetik İroni

Uydurma şiirler, kalp rögarınızın sessiz çığlıkları gibi ağlar. Uydurdukça varoluşçu şiire mersiyeler yazarsınız. Aklınıza yeni bir başlık açmak gelir. Uydurursunuz. Ruh hâliniz kırıma uğrar. Birden Şeyh Gâlib okumaya başlarsınız. Biraz da Hüsn ü Aşk. Uydurma şiirler, göz kapaklarınızı defneder. Eski edebiyatın aristokrat kulluğuna soyunursunuz. Mükemmel sanat yapıyorum zannedersiniz. Uydurursunuz. “Tüm sözcükler uydurmadır.” Bunu düşünürken “Uydurma Şiirler Durağı”ndaki kasketli amcayı görürsünüz. Sentetik bir ironi üşüşür aklınıza.…

RUHUM BEDENİM | KIPIR KIPIR – ŞİŞMAN | Mesut Çiftci

Ağrı dağını sırtlamış bir karınca,Fili kapmış uçuran bir kartal,Ya da timsah yemiş bir tırtıl.Bedenim ruhumu taşıyamıyor,Yıpranıyor bedenim,Zarar görüyor her an,Kaybediyor. Hannibal’in Sezar’a kafa tutması gibi,Ya da sisli bir sabah fillerin karşısındaki Beyazıt gibi,Çubuk ovasında.Socrates kadar çaresiz,Neitzce kadar zamansız,Darwin kadar lüzumsuz,Ve en az Mussolini kadar deli.Ruhum… Karşı konulamaz bir fırtınaya kapılmış,Küçük bir taka bedenim.İlk dalgada tarihe gömülen hani,Karadeniz’in belki de Pasifiğin öfkesine yenilen.Dünya’yı sırtlayan Atlas gibi,Cengiz…

FOTOĞRAF MAKİNESİ

Bu heyecanım nedendi? O çocuk yüreğimle neyi kaybetmekten korkmuştum? Bu cümleyi kurduğum günü hatırladıkça içimin burulmasının hikâyesini anlatacağım size. Sıradan ama güzel hikâyesini.

Hüsn-ü Kuruntu | Mesut Çiftci

Hüsn-ü Kuruntu | Gökyüzünde tane tane süzülen kar taneleri, bedenimi pencerenin kenarında bırakıp bembeyaz bir hayal kapısından içeri çektiler ruhumu. Zihnimde asla mırıldanamayacağım sarhoş eden bir melodi ile sanki hipnoz olmuş gibi girdim bu bembeyaz ve ihtişamlı hayal kapısından içeri. El değmeye kıyamayacağım beyazlıkta bulutlar ve bulutların içerisinde dağılmış ömrüm duruyordu. Bir tarafta çocukluğum, bir tarafta ergenlik yıllarım, ara ara görünen üniversite yılları ve toplamında…

Güneşli Hayıflanmalar | Mesut ÇİFTCİ

Güneşin tenimi yakmasından hoşlanıyorum. Herkes yaz günü köşe bucak kaçarken güneşten, ben üzerine üzerine gidiyorum güneşin. İçim dışım pişsin istiyorum çünkü. İçim cayır cayır yanarken, dışım neden çiğ kalacakmış? İnsan zamanla birlikte, zamanın bizzat içinde kaybolup gidiyor. Geçmişte yaşadıklarım bırakmıyor peşimi. Benim herkesin aksine keşkelerim var. Nedense hiç kimse sahiplenmiyor keşkelerini. Bense biliyorum ki beni ben yapan keşkelerimdir. Zaman içinde yoğrulmuşlardır kendileri ve hepsi bizzat…

Dünya ve Ruh Sağlığı | Mesut Çiftci

İnsan, gündelik yaşantısının içerisine o kadar çok sıkıştırıyor ki kendisini, dışarıda koskoca bir dünyanın döndüğünü ve kendisinin bu koskocaman dünya gezegeninin kabuğunda, bir parazit misali yaşamak zorunda olan ve uzay ile kıyaslandığında bir atomun elektronları kadar küçük kalan bir varlık olduğunu unutuveriyor.

İngilizce Yazılara Dikkat Edin

Geçen gün okuldayken öğrencilerin kıyafetlerine şöyle bir dikkat ettim. Genelde üzeri baskılı ve yazılı kıyafet giymeyi pek seviyorlar. Sağlık boyutunu ve kanserojen özellikler muhteva ettiği kısmını şöyle bir köşeye bırakırsak yazılanlar İngilizce yazılmış. Eee, bunda ne var diyeceksiniz? Olur, tabi ki herkes istediğini giyinmekte özgürdür. Bunlar modadır ve modayı takip etmeliyiz, yoksa havalı olmayız diyebilirsiniz. Fakat ne yazıldığını bilmeden araştırmadan giyinmeyin derim. Sadece öğrencilerim değil…

Türkçemiz Unutuluyor

Türkçemiz unutuluyor. Peki Türkçenin bozulmasının nedenleri nelerdir? Medya, özentilik, özensizlik, dikkat çekme çabası vb.

Yağmur Yağınca

Yağmur yağınca: Yağmur rahmettir, berekettir, yağmur toprağın özsuyudur şüphesiz. Yağan her damla değdiği her yere dokunur.

