İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazıların kategorisi: “Yazılar”

Sizin yazılarınız…

Sözyaşlarım

Güller daha goncayken Koptu dalımdan ilk yaprağım, Hazana çok varken… Yokluğunun yükünü taşıyamıyor varlığım. Attığım her adımda dökülüyor, Konuştuğum zaman savruluyor, Dokunduğum vakit tutuşuyorum, yanıyorum… Dudaklarımı kemiren hatıralarının hatırı olmasa; Azrail’in cenazesinde kanla abdest alarak Celladın yüzüne ayetleri tükürüp Sabaha karşı, son militan onuruyla, Ruhumun ipini çekerdim… Yokluğunun yükünü taşıyamıyor varlığım. Varlığımı sırtlayan şiirim de ağlayınca Ucundan akıyor kağıdın, sözyaşlarım… Siz de sitemize yazı göndermek…

Abime Mektup

Abime Mektup | Merhaba canım abim (anam-babam). Abim sen benim hem annem hem babam oldun. Abi en çok neyi özledim biliyor musun? Hani ben yaramazlık yapardım küçükken, rahmetli annem peşimden koşardı, ben de senin arkana saklanıp kurtulurdum. Abim birazdan beni asacakları dar ağacında bekleyen cellattan kaçsam, yine saklansam arkana beni korursun yine değil mi? Biliyorum korursun. Bir de neyi özledim biliyor musun? Bayramlarda bana aldığın…

İstemezük

Toplum ve toplum yöneticileri olarak genlerimizde mütemadiyen taşıdığımız ilginç bir hastalık var: istemezük. Her şey daha güzel olsun, insanlar huzur ve rahat içinde yaşasınlar, bunun için maddi manevi ne gerekiyorsa yapılsın, sıcaklar bunaltmasın, soğuklar üşütmesin, sevgisizlik, hoşgörüsüzlük, kötü niyet, kem göz, kötü söz ülkenin sokaklarında kol gezmesin istemezük. Bir işin kolayı varken zorunu tercih eder pratiği istemezük. Oyun çağındaki çocukları soru köklerinin, çeldiricilerin karmaşık labirentlerine…

Mutlu Kamburum | Şiir

Gözümün köşesinden akseden yalnızlık, Beşeri değil… Bir damla yaştan akan, Birkaç parça yüzüm, Hiçbir parçam aşina değil… Issızlığın ortasında koca bir kalabalığım. Kalabalığın ortasında koca bir ıssızlığım. Issızım ve kalabalığım. Kamburumun çıktığı günden beri mutluyum. Yüzüme alışamadığımdan beri, Beşeri değil ıssızlığım. Bir tek koridor anımsadığım, Sırtıma yapışan eller, Ellerin keskin uğultusu. Hiçbir sesten çıkaramadığım anlamı, Uğultudan çıkarıyorum. Kamburumun çıktığı günden beri uğultuyum, Ve mutluyum… Gökyüzünden…

İkinci Bir Şans

Eğer yeniden doğsaydım yeni baştan başlasaydım yaşamaya kendim olurdum her şeyden önce hiç  kasmazdım kendimi elâlem ne der diye. Kusursuz olmaya çalışmaz, hata yapmaktan kaçmazdım hiç bunun içinde önce elâlemi çıkartırdım kendi alemimden. Yolda yürürken eğmezdim başımı önüme suçlu gibi, dimdik yürürdüm yollarda. Sanki doğuştan programlanmış gibi yaşamazdım hayatı tekdüze, aklıma eseni yapar soran olursa da ‘Canım istedi.’ cevabını verirdim sadece. Eğer yeniden başlasaydım bu…

Ortam Psikolojisi

Ortam Psikolojisi | Psikolojinin insan üzerindeki varlığını düşünüyordum. Hayatımızın çoğu kısmını kaplayan bir olgu değil mi, psikoloji? Her insan psikolojisi farklı sanırım, en azından ben öyle düşünüyorum. Bir durum hariç gibime de geliyor. Aslında bu konudaki tüm düşüncelerim doğru ortalardalar. Şöyle ki; her insan farklı psikolojiye sahip, yalnızca insanlar bir araya gelince psikolojik olarak eşitleniyorlar. Ortam Şekilleri Ortamlar şu şekilde şekil alır: yüksek mevki sahipleri,…

Kalp Düşünürse

Kalp midir sevmeyi öğreten, zihin midir kalbe yön veren. Eğer sevmek için öğrenmek gerekse, kalbe ihtiyaç neden? Aslında hepimiz özünde duygusal insanlarız. Kalp denilen bir organımız var duygularımızı konuşturan, sesini kısamadığımız Sen olur desende, sana olmaz dedirten. Aslında hepimiz mantıklı insanlarız. Düşünmeye sevk eden bir beynimiz, herhangi bir işle bile meşgulken, ikinci bir meşguliyet sağlayan düşüncelerimiz var.-üçüncü, dördündü, beşinci bile olabilir- Aslında hiçbirimiz hem mantıklı…

Dünya üzerindeki ilk şair kimdir?

Dünya üzerindeki ilk şair… Hep düşünüyorum da dünya üzerindeki ilk şair kimdi veya kim ilk şiiri yazdı, ne için yazdı? Ay’a mı, Güneş’e mi, sevdiğine, annesine, babasına belki de bir hayvana mı tam kesin bilinmezlik bunun cevabı. Bu soru beynimi kurcaladı çoğu zaman. Hepimizin sitelerde yazıp çizdiği ve insanı gerçek dünyadan farklı boyutlara götüren şiiri yaşadığımız dünya dediğimiz bu gezegende ne zaman ve kim yazmıştı…

İstemiyorum!

Bilmiyorum hangi günaha tanıklık ederken kusuyorum bu satırları Katili miyim peki yüreklerimize nüfus eden sevginin Bir zehir gibi, Bir saksafona küfrü caiz kılan küf gibi Bir… Belki birkaç damla gözyaşı gibi  yok olmanı isterdim Fakat sadece buharlaşıyorsun! Ve en savunmasız anımda bir sağanak olarak beliriyorsun… Seni hatırlamak istemiyorum! Çünkü bir bağımlı gibi sesinin yoksunluk krizlerinde çalkalanacağım ve sadece on tuş ile yapacağım kombinasyon görünmez bir…

Can Sıkıntısı (Rica Ederim Bu Bahsi Kapatalım!)

Can Sıkıntısı (Rica Ederim Bu Bahsi Kapatalım!) | Yorgunluk ve hiç bitmeyecek bu can sıkıntısı, kendi canından sıkılmak mı yoksa sıradan ve basit bir can sıkılması mı ? Canımdan sıkılmış olabilir miyim acaba bu genç yaşımda? Ya da beni bu genç yaşımda canımdan sıkacak ne olmuş olabilir ki!  Hiroşima‘da atom bombasının atıldığı kentte ben yoktum veyahut herhangi bir siperde kafamı çıkarır çıkarmaz ölmedim ya da…

Kaan Koç Söyleşisi, 22.11.13

Kaan Koç Söyleşisi, 22.11.13 | Mülakatı yapan: Ferda Tara Ferda Taraİlk sorumuz; belki bir Yunus Emre mistisizmi değil ama, modernizmi alaya alan, içinde tanrıyı barındıran ince bir ruh hali şiirleriniz. Sizce şiir neden yazılır, neye hitap eder? Kaan Koç Evet, benim modernizmle aram pek iyi değil. Zira modernizmin de insan tabiatı ve genel anlamda tabiatla arası iyi değil. İnsanlık olarak bir yerde kötü çuvalladık ve…