Halil Soyuer Şiir Yarışması sonucu

Halil Soyuer kimdir? Halil Soyuer, 4 Ocak 1921 tarihinde Balıkesir’de doğmuş bir şairdir. Şairin çocukluğu Havran’da geçmiştir. Şiire olan merakı arttıkça Yedigün ve Çınaraltı gibi dergilerde şiirleri yayımlanmıştır. Aylak İnsanlar Kenti adlı şiir kitabıyla ülke genelinde bir üne kavuşmuştur. Türkiye’yi Dünya Şairler Şöleni’nde temsil eden şairlerden olmuştur. 2020 ÖDÜLLÜ SİMİT ÇAY ŞİİR YARIŞMASINA KATILMAK İÇİN TIKLAYIN. Aşağıdaki yarışma 2015 yılına ait eski bir duyurudur. Yeni…

Fil Neye Benzer?

Fil Neye Benzer? | Gerçeğe, bilinmeyene duyulan sonsuz arzu sayesinde ulaşıyoruz. Çoğu zaman gerçeği görmek zordur; anlamak ise çok daha zordur. Gerçeği ve olanı görmek, anlamak çoğu kez insana ağırda gelebilir. Bunu aşmak için önce ön yargılarımızı bir kenara koyup, olaylara tarafsız bakabilmeliyiz. Yaşadıklarımıza baktığımızda gerçeğin o kadar da uzak olmadığını, algılarımızın bizi yanıltabileceğini, gerçekliğin aslında çok basit olduğunu da göreceğiz.

Ferda Tara | Şiirleri | Simit Çay Şairleri

Ferda Tara, Simit Çay Edebiyat Etkinlikleri bünyesinde uzun süredir şiirlerini yazmaktadır. Hâlen Türk dili ve edebiyatı öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Betik‘in daimi şairlerindendir. eşref saati *Eşrefoğlu toprağa muallaklığıyla övünür gövdemşu aklım hep göğe sarkıkböylesine sallandıkça ruhum“ben lâubali giderim”* ya bu şehir yalancıdırya ben uydurukçu şimdi şarkılardan buklelerikaldırımlara dağıtmışölmeyi beklersem ben gidersemsardunyasız tüm evler gibicenâzem ya beceremezsem,bu şairler hep uydurukçu. tek yıldıza güzelleme bir başına durup…

Hayallerim Dans Ederken Ben…

Hayallerim Dans Ederken Ben… | Duygularım karmakarışıkken ben nerde olduğumu bilmeden yürüyorum karanlık şehirlerde. Çıkmaz sokaklara doğru yol alırken yeni yeni hayatlara rastlıyorum. Selam verip geçerken her birine eskilere gidiyor aklım. Bazen yaşadıklarından sorumlu olmuyor insan. Olsa da bunu dillendiremediğinden olsa gerek ağlamaya çekiyor kendini. Ağlamak ne kadar basit diyorum bir an ve yürümeye devam ediyorum çıkmaz sokaklara. Benim elimde olmadan bazı yanlış hayatlara da…

Sözyaşlarım

Güller daha goncayken Koptu dalımdan ilk yaprağım, Hazana çok varken… Yokluğunun yükünü taşıyamıyor varlığım. Attığım her adımda dökülüyor, Konuştuğum zaman savruluyor, Dokunduğum vakit tutuşuyorum, yanıyorum… Dudaklarımı kemiren hatıralarının hatırı olmasa; Azrail’in cenazesinde kanla abdest alarak Celladın yüzüne ayetleri tükürüp Sabaha karşı, son militan onuruyla, Ruhumun ipini çekerdim… Yokluğunun yükünü taşıyamıyor varlığım. Varlığımı sırtlayan şiirim de ağlayınca Ucundan akıyor kağıdın, sözyaşlarım… Siz de sitemize yazı göndermek…

Abime Mektup

Abime Mektup | Merhaba canım abim (anam-babam). Abim sen benim hem annem hem babam oldun. Abi en çok neyi özledim biliyor musun? Hani ben yaramazlık yapardım küçükken, rahmetli annem peşimden koşardı, ben de senin arkana saklanıp kurtulurdum. Abim birazdan beni asacakları dar ağacında bekleyen cellattan kaçsam, yine saklansam arkana beni korursun yine değil mi? Biliyorum korursun. Bir de neyi özledim biliyor musun? Bayramlarda bana aldığın…

İstemezük

Toplum ve toplum yöneticileri olarak genlerimizde mütemadiyen taşıdığımız ilginç bir hastalık var: istemezük. Her şey daha güzel olsun, insanlar huzur ve rahat içinde yaşasınlar, bunun için maddi manevi ne gerekiyorsa yapılsın, sıcaklar bunaltmasın, soğuklar üşütmesin, sevgisizlik, hoşgörüsüzlük, kötü niyet, kem göz, kötü söz ülkenin sokaklarında kol gezmesin istemezük. Bir işin kolayı varken zorunu tercih eder pratiği istemezük. Oyun çağındaki çocukları soru köklerinin, çeldiricilerin karmaşık labirentlerine…