Uzun Lafın Kısası

Ara sıra bana da uğra… Alıp başımı gitmek istediğim bir vakit çık mesela, kafamı kaldırdığım yahut gözümü kapattığımdaki sıkılmışlığımın ardından karşımda beliriver. Günaydınlarım ol ara sıra… Kahvaltı sohbetlerimiz, çayı yudumlarken bir sonraki çayın demini az koymayı planlasak.Yoksulluğun dibine vurduğumuz bir vakit siyasetten dem vursak. Kavgalarımızda olmalı; makarnanın suyu, pilavın lapası gibi… Hüznü sadece ekranlarda duymak ,dizilerdeki hayatlarda görmenin tadını çıkardığımız bir an aklıma düşüyorsun.. Sarhoşluğum…

Eşekli Kütüphaneci

Eşekli Kütüphaneci | Belki bir bileniniz vardır, belki de çoğunuz bihaberdir. Nevşehir'de Ürgüp'e gittiğinizde Peri Bacaları'ndan daha önemli bir şey vardır: Eşekli Kütüphanecinin heykeli.

Ölüm Asude Bahar Ülkesidir Bir Rinde…

Ölüm teması, şairlerin -aşk temasını saymazsak- belki de en çok işlediği temadır. Bu noktada Yahya Kemal BEYATLI, “Artık demir almak günü gelmişse zamandan, meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan” beyitiyle başlayan “Sessiz Gemi” şiiriyle en güzel örneklerden birisini sunmuştur. Onun Sessiz Gemi dışında, çok sevdiğim bir şiiri de Rindlerin Ölümü’dür. Yahya Kemal, bu şiiri İran Edebiyatının en büyük şairlerinden biri olan Hafız Şirazi için…

Empati – Beklenenler, Bekleyişler – Meçhul Bir Hayat (Denemeler)

Empati. Derin bir sessizlik gömülü içinde… Sessizlik ardı huzur belki de en iyi anlatan… Susarken, dalarken, giderken anlaşılmaktır çoğu zaman. Anlatmadan bilinen, dinlenilen… Dinlenilen mi dedim? Kimsenin sahip olamadığı ‘dinlemek’ eylemi… Hiçbir ücret ödemeden alınan bir yudum güven, sevgi, yardımdır karşılığı çoğu zaman hayatını kurtaran… Empati mi dedin? Bak anlatamıyorum onun etkinliğini, yetmiyor aklım, duygularım ve de yetkinliğim…Susuyor ve sadece, “seni sende ya da bende…

Selma Yılmaz Şiirleri | Evren Misali Hayaller

Selma Yılmaz adlı şaire ait şiirler aşağıdadır: EVREN MİSALİ HAYALLER Üflesem içimdeki mahcup kırmızı düşlari Göğün kanadına taksam yassı çimenleri Yuvarlansam atmosferin dışına Bir uçurtmaya koyup hüzünleri Yollasam bulutların koynuna Soru işaretlerinden sepet yapıp kendime Ummanlara katsam benliğimi Otların yeşiline bürünsem kimi zaman Kimi zaman göğün laciverdinde takılı kalsam Tılsımlar serpip her bir köşeye Üstlerine dilek kurdeleleri bağlasam Küçük kağıtlardan fosforlu parlak ümitler yapsam Sonra…

Hayat Her Sabah Yeni Başlıyor

Doğarsın belki hiç doğmak istemediğin halde. Hadi doğduğunu geçtik artık engellemek söz konusu değildir çünkü. Bu sefer yaşamaya başlarsın. Başında bir anne, bir de baba dediğin iki insanla. Ne kadar iyi ya da ne kadar kötü yetiştireceklerinin kendileriyle hiç alakası olmasa da. İnsanın kendisinde biter ya iş çünkü. Başındakiler sana ne kadar yapma, etme dese de sen dinlemez, burnunun dikine gidersin. Artık serpilmişsindir. Kendi kararlarımı…

Duygu Koğuşu

En büyük yazarlar hep en içine kapanık insanlardan çıkar. İnsan; içinde koşturan, iç duvarına sürekli çarpıp duran duygularını takip etmekte zorlanıyor daima.

Mission News Theme Compete Themes tarafından yapılmıştır.